MUSTAFA CENGİZ


EMEKLİ’YE KAYNAK YOK, FAİZ LOBİSİNE ÇALIŞMAK GEREK!...

Sürekli yazıyorum. Türkiye’nin iki temel sorunundan birisi Adalet, ikincisi ise Ekonomi. Bunları çözmeden Türkiye’nin önünü açmak ne mümkün. Türkiye’de Emekli ve Asgari ücretli, Dul ve yetimler için mevcut kaynaklar kötü ekonomik tercihler nedeni ile faiz lobisinin cebine oluk oluk akıtılıyor. Bilerek mi? İsteyerek mi? Bilmeden mi? Yanlış politikalar nedeni ile mi? Peki yanlış ve hatalı ise ve bundan da ciddi şikayetler var ise aynı tür politikalarda ısrar etmenin amacı ne o zaman?


Sürekli yazıyorum.

Türkiye’nin iki temel sorunundan birisi Adalet, ikincisi ise Ekonomi.

Bunları çözmeden Türkiye’nin önünü açmak ne mümkün.

Bugün size ülkemizde son dönemde kitlenen ekonominin temel kaynağına dair bir yazı.

Değerlendirme CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç’ten.

Kendisi gerçek manada bir ekonomist.

Diyor ki Genç, “Devlet 2025 boyunca her gün yaklaşık 5,6 milyar lirayı, her saat 233 milyon lirayı, her dakika yaklaşık 4 milyon lirayı sadece faize ödüyor…”

Bu ne demek biliyor musunuz?

Türkiye’de Emekli ve Asgari ücretli, Dul ve yetimler için mevcut kaynaklar kötü ekonomik tercihler nedeni ile faiz lobisinin cebine oluk oluk akıtılıyor.

Bilerek mi?

İsteyerek mi?

Bilmeden mi?

Yanlış politikalar nedeni ile mi?

Peki yanlış ve hatalı ise ve bundan da ciddi şikayetler var ise aynı tür politikalarda ısrar etmenin amacı ne o zaman?

Devam edelim mi?

EMEKLİYE BİN 60 LİRA, FAİZE

GÜNDE 5,6 MİLYAR LİRA!...

Malum CHP, TBMM’de nöbette.

Genel başkan Özgür Özel’de “Dayanın bu hafta güzel şeyler olacak!” demişti.

Herkes dört gözle bekliyor.

Bakalım dağ fare mi doğuracak, yoksa CHP’nin teklifine MHP ve AK Parti Yeşil Işık yakacak mı?

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya tamamlanmasını öngören kanun teklifine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. 

Genç, yapılan artışın bir refah düzenlemesi olmadığını vurgulayarak, “En düşük emekli maaşı 18 bin 939 liradan 20 bin liraya çıkarılıyor. 

Emeklinin cebine giren gerçek artış sadece bin 60 lira. Buna zam deniyor ama bu geçim değil, oyalamadır” dedi.

“FAİZE 19 GÜNDE ÖDENEN PARA,

EMEKLİYE YILLIK ÇOK GÖRÜLÜYOR”

Bu tablo gerçekten çok ama çok acı.

Acımıyorlar, resmen acıtıyorlar…

Bütçe verilerini değerlendiren Genç, 2025 yılında merkezi yönetim bütçesinden 2 trilyon 54 milyar liranın faize gittiğini belirterek, “Devlet 2025 boyunca her gün yaklaşık 5,6 milyar lirayı, her saat 233 milyon lirayı, her dakika yaklaşık 4 milyon lirayı sadece faize ödedi.  Emekliye gelince, bir yıl için ‘çok büyük’ denilen rakam 110 milyar lira. Yani faize 19 günde ödediğiniz parayı, emekliye bir yıl için bile çok görüyorsunuz” açıklamasını yaptı.

“GEÇİM BORÇLA DÖNÜYOR,

İCRA ARTIK SIRADANLAŞTI”

Ekonomideki bozulmanın emekliyi borç sarmalına ittiğini vurgulayan Genç, batık kredilerin 595 milyar liraya yükseldiğini, 2025’in ilk 11 ayında 1 milyon 946 bin yurttaşın icraya verildiğini belirterek, “Bu rakamları alt alta koyduğunuzda şunu görüyorsunuz: Bu ülkede her gün ortalama 5 bin 900 kişi borcunu ödeyemediği için icra takibine düşüyor.

Her saat 245 kişi, her 15 dakikada 60 kişi, neredeyse her dakikada 4 vatandaş icralık oluyor. Bugün 4 milyon 173 bin insan icra dosyasıyla yaşıyor. Siz en düşük emekli aylığını 18 bin 939 liradan 20 bine ‘tamamlıyor’, kalan hayatı emekliye kredi kartıyla, borçla, icrayla finanse ettiriyorsunuz.  Bu sosyal devlet değildir; yoksulluğu borçla yönetme politikasıdır” ifadelerini kullandı.

“MUTFAK MAAŞI SOLLADI”

Gıda fiyatlarındaki artışlara da dikkat çeken Genç, son yıllardaki tabloyu şöyle değerlendirdi: “Son beş yılın market verilerine baktığımızda, neredeyse her yıl başka bir temel ürünün yüzde 100’ü aşan zamlarla gündeme geldiğini görüyoruz. 2021’de patates yüzde 124 arttı.

2023’te kabak yüzde 156, yeşil soğan yüzde 152, maydanoz yüzde 146 zamlandı. 2024’te markette izlenen 41 ürünün 40’ı zam gördü.

2025’te ise limon yüzde 133, elma yüzde 110, fındık yüzde 106, Antep fıstığı yüzde 100 arttı.  Emeklinin sofrası her yıl başka bir ürünün ‘zam şampiyonu’ olduğu yarışın altında eziliyor.  Bazen patates, bazen kabak, bazen limon… Ama sonuç hiç değişmiyor: Mutfak, emeklinin maaşını solluyor.”

“20 BİN LİRA GEÇİM DEĞİL,

YOKSULLUĞUN YENİ ADI”

Açıklamasının sonunda düzenlemeye tepki gösteren Genç, şunları kaydetti: “20 bin lira açlık sınırının altında, kira seviyesinin gerisinde, gıda gerçekliğinin çok altında. Bu rakam bir iyileştirme değil, yoksulluğun yeni adıdır. Emekli sadaka istemiyor, lütuf istemiyor; çalıştığı hayatın karşılığını istiyor.

En düşük emekli maaşı en az asgari ücret düzeyinde olmalı ve gerçek enflasyona göre korunmalıdır.

Aksi halde bugün 20 bin dediğiniz rakam, altı ay sonra yine ‘destek’, yine ‘tamamlama’, yine ‘geçici çözüm’ olarak karşımıza çıkacaktır. Bu çözüm değil, sorunu ertelemektir.”

Bu bölümü bağlıyoruz.

Final cümlesi aynı tespitlerle…

Faize 19 günde ödenen paranın emekliye bir yıl için çok görüldüğünü vurgulayan Genç, “20 bin lira geçim değil, yoksulluğun yeni adıdır” dedi.

GENÇ: OYUNA

GELMEYECEĞİZ!...

İş CHP İl binasına Siyah Çelenk bırakmaya kadar ardı.

Üstüne vazife olan da olmayan da konuşuyor.

Birileri cerekle ta uzaklardan laf yetiştiriyorlar.

CHP Kayseri’de sıkıntılı.

Sorunlu bir parti oldular.

Hem de birçoklarının umut olarak gördüğü ve iktidar türkülerinin söylendiği bir dönemde.

Eski ile yeni bir türlü uyuşamıyor.

Son hamlelerde unun tek kelime ile “Tuzu-biberi” oldu resmen.

Türkiye gibi bir türlü huzura kavuşamıyor CHP Kayseri’de.

Bakın bu konuya dair CHP Kayseri Milletvekili TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Aşkın Genç yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Son günlerde Kayseri’de yaşanan tartışmalar hepimizi üzmüştür. Cumhuriyet Halk Partisi, bu toprakların bütün inançlarını, kimliklerini, yaşam tarzlarını eşit gören, ayrımcılığa karşı mücadeleyi varlık nedeni sayan bir siyasal gelenektir.

Alevi yurttaşlarımız bu partinin sadece seçmeni değil, kurucu iradesinin ve vicdanının ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu çerçevede, Alevi kurumlarımızın gösterdiği hassasiyeti, ortaya koyduğu tepkiyi anlıyor ve ciddiyetle ele alıyoruz.

İnançlar üzerinden incinmenin, dışlanmışlık duygusunun bu ülkede ne büyük yaralar açtığını en iyi bilen siyasi hareketin CHP olduğu unutulmamalıdır.

Ancak şunu da açıkça ifade etmek gerekir: Türkiye yıllardır iktidarın bilinçli olarak körüklediği bir kutuplaştırma siyasetiyle yönetiliyor. Toplumu fay hatlarından bölerek ayakta kalmaya çalışan bu anlayış, bugün muhalefetin içine de şüphe, güvensizlik ve kırgınlık tohumları ekmeye çalışmaktadır.

Biz bu oyuna gelmeyeceğiz.

Alevisiyle, Sünnisiyle; emekçisiyle, çiftçisiyle; genciyle, kadınıyla bu ülkenin eşit yurttaşları olarak ortak bir mücadelemiz var: Yoksulluğa, adaletsizliğe, baskıya ve tek adam rejimine karşı mücadele.

AKP’nin yarattığı karanlığa karşı en büyük gücümüz, birbirimize olan güvenimiz ve dayanışmamızdır.

Bugün ihtiyacımız olan şey suçlamak değil, konuşmak; dışlamak değil, anlamak; ayrıştırmak değil, omuz omuza vermektir.

Son olarak, İstanbul İl Başkanlığımıza antidemokratik bir şekilde, binlerce polisle girmeye çalışan kayyım Gürsel Tekin’in Kayseri üzerinden açıklamalar yapması kabul edilemezdir.

Kayseri’deki örgüt süreçlerimize dışarıdan müdahale etmek, yerel dinamikleri ve üyelerimizin iradesini yok saymak kimsenin haddi değildir. Bu konular, partimizin tüzüğü ve demokratik mekanizmaları çerçevesinde çözülür ve çözülecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin en büyük birleştirici gücüdür.

Bu zor günleri de diyalogla, karşılıklı saygıyla ve ortak mücadele bilinciyle aşacağız.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, bu ülkeye yeniden adaleti, demokrasiyi ve toplumsal barışı getirecek, yapılacak ilk seçimlerde Türkiye’yi bu karanlıktan mutlaka çıkaracağız.

Çünkü biz haklıyız.

Çünkü bu ülkeyi karanlıktan çıkaracak olanlar, birbirine düşenler değil; birbirine sahip çıkanlardır.

GENEL MERKEZ’İN TAVRI…

Evet…

Ortada hem Türkiye’de hem de CHP’nin yerelde bazı sorunları var ve aşamıyorlar.

Herkes birbirine “Senin yoğurdun ekşi” diyor.

Kimse kimseyi beğenmiyor.

Kimse de uzlaşmadan yana değil.

Aslında CHP tam bir Türkiye mozaiği.

Türkü ile, kürdü ile, alevisi, çerkezi, avşarı ile her etnik kimlikten insan var bu yapının içerisinde.

Burada Genel merkezin devreye girmesinin zamanı çoktan geldi de geçiyor bile sanırım.

Sen-Ben-Bizim oğlan mantığı siyasette çökmüş bir görüntü.

Eskiler de, yeniler de artık haddini bilmeli.

CHP’nin ve Türkiye’nin selameti için CHP adı yıpranmamış isimlerle yeni bir vitrin oluşturmalı.

Aksi takdirde CHP’nin Kayseri’den çıkartacağı vekil 1’i geçmez.

Türkiye rüzgarı ile geçse ve 2 olsa bile yine mantık devam ettiği müddetçe birbirlerini yemeye, iktidar bile olsan onu da zehir etmeye devam ederler…