KADİR DAYIOĞLU


ERCİYES VE TURİST

Görünen o ki, Erciyes’te, öngörülen hedeflere ulaşabilmek için epeyce bir zaman alınacak. Tabii bu, giderek “hacıabileşen”; “Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayan” insanların bulunduğu bir kentte daha da zor.


“Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Erciyes, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Türkiye’deki birçok önemli merkezlerde sezon hala açılmazken, haftalar önce yeni sezonu açan Kayseri’deki Erciyes Kayak Merkezi, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Hafta sonu güzel havayı fırsat bilen 70 bin turist Erciyes’in farklı zorluklardaki pistlerinde keyifli vakit geçirme imkanıbuldu.”

***

Yerel basında çıkan haber böyle… “70 bin kişi ziyaret etti!” dense anlarım ama söz konusu “turist” olunca, soru işareti çaktı kafamda. Acaba, “turistin” ne anlama geldiğini ben mi bilmiyorum dedim. TDK sözlüğüne başvurdum…

***

“İsimmiş”; “Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla geziye çıkan kimse, gezgin, gezmen, seyyah” demekmiş. Buradan anlıyoruz ki, turist sadece yabancı ülkelerden, yukarıdaki amaca uygun,  gelenler değilmiş. Ülke içinden de gelenlere deniyormuş. “Yerli turist!”… Mesela, bu tanıma göre, Kayseri merkezinden ya da eteğinde bulunan Hisarcık’tan, Hacılar’dan, Develi’den Erciyes’e gidenler de bu anlama geliyor.

***

Demem o ki, habere bakıp, “hafta sonu 70 bin yabancı turist geldiği” anlamı çıkartmayın. Tabii, bunların içerisinde “yabancı” ve Kayseri dışından gelenlerin sayısı ne? Asıl anlamlı olan bu?

***

Çok iyi anımsarız, Turizm Projesi başlamadan öncede, kışın, hafta sonlarında Erciyes dolar taşar, araçve “mangal”koyacak yer bulamazdınız… Mangalda et, tavuk, balık türü maddeler pişirilir, yanında da özellikle “rakılar” açılırdı. Rakı, soğuyup pul pul olsun diye, bardağı kara konurdu… Tabii, buz gibi bira da unutulmazdı…Oturacak yer olmadığından ayakta yapılırdı bu işler. Kaymayı bilenler de “kayak yaparlardı!”Yani Erciyes, yeni keşfedilmiş bir yer değil… 

***

Bu uzun girişten sonra sadede geleceğim. Erciyes Turizm Projesi çok önemli bir proje… Hedeflere ulaşılması hem ülkemiz ve hem de Kayseri’miz için çok değerli. Bunun bilincindeyiz. Bundan sonra; “armudun sapı, üzümün çöpü” hesabını yapacak noktada değiliz… Mermi çıktı namludan bir kere. Geriye dönüş yok artık. 

***

Bu proje, eksisi ile artısı ile elbette Mehmet Özhaseki’nin projesi… Hiç de üstüne görev olmayan bir projeyi üstlendi. Keşke, global olarak onun ismi verilse. Çok iyi olur… Halefleri Mustafa Çelik ve Memduh Büyükkılıç da dört elle sarıldı bu projeye… Başında da sevdiğim, saydığım, çalışkan mı çalışkan, ehil bir isim var. Murat Cahit Cıngı… Umarım, gelecekte bu ismi unutmazlar…

***

Fakat bunları söylerken bir gerçeği de söylemeden geçemeyeceğim… Tesislerde 100 kilometreye yakın pist var. Zemherinin neredeyse haftasına geldik, kar yok… Pistler yapay karlanma ile açık tutuluyor. Yani, dökme su ile değirmen döndürülmeye çalışıyor. Peki, bu, nereye kadar? Sanırım, önemli bir sıkıntı bu…

***

Evet. Abartmayı çok seven bir milletiz. Bana, “70 bin sayısı” da bu cümleden geldi… Düşünebiliyor musunuz, bir hafta sonu, Develi nüfusu burada ağırlanıyor. Bu, mümkün değil… Fiziki olarak da mümkün değil… Ama reklamın kötüsü olmazmış.

***

Burası için “reklamın kötüsü olmaz” lafı geçerli ama “sahte tarih” yazarak il reklamı yapmak hiç doğru değil… Mesela, “Kayseri Lisesi, Sakarya Harbinde şehit olduklarından mezun vermedi!” yalanı da bu cümleden…

***

Bunu yine şunun için anımsattım. Kayseri Lisesi’ne kurulan müzeye gelenlere, bu “masal” anlatılıyormuş, özellikle gençlere utanmadan, sıkılmadan… Kusura kalmasınlar, tüm uyarılarımıza rağmen, bu yalana alet olan Büyükşehir Müze yetkilileri, genç beyinlere nakşetmeye çalışıyor. Zevahiri kurtarmak istiyorlar. 

***

Müze görevlileri, olmayan şeylerle uğraşacağına, batı cephesine konan asansöre engel olsalardı ya. “Koruma bilinci” gelişmemiş insanlardan da bu beklenir, tarihi binanın dış cephesine asansör koymak.

Dostlar bu yanlış bilgi, “100 Yıl Kayseri Lisesi Şeref Belgeseli” ile başlar. Burada; yaşları 35 ile 45 arasında değişen on kişiden söz edilir, “falan oğlu filan” diye… 

***

Belge nerede dediğimizde, “o sayfa kayboldu” diyorlar. Peki, yok olan kayıttan bu bilgiyi nasıl aldılar?

***

Sonra Lise bahçesine bir anıt dikildi, burada 61 kişi daha ilave edildi. Sonradan, bir kişi daha etti mi 72 kişi. Şu kadar matematik zekası olsaydı bunu uyduranların, o tarihte bırakınız son sınıfı, Lise’de toplam 72 kişi olamazdı.

***

O nedenle, Erciyes’e yabancıdan çok yerli, özellikle “Kayserili turistin” geldiği doğru… Sürekli Kayserililer gelecekse, bu kadar kamu ve özel yatırıma gerek yoktu. Okul tatilinde, oteller de yer de bulunamadığı… Ama 70 bin kişi çok abartılı… Kaldı ki, şu anda 3 bin yatak bile yoktur, tesislerde.

***

Görünen o ki, Erciyes’te, öngörülen hedeflere ulaşabilmek için epeyce bir zaman alınacak. Tabii bu, giderek “hacıabileşen”; “Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayan” insanların bulunduğu bir kentte daha da zor.