AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, insanları hor görme edasıyla yine gündemde…
Meclis bütçe görüşmeleri sırasında AKP ve CHP grupları arasında yaşanan tartışmada, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın,AKP’ye yakın isimlerin yakınlarının sınavsız, mülakatsız kamuya yerleştirildiğini savunmuş, iktidar sıralarına “Hiç mi utanmıyorsunuz.”? diye seslenilmişti.
AKP Grup başkanvekili Özlem Zengin ise “Evet utanmıyoruz, yaptığımız işten gurur duyuyoruz.
Neden utanalım?”diye pişkince cevabını vermişti.
Tuzunuz kuru sizin, akrabanızı yeğeninizi sorgusuz sualsiz devlet kurumlarını yerleştirirken, gariban evlatlarını yıllardır atama yapmadınız.
Peki bu mülakatlardan dolayı işe alınmayıp hayatına son vererek intihar edenlerin vebali kimlerin sırtında?
Yine aynı pişkinlik ve kibir ile…
Partisinin emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için çalıştığını savunarak, “Emekliyi en çok düşünen en çok düşünen parti biziz. “Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bu günlere geldik” dedi.
Daha sonra sözlerini “Daha alt gelir düzeyinde olanlar, daha az eğitimli olanlar, hatta şehirli olmayanlar.” diyerek tamamladı.
Kimdi bu alt gelirliler.?
Asgari ücretliler, emekliler, düşük maaş alan alt grup insanları…
Yani “Biz onları istediğimiz gibi ücretlendiriyoruz.” demeye getirdi.
Ve… “Türkiye’nin şartları müsait olduğunda bu ücretler tekrar, bir kez daha gözden getirilecektir!”diye de ilave etmeyi ihmal etmedi.
Evet sizler, alt gelir düzeyinde olanlar ve garibanlardan faydalanarak oy potansiyeli gibi kullandınız şimdi sefalete mahkum ettiniz.
Türkiye’nin şartları en müsait ne zaman olacağını sorsak, sanırım kendiside cevap veremeyecek…
24 yıldır ülkeyi yönetenler “müsait” bir zaman bekliyorlarsa “ucu açık bir durum” olduğunu, bu belirsizliğin ve yarattıkları garibanlığın daha uzun yıllar devam edeceğinin itirafı gibi…
Ha birde çıkıp, “haklarını helal etsinler” dedi iyi mi.?
Helallik mi.?
Emekli maaşlarının özellikle kök maaş ve en düşük emekli aylığı alanlar için durum ortada.
Yıllarca çalışıp primini ödemiş, tam rahat edeceği zaman gariban durumuna düşmelerinden dolayı sizce “haklarını helal” ederlermi dersiniz.?
AK Parti mağduru oynayarak, fakirlerin, garip gurabanındul ve yetimin yanında gibi görünerekher seçimde hep aynı taktikle oy devşirdi.
Fakat şimdi baktığımızda olağan üstü lüks içerisinde, “itibardan tasarruf olmaz” modunda yaşıyorlar.
Kullandıkları dil ve üslup ise, can yakıcı boyutta…
Aradaki makas epey açılmış durumda.
Malum çok sayıda saray var ülkemizde.
Gelir dağılımının, bu kadar adaletsiz olduğu bir ülkede garibanlık ve alt tabakada olmak bir tercih değil, yöneticileri doyuramadığımızdan kaynaklanan bir zorunlu yaşam biçimi halini aldı…
Alt tabakanın ne yediği, ne içtiği, nasıl yaşadığı hiç umurlarında bile değil…
Garibanın canı çıkmasa da sabretsin, şükretsin, biraz daha kemer sıksın dayatmalarıyla “Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bu günlere geldik” sözünü tokat gibi yüzlerine vuruyorlar her zaman.
Güç ellerine geçene kadar mazlumla, garibanla oturup kalkan bir zihniyet, şimdi onlarla alay edecek kadar kibir abidesi olmuş durumda.
Üst yönetimin, vatandaşı hakkında böyle aşağılayıcı sözler sarf etmesi hiç yakışık almadı.
Elin arabına kapılarını sonuna kadar açarak, kendi vatandaşını ikinci sınıf görmelerine ne demeli?!...
İnsanın kendi memleketinde gariban durumuna düşmesi ne kadar acı, üstelik bu duruma getiren devlet tarafından yönetilmek daha da acı…
Bu ağır ekonomik şartlarda sadakaya mahkum ettiğiniz o garibanlardan birde çıkmış helallik istiyorsunuz…
Diyanetin açıkladığı fitre rakamından haberiniz var mı?
Bu ülkede emekli ve dul-yetim şu anda fitre ve sadakaya muhtaç.
İyi mi?!...
Her konuşmanızda bu nefret söylemleri,bu aşağılamalarınız ve insanları sınıflandırmanız hiç yakışık almayan bir durum.
Kaldı ki, yine bir seçim günü o garibanlardan oy dileneceksiniz.
Ama görünen o ki, garibanın büyük bir kesimi kendine geldi…
Geldi de sizin, seçim zamanı her fırsatı değerlendirdiğiniz için nasıl bir tiyatro çevirirsiniz bilemeyiz.
Hor görüp beğenmediğiniz eski Türkiye’de garibana yardım edilirdi, el uzatılırdı, aslında bu ülkede bu kadar garibanda yoktu…
Fakat asla “gariban” gözüyle bakılmazdı…
Çünkü saygı, sevgi ve insana değer vardı…
Şimdilerde olmadığı gibi…
Yardımlar böylesine davulla zurna ile yapılmaz, hiç kimsenin de haberi olmazdı.
Zengini bile zenginliğini göstermekten imtina ederdi.
Şimdi mi?
Mecliste asgari ücreti onaylayan, emekliye 20 bin TL’yi reva görenlerin kol saatleri bile nerede ise 17 Milyon TL…
Sanırım temel sorun AK Parti büyürken tevazuyu çoktan unuttu ve kibri ile de girdiği gönüllere yerle yeksan etti…
