Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun tavsiyesi ve YSK kararıyla baro seçimleri ertelendi.
İki haftadır baro seçimlerini yazıp-çiziyoruz…
Normal koşullarda hem Kayseri Barosu’nda hem de Türkiye’de ki diğer Barolarda seçimlerin yapılması gerekiyordu…
Hatta geçtiğimiz hafta sonu bazı Anadolu kentlerinde ki barolarda seçim bile yapılacaktı…
Kayseri Barosu’nda da normalde 3-4 Ekim tarihleri seçimin başlangıç tarihi olarak ilan edilir ama gelenek haline gelmiştir, ilk hafta genel kurul için çoğunluk sağlanmaz ve ikinci hafta, yani 10-11 Ekim tarihlerinde yapılacaktı…
Fakat ne ilginçtir ki İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun tavsiye kararı ve sonra da YSK kararıyla seçimlerin ertelendiğine ilişkin bir karar alındı ve baro seçimleri 1 Aralık 2020 tarihine kadar ertelenmiş…
Barolarda seçimler son rakamı çift olan yıllar da iki yılda bir, ekim ayının ilk haftasında yapılırdı…
Şu içinde yaşadığımız pandemi süreci bile bakın nelere alet ediliyor… Baro seçimleri İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun tavsiye kararı ve sonra da YSK kararıyla erteleniyor ama siyasi partilerin kongreleri devam ediyor…
Bir kere 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda genel kurul erteleme yetkisi yok! Bu tamamen avukatların siyasi iradesine ipotek koymaktan öte bir şey değildir! Görülen o ki, ısrarla tek baro talebinde bulunan avukatlarla sandıkta baş edemeyeceklerini anlayanlar bunu pandemi sürecine sokarak bu tür bir engelleme yapmaktan başka çare bulamamışlar…
Bu karara yürekten sevinen TBB Başkanı hemşerimiz Metin Feyzioğlu’nun da “gıkı” çıkmıyor…
Niye çıksın ki, onunda saltanatı sarsılıyor, o da biliyor ki yapılacak seçimler sonucunda yurt gelinde çıkacak tablo karşısında kendisi de bir daha Türkiye Barolar Birliği koltuğuna oturamayacak…
Bir daha o koltuğu göremeyecek!
O nedenle menfaatleri kesişenlerle ortak bir karara imza atmış durumda…
Çık aslanlar gibi de ki, “Bu kararınız yasaya, hukuka, Umumi Hıfzıssıhha Kanuna aykırı! Partilerin kongrelerini yapacaksınız, düğün-dernek yapacaksınız! Davet vereceksiniz! Ama iş Baroların kongrelerine gelince, pandemi nedeniyle erteledik diyeceksiniz! Bu olacak şey mi? Bu yolla telafisi mümkün olmayan bir yığın hukuksuzluğa yol açacaksınız! Ben koltuğundan olacaksam bile, bu hukuksuzluk karşısında sessiz kalamam!”
Hadi de de göreyim babayiğitliğini!
Diyemez!
Niye desin, dedim ya onun içinde can simidi…
Çıkacak tabloya göre o makamı bir daha rüyasında göremez!
Sonra birileri çıkıyor, “Metin Feyzioğlu tarafsız duruyor! Kesinlikle müdahil olmuyor! Ne Cavit Dursun’u ne de Ali Köse’yi destekliyor! Adama iftira atmayın! Ayıptır! Günahtır!” diyor…
Gelin siz onu külahıma anlatın!
Ben onun ruhu bilirim…
O sarayla işbirliğine girdi ya taa o tarihte bitti!
Onun siyasi akıbeti de sarayın siyasi akıbeti de artık birbirine endekslendi…
Anca beraber, kanca beraber!
Onun için baştan beri iddia ediyorum, kimse kalkıp bana TBB Başkanı Metin Feyzioğlu özel de Kayseri Baro seçimleri olmak üzere Türkiye’de ki Baro seçimlerinde tarafsız kalacak teranesi okumasın!
Akla da mantığa da uygun değil!
Kendi makamını korumak için taraf olmaz mı?
Türkiye’de ki Baro seçilerinde çıkacak delege yapısı Metin Feyzioğlu’nu ilgilendirmiyor mu?
O seçimler de ortaya çıkacak delege yapısı onu TBB makamında ya oturtmaya devam edecek ya da indirecek! Olay bu kadar basit! Nasıl tarafsız kalsın? Hele hele kendi memleketinde ki Baro seçiminde!
Peki, o halde Kayseri için niye bu tür açıklama yapma gereği duyuyor?
Biliyor ki Cavit Dursun’un kazanma olasılığı daha yüksek! O nedenle memleketi Kayseri’de ortaya çıkacak delege yapısına da göz kırpıyor, onları tamamen küstürmek istemiyor! Yani ortada ince bir hesap var… Ama tutar mı, bana kalırsa tutmaz!
Fakat ne ilginçtir ki, Türkiye’de Baroların bütünlüğünü savunan İstanbul-Ankara ve İzmir gibi büyük illerin çıkışını can-ı gönülden destekleyen ve Kayseri Barosu’nun karmaşık yapısına rağmen (milliyetçi-muhafazakâr ve demokratlardan oluşan karmaşık bir yapı!) Cavit Dursun demokrat ve dik bir duruş sergiledi… Kayseri’den kalkıp Ankara’ya kadar yürüdü… Ankara’da onca hukukçuya rağmen sözcü seçtiler… O’da o görevi layıkıyla yerine getirdi, tüm Baro Başkanları Cavit Dursun’u bu demokrat tavrından dolayı tebrik etti, kutladı… Ama gel gör ki Kayseri’de aile boyu yedi ceddi CHP’li olan sosyal demokratlar Cavit Dursun’a karşı adeta bir dalgakıran gibi bayrak açtı…Aday çıkardılar! Aday oldular ve şimdi bu demokrat çıkış yapan Cavit Dursun’u yıkabilmek ve bu demokrat tavrından dolayı cezalandırabilmek için çırpınıyorlar… Kulis yapıyorlar, atıyorlar, tutuyorlar, tek adam diyorlar, diyorlar da diyorlar… Gel de buna akıl erdir? Cumhur İttifakı’nı oluşturan iktidar partisi AK Partili ve diğer ortağı MHP’li avukatlar onlar kadar çırpınmıyor, onlar kadar gayret göstermiyor…
Allah aşkına bu görüntü karşısında aklı eren varsa çıksın bir yorum getirsin…
Bu görüntüyü nasıl yorumlamalı?
Bu fotoğrafı onlar mı doğru okuyor biz mi?
Bu görüntü Kayseri demokrasi tarihine nasıl geçecek?
AV. FARİS DOĞANYİĞİT VEFAT ETTİ…
Tüm meslek kollarında olduğu gibi avukatlar arasında da bir yaprak dökümü yaşanıyor…
Coronavirüs kasıp-kavuruyor…
Yaklaşık 10 gün falan önce Av. Faris Doğanyiğit ile eşi Solmaz Hanım’ın coronavirüs testlerinin pozitif çıktığını ve Dünyam Hastanesi’nde yoğun bakım altına tutulduklarını öğrenmişti…
Doğrusu çok üzülmüştüm…
Eş-dost ve yakınlarından durumlarını sordum…
Ciddi dediler…
Aslında Faris Beyin kronik bir hastalığı yoktu, epeyi bir süre önce bir beyin ameliyatı gerçekleştirmişti…
Onun dışında sabah-akşam yürüyüşünü yapar ve sağlığına dikkat ederdi…
Ama coronavirüs onları da bir şekilde yakaladı ve dediğim gibi yaklaşık on gün önce hastaneye kaldırılmış ve yoğun bakım altına alınmıştı…
Cumartesi sabahı ölüm haberi geldi…
Çok üzüldüm…
Faris ağabeyi taa 12 Eylül 1980 öncesinden tanırdım…
Daha önce bir süreliğine de olsa Pınarbaşı Kaymakamlığı yapmış ve daha sonra avukatlığa dönmüştü…
SODEP’in kuruluş sürecinden tutunda, daha sonra SHP ve CHP dönemlerinde aktif görev aldı. Hatta SHP İl Disiplin Kurulu Başkanı iken İl Genel Meclisi üyesi rahmetli Mustafa Topaloğlu’nun ihracı konusunda da son derece kararlı bir duruş ortaya koymuştu…
Felâhiye-Darılıydı…
12 Eylül öncesi ve sonrası CHP’lilerin birçok davasına müdahil avukat olarak katılmıştı…
Kendisi de eşi Solmaz Hanım da çağımızın vebası olarak nam salan coronavirüse yakalanmış…
On gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyordu…
Aslında sonradan yapılan testleri de negatife dönmüş, akciğerinde de herhangi bir bulguya rastlanmamıştı…
Ama Cumartesi sabahı ölüm haberi geldi…
1939 doğumluydu…
Yaşına göre bir hayli dinçti…
Eşi Solmaz Hanım’ında durumu kritik! Temenni ederim Solmaz Hanım bu mücadeleyi kazanır…
Faris Doğanyiğit’n ölümünden iki gün öncede kız kardeşi Kadriye Hanım’da bezer şekilde coronaya yenik düşmüş…
Son derece üzücü bir durum…
Ruhun şad olsun Faris ağabey…
ESKİ BAYINDIRLIK BAKANI ZEKİ ERGEZER VEFAT ETMİŞ!
Zeki Ergezer adını bir ilk kez S.S. Beyazşehir Konut Yapı Kooperatifi’nin ilk günlerinde duymuştuk…
AK Parti’nin kurucularından ve Milletvekili Zeki Ergezer Bitlis-Ahlatlıydı…
Şükrü Karatepe zamanında BELSİN’de yapımına başlanan konutların yapım işi onlara verilmişti…
Ne paraları vardı ne de ekipmanları… Var olan ekipmanlarına da haciz konulmuştu…
O tarihte yüklü bir ödeme yapılarak Zeki Ergezer ve yeğenleri Ömer Ergezer olmak üzere BELSİN’de işe başlamışlardı… Peşinden Beyazşehir’in Gesi yolunda ki inşaatlarla devam ettiler… Peşinden Niyazi Özcan ve Kamil Özcan’ın ÖZKAR inşaatı da devreye girdi… Sonra yol işi verildi, şu verildi bu verildi derken Zeki Ergezer Bayındırlık Bakanı oldu…
Zeki Ergezer’in tabutunu omuzlayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kişisel hesabından Zeki Ergezer’in ölüm haberini şöyle paylaştı:
“Sadece bir parlamenter, bir bakan, memleket sevdalısı ve hizmetkar değildi… Her zor zamanımız da yol gösterici idi…”
Ne diyelim madem memleket büyükleri öyle diyor, diyecek bir şey yok, Allah rahmet eylesin…
ERCİYES ÜNİVERSİTESİ’NE TARİHİ MİSYON VERİLDİ…
Hep ölüm-kalımdan bahsedecek değiliz ya, bir de iyi haberden bahsedelim…
Dün Sağlık Bakanı bir müjdeli haber duyurdu…
Gerçi hükümet mensuplarının vermiş olduğu “müjdeli haberlerin” pek arkası gelmiyor ama inşallah insanlık tarihi için son derece önemli olan bu “müjdeli haberin” arkası gelir…
Gelmek zorunda!
Çünkü hepimizin sağlığını yakından ilgilendiren bir gelişme…
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca diyor ki;
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Covid-19 ile ilgili yerli aşı çalışmasının yürütüldüğü Tekirdağ’daki laboratuvarda incelemelerde bulunan Sağlık Bakanı Koca ile video konferans ile görüştü. Bakan Koca, görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a müjde vererek, "Bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle Covid-19 ile ilgili Türkiye’de 13 aşı çalışmasının yapıldığını biliyorsunuz. Bu aşılardan bir tanesi de Erciyes Üniversitesi ve Bakanlığımız tarafından desteklenen Aykut Özdarendeli hocamızın aylardır üzerinde çalıştığı bir aşının dün hayvan çalışması başarıyla tamamlandı. Preklinik çalışması bu şekilde bitmiş oldu. İnsan çalışması safhasına gelmiş olduğunu müjdelemek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Hayvanlar üzerinde yapılan aşı çalışmalarını detaylı şekilde anlatan Koca, "Geldiğimiz noktada çalışmaları devam eden 13 aşıdan bir tanesinin transjenik hayvan üzerinde yapılan challenge dediğimiz safhayı başarıyla tamamlayan ilk aşı olduğunu söylemek istiyorum" dedi.
Hadi hayırlısı bakalım…
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış’ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kendilerine yüklenen tarihi misyonun farkında olduklarını dile getirerek, kısa zaman da incanlar üzerinde denemeye başlayacaklarını duyurdu…


