KADİR DAYIOĞLU


GERİ Mİ GELİYOR?

Son günlerde artan hastalık haberleri maske kullanma, eve kapanma zorunluluğunu geri mi getiriyor, sorusunu gündeme getirdi…


Son günlerde artan hastalık haberleri maske kullanma, eve kapanma zorunluluğunu geri mi getiriyor, sorusunu gündeme getirdi… Geçenlerde hastalığım nedeniyle, bir özel hastaneye gittiğimde, özellikle çocuk polikliniğinin hınca hınç dolu olduğuna şahit olmuştum…

***

Çocukların kimi pusette, kimi kucakta kimisi ise ayakta… Kimi ağlıyor, cığlık çığlığa; kimisi ise, şaşkın şakın bakıyor… Onları görünce yürek dayanmıyor. Ana ve babanın hastalığı beklenir öyle ya artık kızamık çıkartacak halimiz yok ama evlatların ki, can yakıyor, yürek yakıyor… Allah kimseye evlat acısı göstermesin.

***

“Özel hastane böyleyse, kamu hastaneleri nasıl?” diye sordum kendi kendime… Yine çıkan haberlere göre, yoğun bakım üniteleri de SOS veriyor, acil olmayan ameliyat da erteleniyormuş. 

***

Şimdiye kadar medya ve Türk Tabipler Birliği’nin dillendirdiği konu, resmi makamlarca da açıklanınca, durumun ciddiyeti ortaya çıktı…Kapatılmak istenen TTB iyi ki de varmış. Hiç olmasa, toplumun nefes almasını sağlıyor. Yoksa, inanın boğulacağız. 

***

Şahsen ben ve eşim, her yıl olduğu gibi bu yıl dagrip aşısı olduk… Üç yıl öce de zatürre aşısı olmuştuk… Dışarı çıktığımızda, toplu bir yere gittiğimizde mutlaka maske takıyoruz, epeydir… İnanın, kendimi, “kelaynak kuşu” sanıyorum, maske takınca… Ya hiç yok ya da birkaç kişi var maske takan.

***

Buna rağmen eşim hafif de olsa yakalandı… Evde ve ayakta tedavi oluyor… Benim ise, burun akıntım var sık olmasa da… Aslında burun akıntım, üç yıldır devam eder… Nedenini bir türlü öğrenemedik. Alerjik mi yoksa virütik bir şey mi? Neyse idare ediyoruz. 

***

Özellikle benim, tedavi gördüğüm hastalık ve yaşım nedeniyle, çok dikkatli olmam lazım. Benim gibi olanlar da… Yoksa Allah korusun… 

***

Tabii, bu tür salgınlar bir halk sağlığı sorunu olduğu kadar, ekonomiye, üretime yansımaları da var… Mesela ben, iş veren olsam, çalışanlarını aşılanmaya teşvik ederim, gerektiğinde bedelini öderim… Tabii, zorlayamıyormuşsunuz….  Olup olmamak bir insan hakkı imiş… Bir de aşı karşıtlarının propagandasını düşünün, tuzla biber oluyor. 

***

Dedim, son günlerde acil ve polikliniklerde yoğunluğa neden olan,solunum yoluyla bulaşan enfeksiyon hastalıklarına karşı art arda uyarılar geliyor. İlk uyarı yapanlardan birisi, “kovid” nedeniyle tanıdığım Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hocamızdan gelmişti. Elbette buna katılan bilimciler de vardı…

***

Şimdi ise yine “kovid”tentanıdığımız, “bilim kurulu üyesi”Prof. Dr. Ateş Kara’dan geldi; Hocamız, Türkiye'de etkili olan 3 virüse dikkat çekti ve halka uyarılarda bulundu.Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Kara'nın videosunu sosyal medya hesabından paylaşıp şu ifadeleri kullandı;"Prof. Dr. Ateş Kara hocamız, sizler için, bu aylarda üst solunum yolu şikâyetlerindeki artışı sebepleriyle değerlendirdi ve buna karşı yapılması gerekenleri anlattı."

***

"Bu son aylarda çevremizde çok sayıda hasta, hastane başvurularında da artış olduğunu, çocuklarda hastalıkların nispeten fazla görüldüğünü biliyoruz”, dedi.

***

“Söz konusu tabloda üç ana faktör etkilidir. Bu faktörlerden biri, solunum yollarını saran bir virüs olan RSV virüsüdür. Diğeri, influenza yani griptir. Bir diğeri ise koronavirüstür. Koronavirüs, daha çok üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla seyretse de, risk gruplarında yol açabileceği tablolar sebebiyle hafife alınmamalı” diye devam etti.

***

Tedbirler ise, yabancı olmadığımız, bilinen tedbirler: “Enfeksiyon hastalıklarına karşı ellerimizi sık yıkamalıyız. Özellikle kalabalık ortamlarda, dış mekânlarda mikroorganizmalarla temas söz konusu olabileceği için, elimizle ağız, burun ve gözlerimize dokunmaktan kaçınmalıyız.”

***

Son olarak Sayın Bakan şu tavsiyede bulunuyor: “Bu dönemde, boğaz ağrısı, hafif burun akıntısı, hafif hapşırık veya öksürük gibi şikâyetleri olanların maske takarak muhtemel bir enfeksiyonu başkalarına bulaştırma sorumluluğunu almaması gerekir. Grip aşısı ise bir başka silahımız olabilir."

***

Artık, durum resmi ağızdan, en tepe isimden dillendirilince, konunun vahameti de ortaya çıkmaya başladı. Çok dikkatli olmamız lazım. En azından toplu taşım araçlarında ve toplu yerlerde maske takmamız lazım. İnanın asıl beka sorununu, ‘halk sağlığı’nda aramak lazım. 

***

Sağlıklı günler dileğiyle.