KADİR DAYIOĞLU


GABA YİL

“Gaba yil”, başka yerde nasıl söylenir bilemem ama “kaba yelin” “Kayserilicesi”. Halk, lodosa “gaba yil” der. “Gaba yil” esmeden buzlar çözülmez, karlar erimez.


“Gaba yil”, başka yerde nasıl söylenir bilemem ama “kaba yelin” “Kayserilicesi”. Halk, lodosa “gaba yil” der. “Gaba yil” esmeden buzlar çözülmez, karlar erimez. Genellikle de şubat sonu mart başı beklenir. Mübarek bir saat esse ortada kardan buzdan eser kalmaz.

**

Dar sokakların olduğu eski Kayseri’de, karla dolan sokaklarda karın kalkması için “gaba yil” beklenirdi. Gençler hatırlamaz, damlardan “kürünen”, hayatlarda birikip dışarı atılan ve tabii bir de sokağa yağan kar nedeniyle sokaklar kar ile dolar, “ayakçak” yapılır, bu sayede aşılırdı.

**

“Ayakçak” basamakları buz tutmasın, insanlar rahat geçsin diye sokak sakinleri, sobalardan çıkan külleri, serperdi. Öyle ya, belediyenin biriken karı kaldırmaya ne eleman ve ne de ekipman gücü vardı. Yine öyle ya tonlarca kar nasıl ve ne ile kalkacak?

**

Bir de o yıllarda, belediyeler tuz atmazdı. Belki de bilgisizlikten belki de imkansızlıktan. Hal böyle olunca, çaresizlik içerisinde olan belediyelere, “başkan gaba yil memuruna havale etmiş!” gırgırı geçilirdi.

**

Nitekim, Hüsamettin Çetinbulut merhum, başkanlığının ilk kışında, müthiş bir kar yağmış, bir türlü kaldıramamıştı. O günlerde, kadim dostu, yakın arkadaşı, milletvekili Şaban Çopuroğlu’nun babası merhum Mehmet Abimiz, o da merhum Arif Doğanların yazıhanesine geldi; “Çocuklar duydunuz mu? Bizim Hüsamettin karın kaldırılmasını ‘gaba yil memuruna’ havale etmiş!”, demişti.

**

Hikaye şöyleymiş: 1950 öncesi, yine çok kar yağdığı günlerde, sokaklar karla dolmuş. Mahalleli belediyeye dilekçe vermiş karın kaldırılması için. Başkan dilekçeye bakmış olacak gibi değil. “Kaldıramayız!” dese, başkana ve belediyeye yakışmayacak. Havale etmiş, “gaba yil memurluğuna”.

**

Mahalleli, küçücük belediyede dilekçeyi vermek için “gaba yil” memurunu arıyor, fellik fellik. Ama bulamıyorlar, bir türlü. Uyanık bir memur halden anlıyor; “Hemşerim o dilekçeyi bana verin. ‘Gaba yil’ memuru yıllık izinde. Martta gelir. O zaman veririm!” diyor.

**

Biliyorsunuz birkaç gün şiddetli kar yağdı. Eski cadde ve sokaklar gibi kar dolmasa da epey doldu. Bizim bulunduğumuz  Bağözü Sokak’a (No 7) bağlana kısa bir geçiş var. Fatih Camii’ne çıkıyor. Karla doldu ve buzlandı.

**

Baktım ilgilenen yok, geçtiğimiz cumartesi Melikgazi Belediyesi’ni aradım. Öyle ya, bu büyüklükteki yerlere müdahale ilçe belediyelerine ait. Ben böyle biliyorum.

**

Karşıma, senin, benim gibi konuşan, robot çıktı. Derdimi anlattım, kısaca “kar kaldırılması” dedim. Cevap, “belediyemiz kar kaldırmaz!” oldu. Tekrar sordu, “talebinizi kışça söyleyin!”. Bu sefer; “sokak tuzlanması” dedim. Yanıt; “Belediyemiz tuzlama yapmaz!”i. Sanki, sakatat türü “tuzlama” istiyormuşum gibi.

Bu sefer Büyükşehri aradım, görev alanlarında olmadığını, talebimin Melikgazi’ye ileteceklerini söylediler. Pazar gün beni aradılar, durumu tekrar anlattım. Onlar da yaya yolunun temizlenmesini talep ettiğimi sanmışlar iki adam göndermişler.

**

Adamlar gördüm, iki kişiydi, karşı kaldırımı temizliyorlardı. Pencereden seslendim; “Yol temizlenecek!” dediğimde, “abi onun için kamyon, grayder ister!” dediler. 

**

Olay bana, yukarıda anlattığım “gaba yil memuru” hikayesini anımsattı. Daha önceleri de çok vermiş idim tekrar verdim.

Anlaşılan, hangi belediyenin görev alanına girer bilemiyorum, bizim belediyeler de, seksen yıl öncesi gibi, bazı yerleri “gaba yil memuruna” havale etmeyi uygun görmüşler. Herhalde bu, “örnek ve referans belediyeciliğin” gereği olsa…

**

Dostlar nokta koyarken, TÜİK Aralık ayı enflasyonunu açıkladı.  Bu durumda SSK ve BAĞKUR maaşları yüzde 12,19; memur emekli maaşları ise yüzde 18,61 artacak. Hayırlı uğurlu olsun. Ne diyelim; “bozdur bozdur harca!”.

**

Artık, araba mı, apartman mı, han mı, hamam mı alırsınız; yoksa mailece şöyle bir “Şeyşel adalarına” tatile mi çıkarsını, taktir sizlerin. Ama eşimle ben kışı merkezde, yazı Hisarcık’ta geçirmeyi düşünüyoruz. Sizi bilmem.

**

Tabii, şu anda benim önceliğim, dua edip, bir an önce “gaba yil memurunun” izinden dönmesi. Yoksa, Yoksa kar dolu buzlana sokağımızda düşüp bir tarafımı kıracağım, ondan korkarım. Bu durumu da Palancıoğlu ya da Büyükkılıç başkanların bilgisine sunarım.