KADİR DAYIOĞLU


EMEKLİ MAAŞI

Emekliler hesaplamaya başladı, “maaşım ne olacak?” SSK ve BAĞKUR emeklileri ile memur emeklilerinin statüleri faklı olduğundan elbette maaşları da faklı olacak.


Emekliler hesaplamaya başladı, “maaşım ne olacak?” SSK ve BAĞKUR emeklileri ile memur emeklilerinin statüleri faklı olduğundan elbette maaşları da faklı olacak. Bir de dul ve yetim aylıkları var. Sanırım toplam 17 milyon kişi. Dul ve yetimleri çıktığımızda bu sayı 13 milyon civarında. Tabii, sistem dinamik olduğundan ölen ve yeni katılımlarla bu sayı değişebilir ama mertebe böyle.

**

Ama unutmayın, maaşlar arasında uzun boylu fark yok aralarında. SSK ve BAĞKUR emeklileri için yığılma 19 bin ile 25 bin bandında. Tabiri amiyane ile; “bozdur bozdur harca!”

**

Allah özellikle kiracıların yardımcısı olsun; sadece kira geliri ile geçinenlerin de… “Çeksen üzülür, çekmesen büzülür”, türünden bir şey. Kiracı ne yapsın, mülk sahibi ne yapsın? Sanırım mal sahibi ile kiracı arasında ki sorunlar giderek artacak. 

**

Bu ücretlerle ne kira ödenebilir ve ne de hayat idame ettirilebilir. “Yoksulluk” ve “yoksunluk” oranı nedir? Bunların genel tanımı ve 2025 sonuçları şöyle veriliyor TÜİK tarafından:

**

Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılmaktadır. Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan (değil ama ortalama diyebiliriz) gelirinin %60'ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2025 yılı sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı %13,6 oldu.

**

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur.

**

Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir.

**

Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini ekonomik nedenlerle karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2025 yılı sonuçlarında %11,9 olarak tahmin edildi.

**

Yukarıda verdiğim tablo TÜİK’e ait. Tabii, “çalışma hayatı” ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılır. Farklı sonuçlar çıkabilir ama hepsi de bir gerçeğin farklı yüzleri. Ben Devrimci İşçi Sendikaları’nın altı ay kadar önce yaptığı çalışmadan bir alıntı yapacağım; bir ayna tutacağım.

**

DİSK-AR tarafından hazırlanan ve 13 Temmuz 2025’te kamuoyuyla paylaşılan araştırmadan özet bulgular şöyle:

  • Emeklilerin nüfus içindeki payı artarken pastadaki payı düşüyor.
  • Türkiye’de emekli aylıkları dibe doğru eşitleniyor!
  • Türkiye’de ortalama emekli aylığı 2003’te asgari ücretin yüzde 36 üzerinde iken günümüzde asgari ücretin yüzde 22 altına geriledi!
  • 2002’de ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46,4 iken 2025’te bu oran yüzde 29’a geriledi.
  • Emekli aylığı ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin GSYH’ye oranı AB-27 ülkelerinde ortalama yüzde 9,8 iken Türkiye’de yüzde 3,7’dir.
  • 2009-2024 arasında Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bütçe transferlerinin Bütçe ve GSYH’ye oranı ciddi biçimde düştü.
  • 2025 yılının ilk yarısında ortalama emekli aylığı 17.252 TL ortalama işçi emekli aylığı ise 17.089 TL’dir! Buna karşın en düşük emekli aylığı 14.469 TL’dir.
  • Emekliler ve onların hak sahipleri, işçilerden sonra Türkiye’nin en büyük toplumsal grubu    durumundadır: 2024 itibarıyla emekli ve hak sahipleri Türkiye nüfusunun yüzde 18,5’ini oluşturuyor.
  • 15,9 milyon emekli ve hak sahibi kişi sayısı ile Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde emekli ve hak sahibi sayısının en fazla olduğu üçüncü ülkedir.
  • “Türkiye’de emekli sayısı çok fazla, aktif/pasif oranı çok düşük” iddiası doğru değildir.
  • Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kapsamında çalışanlar aktif sigortalılara dahil edildiğinde aktif-pasif oranı 2024 yıl sonu itibarıyla 1,75’tir.
  • Avrupa ülkelerinde ortalama aktif/pasif oranı ortalama 1,5’tir.
  • Düşük emekli aylıkları sebebiyle milyonlarca emekli tekrar çalışıyor veya iş arıyor: 2002 yılında yüzde 36,6 olan çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı Aralık 2024’te yüzde 65,7’ye yükseldi.