KADİR DAYIOĞLU


ERÜ’YE YENİ HASTANE

“Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılması planlanan 800 yataklı yeni hastane projesinin 2026 yılı yatırım programına alındığını açıkladı.


“Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılması planlanan 800 yataklı yeni hastane projesinin 2026 yılı yatırım programına alındığını açıkladı. 

**

Büyükkılıç, Kayseri’nin sağlık alanında bölgesel bir merkez olma vizyonunun kararlılıkla sürdüğünü belirterek, ‘Erciyes Üniversitesi’nde bulunan Tıp Fakültemize yapılacak olan 800 yataklı hastane projesinin 2026 yılı yatırım programına alındığı haberini paylaşmaktan mutluluk duyuyorum’" dedi.

Dedikten sonra, başta Tayyip Bey olmak üzere, emeği geçenlere teşekkür etti.

**

Evet. 800 yataklı bir hastane önemli bir yatırım. Şehrimizin ve bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılayacağı şüphesiz. Amma lakin ne zaman hayata geçer bilemiyoruz. Sadece, “yatırım programına” alındığını biliyoruz.

**

Tabii, Sayın Başkan’dan, İLDEM tarafına yapılacak ve ta Mustafa Çelik döneminden beri “yapıldı-yapılıyor”, “heyetler geldi-gitti” denilerek adeta “yılan hikayesine” dönen 600 ya da 800 yataklı hastaneden de bir haber beklerdi.

**

Mesela, devasa alana sahip, bir ara tümden yok edilmek istenen, kadim Kayseri Devlet Hastanesi’ne ilaveler yapılamaz mı? Bilemiyorum. Tabii, değerli Başkanımızdan bunlarla ilgili bir çift söz beklerdik. Sanırım bunlar da şimdilik sumen altına atıldı. Vakti zamanı mesela, yeni bir sandık önümüze gelirken, bunlar da gündeme gelir.

**

Bu, tür davranış, AK Parti klasiği olduğu için hiç de yadırgamam. Biliyorsunuz, hızlı tren “geldi-geliyor!” diye çok sandık atlattılar. O da ağır aksak yürüyor. 2025 sonu itibarıyla hızlı trendeki parasal ve fiziki gerçekleşmeleri, en azından, ben bilmiyorum.

**

Bundan sonra; “yapıldı-yapılıyor!” kervanına “otoyol bağlantısı” katılacak. Onunla da, birkaç sandık atlatırız, tabii bu katara kamu hastaneleri de takılır…

**

Şahsen ben, ERÜ hastanesi de dahil, kamu hastanelerinin gündeme gelse bile, hemen gerçekleşmeyeceğine inananlar cümlesindenim. Açıkça söyleyeyim, nedeni de şu? Şehir Hastanesi işleticisinin süresi dolmadan, çivi çakılmaz, boşuna, “yapıldı-yapılıyor” laflarına kanmayın. Öyle ya, dinleye dinleye bu tür hikayeleri, “Hasandağı’nın kekliğine döndük!”

**

Mesela, Yamula işletmecisinin imtiyaz süresi geçtiğimiz yıl ortasında bitti Şimdi, kamuya ait EÜAŞ tarafından işletiliyor. Peki, Yamula’da pompaj ve Dadağı sulamalarının akıbeti ne? Bilmiyorum.

**

Başta Yozgat, Kırşehir, Nevşehir ve Kayseri ziraat odaları olmak üzere, kimse bilmiyor. Unutmayın, 110 bini aşkın hektara yakın bir arazi sulanacak, proje tamamlandığında. Bu proje, İç Anadolu’nun GAP’ı gibi. Sadece yapılan “mansap sulaması”. Hiç merak etmiyor musunuz, bunun akıbetini?

**

Şimdi tatile girdi okullar… Haliyle Tekir ana baba günü gibi. Müthiş algı oluşturuluyor, basın yolu ile, dolulukla ilgili fotoğraflar yayınlanıyor. Çok güzel, bakalım tatil ve sezon bitince, otellerin doluluk oranı ne olacak? Yoksa, bu sefer onlar mı tatile girecek, yeni sezona kadar.

**

Burada önemli olan, bu kalabalığın, bu doluluğun sürdürülebilir olması. Aksi için; “hacı emmin eşeğe binmiş ayakları yerde geziyor!” derler. Yok sezon sonu, terk edilmiş kovboy kasabalarına dönecekse Tekir, bundan ne anladık, biz?

**

Bu vesile ile bir şey söyleyeceğim ama isim vermeyeceğim. İstanbul’da mukim bir zengin hemşerimiz, ailesine karşı yapılan muamele nedeniyle, Kayseri’ye yaptıkları yatırımlardan bin pişman olduklarını söylemiş; bundan böyle Kayseri’ye bir çivi dahi çakmam demiş. Bunu da bana çok sevdiğim ve çok sevdiği İstanbul’da yerleşik bir dostum, söyledi.

 

**

Çok iyi anımsıyorum, Kayseri Kızılay Hastanesi’nin yönetimi genel merkeze devredilince, 3 ya da dört milyon avroya yakın ilave katkı verecek olan Halit Narin, vazgeçmişti. Halit Bey hastanenin tamamlanması için bir o kadar daha yardımda bulunmuştu.

**

Kızılay’ın bu hale gelmesinde büyük emeği geçen (Diğer birisi de Mustafa Alemdar Güngör ve acizane bizler) Ayhan Abi ve arkadaşları hastanenin devri ve arkasında siyasi girişimle şube yönetiminden düşürülünce, İstanbullu hemşerilerimizden Kızılay’a akan ayni ve nakti yardımlar da kesildi. Bir daha zırnık koklatmazlar. 

**

Şimdi ki yönetim, Hastanenin “satılasına” ses çıkartmadığı gibi, ilk işleri de yeni adliyenin olduğu yerde, her türlü engellemelerle, kösteklenen ve Dünya Göz Hastanesi tarafından yapılan, tamamlanmamış binayı, Adalet Bakanlığına devretti? 

**

Tabii, bu devirden, Kızılay kasasına ne girdi? Bilemiyoruz. Sözleşme imza, inşaat süresi ve bittikten sonra Dünya Göz Hastanesi, “kira ödeyecekti” Kızılay’a… Sözleşmeyi biz yaptık, sonra, uzaklaştırıldık, yönetimden. Sonuç ne bir türlü açıklanmadı. Mevcut Hastane’nin “satışına” başta bu fakir olmak üzere, müthiş bir tepki gelince, vaz geçti. Genel merkez…

**

Yeni, şube yönetimi, şu kadar zaman oldu, Ayhan Uzandaç ve arkadaşlarından yönetimi devralalı şu kadar yıl oldu. Kattıkları ayni ve nakti yardımları bir tadat etseler çok memnun oluruz?