Yeni yıla girdik, biraz yerele yönelmek istiyorum… Bazıları, “kabak tadı verecek!”, biliyorum… Ama ne yapayım? Yazmak, hatırlatmak; testi kırılmadan önce yol göstermek zorundayım. Ha, bunu yaparken, çok bildiğimden mi, allame olduğumdan mı? Hayır, yaşımın ve otuz yılı aşkın bir süre köşe yazmamın verdiği gözlem ve deneyimlerim.
***
Sanırım, yerelde, otuz yılı aşkın, her gün köşe yazan arkadaşımız çok az… Bu yaşta yazmaya devam ediyorum. Bunu bir vatandaşlık, bir hemşerilik borcu biliyorum. Elbette bazıları, tekrar oluyor. Olsun… Öyle ya; “Et tekraruahsen velev kane yüz seksen” yani;“yüz seksen kez de olsa tekrarda yarar var!”demiş eskiler. Ben de bu kavle sığınıyorum…
***
Mesela mı? Mesela: Yıkılan Dedeman Orta Okul yerine iş merkezi ve katlı otopark yapılacaktı… Düşünce aşamasındaydı… Uyardım, birkaç yazı yazdım, güzel bir park yapın dedim… Umarım etkisi oldu, değerli Başkanımız Mustafa Palancıoğlu ve ekibi, ölçtü, biçti, hesapladı, sonuçta, bitme aşamasında şahane bir park çıktı ortaya… Donatılar ve peyzaj da bitsin, insanlarımızın nefes alacağı, dinlenebileceği, randevulaşacağı güzel bir park çıktı ortaya… Çöl ortasındaki, bir vaha gibi.
***
Aynı parselde bulunan Nazmi Toker İlk Okulu da güzelce restore edildi, farklı amaçlı kullanılacak. Merak eden varsa, gitsin görsün… Yeri gelmişken bir öneride daha bulunacağım; Değerli Başkanım, parkın adını da, “50. Yıl Kemal Dedeman Parkı” koyun. Bu sayede, hemşerimiz merhum Kemal Dedeman’ın aziz hatırası kalıcı olur… Tabii, bir köşeye de, bir plakete, yapımın başladığı ya da bitim tarihi mutlaka yazılmalı…
***
İlk Okulun adı da korunmalı… Mesela, “Nazmi Toker Kültür Merkezi” ya da “Nazmi Toker Sosyal Tesisleri” adı verilebilir. Bildiğim kadarı ile merhum Nazmi Toker’in, 1958 yılında ölümü üzerine vasiyetine istinaden menkul ve gayrimenkul malların satışından elde edilen para ile Kayseri ve Isparta'da birer ilköğretim okulu yapılmış ve bu okullara ismi verilmişti.
***
Sevgili Başkanım, bir de gerek Kemal Dedeman’ın ve gerekse Nazmi Toker’in özgeçmişlerini de parkın bir köşesine, bina girişine konacak levhalara yazdırın… Bu sayede ne yapmış olursunuzu, biliyor musunuz? Kayseri’de bir ilke imza atmış olursunuz…
***
Bir anımsatma daha yapayım. Mehmet Nazmi Toker, 1975(ölüm, 1956) yılında İstanbul’da doğmuş… Asker ve idareci. 1930’lu yıllarda (1932-1936) Kayseri Vali ve Belediye Başkanı… Bildiğim kadarı ile Atatürk ve İnönü bulvarları ile İstasyon Caddesi o dönemde açılmış… Açarken de, Kayseri’nin ilk imar planı, “Çaylak Planı”nına sadık kalınmış. Plan müellifi de hemşerimiz, Tavlusunlu, şehircilik uzmanı, Burhanettin Çaylak… Planı yaptırtan da Nazmi Toker…
***
Burhanettin Çaylak ismini, Kayseri kamuoyuna ilk hatırlatan, bu fakir. Ben de Hüseyin Cömert’ten öğrendim… Konu ile ilgili ilk bilimsel makale yayınlayan da Prof. Dr. Suat Çabuk… Ama bizden araklayanlar, hiç sıkılmadan, yazıp çiziyorlar… Hiç olmasa, ismimizi verseler olur; verirlerse küçülmezler.
***
Ha bir de, “Tek Parti Dönemi”ni kötülemek isteyenler; “Nazmi Toker, bastonunu değdiği yeri yıktırtırdı” diyor; Örnek olarak da, “Kapalıçarşı’nın yol üstlerini (tol) açtırdığını”verirler. Oysa, işin aslını yine Hüseyin Cömert anlattı… Bazı yerler çökmüş… Çökünce, “mail-i inhidam” nedeniyle, diğer yerler de açılmış. Yoksa, insanların başına çökecek… Ha, bu arada, sağlam yerler de yıkılmış olabilir.
***
Konu parktan açılmışken, Sivas Bulvarı’ndan parka girişteki yaya geçidi ile sağa araç girişi iç içe, tehlike arz ediyor. Allah korusun, Hunat katlı otoparka dönmek isteyen bir araç, karşıya geçmek için bekleyen insanların üzerine dalabilir… Hiç arzu edilmeyen, bir katliam yaşanabilir. Demedi, demeyin.
***
Peki, çözüm ne? Çözüm şu: Yaya geçişini, on beş, yirmi metre kadar Meydan tarafına çekersiniz… Tramvay yolcu giriş ve çıkışı için, yine bir o kadarlık yaya girişi oluşturursunuz… Yok, merakımı anlatamadıysa, bir yetkili, özellikle yoğun trafikte, BHU önünden manzarayı gözlesin. Yine yok arkadaş, biz neresi olduğunu bilmiyoruz, derlerse her an hazırım; Büyükşehir Belediyesi’ne de bir “Alo” mesafesindeyim…
***
Hastalığım nedeniyle, altı aydır, Hisarcık’a gidemem… Aslında, gözüme de tütüyor, çok özledim… En son gördüğümde, köy girişine yol boyu sinyalizasyon tesisi için kanal kazılıyordu.
***
Sinyalizasyondan kasıt nedir? Bilmiyorum ama çok yaptığım bir uyarıyı bir kez daha tekrarlayacağım… Yani, başta belirttiğim gibi, testi kırılmadan biz kez daha yol göstereceğim…Hisarcık, Tekir girişinde, mezarlıktan meydana kadar, tam gaz geliyor, araçlar… İnanılmaz sürat yapıyorlar… Hele hele Derebahçe yönüne girecek ve oradan çıkacak araçlar, tehlike ile burun buruna…
***
O nedenle, mezarlık meydan arasına ve meydan Taşçıoğlu Gediği arasına, tepe üstü sabit radarve hız kesicilerkonmasında yarar var… Tekrar ediyorum, demedi demeyin.
***
Değerli Başkanlarım, sizler araçtan inmediğinizden bilemiyorsunuz… Hisarcık düğün salonu civarında, fren balata kokusundan, burun direğiniz sızlar… Bunu araçların ne kadar hızlı geldiğini anımsatmak için verdim, bu bilgiyi de…


