FARUK ERGAN


GÜÇ KİMDE…?


Güç kullanımı güçsüz olmanın en güzel ifade biçimidir. Eğer olması gereken bir şeyi, Adaleti, Demokrasiyi, temel insan hak ve özgürlüklerini vs. zorbalık yapmadan olması gerektiği gibi hayata geçirebiliyorsan güçlüsün ve yerinde kullanılan güç demektir.

Siyasi iktidarlar halkına verdikleri sözü tutmuyorlarsa, Ülkeyi yönetmekte aciz kalıyorlarsa, oturdukları makamın şatafatlı ve debdebeli yaşantısına kendilerini kaptırmışsa, insanların rahatını ve vatanın selametini göz ardı ettikleri için istifa mekanizmasını çalıştırmazlar. Sosyal medyayı, yazılı ve görsel basını ele geçirmekle, kendi düşüncesini taşımayan insanları yok sayarak ve linç etme duygusu taşıdıkları için tahakküm kurarak ülke yönetmek isterler ki, bu güç hukukun üstünlüğü gücü olmaz, ancak derebeylik veya illegal güçlerin size hediyesi olur.

Seçilmişlerin ve atanmışların birçoğu Anayasanın men ettiği gücü zaman zaman kullanma ihtiyacı duyuyorlar. Şehremini dediğimiz Belediye Başkanları, İl Başkanları, Valiler, Kaymakamlar, istisnaide olsa arada bir güçsüzlerin gücünü kullanmaktan imtina etmiyorlar. Sosyal yardımları ve yapması gereken yatırımların yerini ve önceliğini belirlerken ceplerinden para harcıyor gibi davranmaları, olmayan güçlerini kibir abidesi olarak kullanmaktan çekinmezler ve seçilmek için vatandaşın karşısında mağduru oynadıklarını unuturlar.

Bu ve benzeri durumları sevgili olanlarda sıklıkla yaşarlar. Cazibesini, zekasını, varsa güzelliğini kullanırken, karşısındaki insanı kıvrandırmaktan hiç usanmaz, tam tersine sık aralıklarla nakarat eder ki egosunu tatmin etsin. Gücü art niyetli kullanmak bir tarafı yıkmak anlamını taşır, hele ki birde açığını yakalamışsa vay gele o gencin haline. Vahşi doğanın kuralları da güç bende edasıyla yaşayan ormanların kralı aslana ait. Doğadaki tüm canlıların birbirine kurmaya çalıştığı üstünlük sadece yaşayabilecekleri kadar günlük gıda ihtiyacını temin etmekle sınırlıdır. İnsanlar gibi aç gözlülük, stokçuluk, yedi sülalesine yetecek kadar miras bırakma kaygısı taşımazlar.

Gelişmiş Ülkelerin insanları keşekelersiz yaşarken, bizler keşke demekle yetiniyoruz. Keşke idare makamı yetki ve sorumluluklarını bilse, keşke yerel yöneticiler rant uğruna şehri feda etmeseler, keşke atanmışlar iktidarı değil sadece Devleti temsil etseler, keşke insanlar dil, din, mezhep ve inanç ayrımına tabi tutulmasalar. Keşke birçok konuda gücümüzü insanlığın ve ülkemizin, medeni Dünyadaki olumsuz imajını düzeltmek için kullansalar.

“İnsanın asıl karekteri eline güç geçtiğinde ortaya çıkar” Abraham Lincoln