KADİR DAYIOĞLU


ELİTAŞ KONUŞTU!..

Büyüklerimizden AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş’ın epeydir sesi soluğu çıkmazdı. “Öldü mü, kaldı mı?” merak ediyorduk. Meğerse hayattaymış. Biz de sevindik. Allah, evvelemirde ailesine, saniyen milletimize bağışlasın. Hakkı teslim etmek lazım; üstadımız çok az konuşur ama “bir konuşur, pîr konuşur!” her konuşması gündem olur.


Büyüklerimizden AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş’ın epeydir sesi soluğu çıkmazdı. “Öldü mü, kaldı mı?” merak ediyorduk. Meğerse hayattaymış. Biz de sevindik. Allah, evvelemirde ailesine, saniyen milletimize bağışlasın. Hakkı teslim etmek lazım; üstadımız çok az konuşur ama “bir konuşur, pîr konuşur!” her konuşması gündem olur.

***

Elitaş, bir cami açılışında, ülkenin çeşitli illerinde çıkan orman yangınlarıyla alakalı yaptığı konuşmada; "Gezi Olaylarında 12 tane ağacın yer değiştirilmesinde 81 vilayetin 80’inde millete tencere tava çaldırarak, onları tahrik ederek bir kalkışmaya, bir ayaklanmaya ön hazırlamak için gayret gösterenlerin bir benzerinin bugünlerde yapıldığına değerli milletimiz elhamdülillah prim vermiyor" demiş.

***

Tabii, orman yangınları ile Gezi olaylarını benzeştirmek, herkesin aklına gelmez. Eeee… Öyledir, memleketin etrafı “dış”, içerisi “iç” düşmanlarca sarılı olunca, her toplumsal tepkinin Gezi gibi olaylarla benzeştirmek çok doğaldır.

***

Elitaş, Mülkiye’de okurken “sağda” mı yoksa “sol”da “vuruştu”, bilmiyorum. Biz sağda “vuruştuğumuz” için sürekli “iç ve dış düşman” aramakla geçti ömrümüz. Bunların başında da “Allahsız komünistler!” gelirdi. Ama şimdi o, “sizlere ömür!”, oldu.

***

Seksen dört kaldı, hâlâ “iç ve dış” düşmanlardan kurtulamadık. Yeni büyüklerimizin de dilinden hiç düşmüyor. Değerli büyüğümüz diyor ki; “Ey! Halkım uyanık olun!” Hiç endişe etmesin, ahali uyumuyor, sürekli uyanık geziyor. Uyusa, AK Parti’ye oy verir mi?

***

Büyüğümüz çok değerli ve yerinde bir bilgi daha vermiş: “220’ye yakın yangının meydana gelmesinin 100 yılda bir gerçekleşecek hadiselerden biri olduğunu kaydederek, yangınları söndürmede emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.”

Elitaş, muhtemelen şunu diyor, yüz yılda gelen bir olaya karşı çok hazırlıklıydı. Nitekim;  “210 yangının 196’sı kontrol altında, 8-10 yangını kontrol altına almak için gayret ediyoruz’” demiş. Devamında; “Hem helikopterlerimiz, hem uçaklarımız, hem TOMA’larımız hem diğer araçlarımızın, yangın söndürme askeri birliklerimizin, emniyet kuvvetlerimizin ve diğer organların yangın söndürmek için verdikleri gayrete, gösterdiğini söylemiş!”

***

Anlaşılan, o bölgede bulunan üç-beş havaalanında yangın söndürme uçak ve helikopter filoları hâzır ve nâzır bekliyordu. Büyüğümüz sayısını açıklamamış ama herhalde 40-50 civarındadır. Haber gelir gelmez, hemen harekete geçtiler. Amma lakin, “100 yılda” bir gerçekleşen bir doğa olayını, birden bire bastırmak zordu, hak vermek gerekir.

İş zor olunca polis tomaları ve askeri birliklerde harekete geçti. 210 yangından sadece 8-10’u söndürülemedi. Onun da eli kulağında!.. Tomalar, ülkeyi karıştırmak isteyen, kökü dışarıdakilere su sıkarken bu sefer de yangına sıkmaya başladı.

***

Elitaş, bu vesile ile sosyal medyaya da dikkat çekti. Aslında isabetli de oldu. Öyle ya, “sosyal medyaya” da bir çeki düzen vermek gerekir. Büyüğümüz: “Ama maalesef sosyal medya denen bir fenomen var. Olmamış hadiselerin, görülmemiş olayların, başka yerlerde yaşanmış hadiseleri montajlayarak sanki Türkiye’de oluyormuş gibi ifade etmeye çalışanlar var. Maalesef bundan faydalanarak kara propagandayla, kirli bilgilendirmelerle insanları galeyana getirip bu süreç içerisinde hem pandemi sürecinde hem yangınların yüreğimizi yaktığı dönemde olağanüstü derecede saçma sapan ifadeler kullanıyorlar”, demiş.

***

Demek ki; Halk TV, KRT ve TELE1’in vd. gösterdiği çoğu görüntünün aslı astarı yokmuş. Bunlar ya montajlanmış ya da çok eskiden, çok farklı yerlerde çekilenlerden bir demetmiş. Tabii, bizler, bu kanalları sürekli izlediğimiz için görüntüleri gerçek sanmışız. İyi oldu, durumu öğrendik.

***

Elitaş, bu vesile ile emeği geçenlere teşekkür ederken, “hasm-ı bîaman” Kılıçdaroğlu’nu unutmamış: “…Ama Sayın Kılıçdaroğlu, Twitter sosyal medya genel başkanı olduğundan dolayı, oradan beslendiğinden dolayı milletin değerlerinden, milletin içinden gelen insanlardan aldığı bilgilerle değil sadece Twitter karanlığında, Facebook karanlığında, sosyal medya çukurunda aldığı bilgiler çerçevesinde bu ifadeleri kullandığından dolayı uzun yıllardır, 11 yıldır genel başkan. 11 yıldır genel başkanlığı döneminde halen milletin gönlünde 1 santim ileriye gidebilme imkanını bulamamıştır. Bundan sonra bulamayacaktır", demiş.

***

Büyüğümüz, teşekkürleri arasına A Haber, Ülke TV, ATV, TRT, CNN, TGRT gibi, yansız, tarafsız, önyargısız yayın yapan medya kuruluşlarına almamış. Sanırım bir unutma söz konusu.  

***

Bu vesile ile şunu da öğrenmiş olduk. Kullanılan uçaklar Türk Hava Kurumu’na aitmiş ve bunları, Bakanlık kiralamış. Oysa, Sayın Bakan, aksini söylemişti. Demek ki, onu da kandırmışlar. Gerçeği; “…Bakın değerli arkadaşlar şuanda bugün orman yangınlarına müdahale eden araçların büyük bir kısmı Türk Hava Kurumu tarafından Orman Bakanlığı ile sözleşme gereğince ortaya çıkılmış anlaşmanın ürünüdür”, diyerek Elitaş açıkladı. Gerçeği Elitaş söylediği için bir teşekkür borcumuz var.

***

Peki, Bakan Pakdemirli ne demişti, 30 Temmuz 2021 günü: “…Coğrafyaya göre uçak değil de helikopterin daha iyi olduğu kararı alınmış. “…THK ile problemimiz yok, olmaz da. Elindeki uçakla ilgili problem, uçabilecek kapasitede değil, uçsa da performans verecek kapasitede değil. Türkiye'nin coğrafyasına göre helikopter seçildi. THK'nın uçakları uçabilecek kapasitede değil, hala antikacı dükkanı gibi 1960'lardan kalma uçakları kullanalım tarzı açıklamalar yapılıyor. Envanterimizde yangın söndürme uçağı ve helikopteri yok. Bu ezelden beri böyle. İhaleye çıkıyoruz.”