ELİTAŞ, PARTİ’DE
ÜÇÜNCÜ ADAM
KONUMUNA GELDİ!
Numan Kurtulmuş’un TBMM Başkanı oluşu, Binali Yıldırım’ında tekrar MYK’ya alınmaması üzerine boşalan Ak Parti Genel Merkezi’nin 8. Katına Efkan Ala ile Mustafa Elitaş yerleşti. Elitaş’ın odası Efkan Ala’dan sonra Erdoğan’ın bulunduğu katta ikinci oda oldu. Yani Elitaş Efkan Ala’dan sonra AK Parti Genel Merkezi’nde partinin ikinci adamı oldu.
BİNALİ YILDIRIM İLE
DEVİR TESLİM
TÖRENİ YAPTILAR!
Cumartesi günü yapılan AK Parti’nin 4. Olağanüstü genel kurulunda önce MYK’ya giren ve sonra da AK Parti’nin 2. Genel Başkan Vekili seçilen Mustafa Elitaş, Binali Yıldırım’dan boşalan odaya yerleşti. Önceki gün düzenlenen tören de Binali Yıldırım, odasını Mustafa Elitaş’a devretti ve çiçek vererek başarı dileğinde bulundu.
Cumartesi Ankara’da yapılan AK Parti 4. Olağanüstü genel kurulundaki gelişmeleri dün detaylı olarak sizlerle paylaştım…
Bugünkü yazımda da Pazar ve Pazartesi günkü gelişmeleri paylaşmak istiyorum…
Malum Mustafa Elitaş, 14 Mayıs genel seçimlerinde AK Parti’nin milletvekili aday listesinin dışında kalınca “Artık Elitaş’ın siyasi hayatı bitti, Ankara’ya yerleşti, bundan sonra bol bol Ankara’da siyasi kulis yapar!” diye yorumluyorduk…
Durum hiç de öyle olmadı…
Aradan geçen beş ayda herşey değişiverdi…
Siyaset böyle bir şey işte!
Bir anda herşey bitti dersiniz bir süre sonra “pat” diye bir gelişme olur ve bir anda yıldızınız parlar…
Elitaş’ın siyasi hayatı hep öyle olmuştur…
1994 yılında Refah Partisi’ne karşı Anavatan Partisi’nden Kocasinan Belediye Başkan adayı oldu ve seçimi kaybetti, Bekir Yıldız Kocasinan Belediye Başkanı seçildi… Elitaş’ın siyasi hayatı bitti, artık işiyle gücüyle uğraşır denilirken Refah Partisi kapatıldı, yerine önce Fazilet Partisi kuruldu, sonra AK Parti…
AK Parti’nin kurucu il başkanı oldu, sonra siyaseti bir dönem karşı olduğu AK Parti saflarında parladı… AK Parti’de tüm engelleme çabalarına rağmen peş peşe milletvekili oldu, Grup Başkanvekili oldu… Ergenekon ve Balyoz davalarında adı ön plana çıktı, tape konuşmaları yayınlandı… FETÖ’cü işadamlarına yönelik operasyon sırasında zanlılar adliyeye getirilmeden önce adeta “ben arkalarındayım!” dercesine tüm uyarılara rağmen kırmızı plakalı makam aracı adliye kapısına çekti…
Son seçimler öncesi, “Liste milletvekili aday listesi artık yenilenmeli!” kampanyasına uygun olarak hem Özhaseki hem Taner Yıldız hem de kendisi liste dışı kaldı… Özhaseki, Elitaş ve Taner Yıldız emekli oldu artık köşelerine çekildiler dendi…
Hatta Özhaseki, “Artık torun büyüteceğim, vakıf kurup hayır hasenat işlerine bakacağım!” derken pat diye Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanı oluverdi… Elitaş, Kayseri’yi terk etti, artık Ankara’ya yerleşti, Ankara’da bol bol siyasi kulis yapıyor derken cumartesi günü yapılan kongrede önce MYK listesinde adı görüldü sonra da AK Parti Genel Başkanvekili olarak karşımıza çıktı…
Yani her ne kadar Özhaseki, “Artık torun büyüteceğim, vakfı kurup hayır hasenat işlerine bakacağım” dese de Elitaş’ta köşesine çekilip Ankara’da bol bol siyasi kulis yapsa da siyasetten kopmuyorlar ya da kopamıyorlar…
O zaman 14 Mayıs da yenilenen Kayseri milletvekili listesinin ne hükmü kalıyor?
Söz ve yetki yine Özhaseki ve Elitaş’ta ise… Ki öyle!
Şaban Çopuroğlu, Murat Cahit Cıngı ve Bayar Özsoy sadece milletvekili unvanı taşımaktan öte ne yapacak? Haydi Hulusi Akar ile Ayşe Böhürler’i hesaba katmayalım, çünkü onlar “özel sipariş üzerine” Kayseri’den milletvekili seçildiler…
Eli kolu bağlı milletvekili olduktan sonra neye yarar?
Şu manada eli-kolu bağlı milletvekilleri diyorum…
Özhaseki bakan… Yine söz ve yetki Özhaseki’de…
Böyle olmasının hem iyi tarafı var hem de kötü tarafı…
İyi tarafı şu; Kayseri’nin sorunlarını çözebilmek için önünüzde hazır bir bakan var, her daraldığınız da onun kapısını çalabilirsiniz!
Kötü tarafı şu; Yukarıda isimlerini saydığım milletvekilleri yine Özhaseki ve Elitaş’ın gölgesinde kalacak ve siyasi manada “rüştünü” ispatlamakta zorlanacaklar…
Hele hele önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimlerde söz ve yetki yine onların iki dudağı arasında olacak…
O zaman 14 Mayısta biz AK Parti milletvekili listesini niye yeniledik ki? Söz ve yetki yine onlar da olacaksa milletvekili de olsalardı…
Ekstradan niye milletvekili seçtik?
Neyse bu işin siyasi boyutu… Gelelim şimdi Elitaş’ın son siyasi konumuna…
Yukarıda detaylı olarak izah ettim tekrara gerek yok…
Elitaş MYK’ya seçildikten sonra görev dağılımında AK Parti Genel Başkanvekili oldu…
Yani Efkan Ala’dan sonra ikinci Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş…
Numan Kurtulmuş, önce milletvekili sonra da TBMM Başkanı olunca AK Parti Genel Başkanvekilliği de sona ermiş ve yerine Efkan Ala Ak Parti Genel Başkanvekili olarak görevlendirilmişti…
Numan Kurtulmuş’dan sonra Binali Yıldırım’ın da Genel Başkanvekilliği sona erdi… Malum son zamanlarda Binali Yıldırım’ın artık eskisi kadar Erdoğan’ın nazarında pek taltif görmediği sıkça dillendiriliyor…
Yani anlayacağınız Binali Yıldırım’ın Erdoğan nazarında siyasi ömrü bitti…
Herkes serveti ile ilgili bir takım şeyler söylüyor…
Hatta son zamanlarda Erdoğan’ın bilgisi dışında servetini yurtdışına aktardığı için Erdoğan tarafından gözden çıkarıldığı söylentileri yayıldı…
Ne denli doğru ne denli yalan yanlış bilmiyoruz…
Bilmemiz de en azından şu aşama da mümkün değil…
Onu zaman gösterecek…
Neyse netice itibariyle Binali Yıldırım’dan boşalan makama Mustafa Elitaş atandı… Yani Elitaş, AK Parti’nin ikinci Genel Başkanvekili oldu…
Dün yazdım, hal öyle olunca AK Parti’nin 8. Katında ki Binali Yıldırım’dan boşalan odaya kuruldu…
O katın önemini dün de yazdım, o kat AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Başkanlık” katı…
Erdoğan’ın odasının sırasında, Numan Kurtulmuş’dan boşalan odaya Efkan Ala, Binali Yıldırım’dan boşalan odaya da Mustafa Elitaş oturmuş oldu…
Pazar günü akşam saatlerinde Binali Yıldırım elinde çiçeklerle Elitaş’a odasını devretti…
Küçük çaptaki devir teslim törenine Efkan Ala’da eşlik etti…
Aralarında hoş sohbet ve muhabbet oldu…
Ne diyelim?
Dedik ya siyasette kimin yıldızının söneceği kimin yıldızının parlayacağı hiç belli olmaz!
Onun için Türk siyasetinin piri, rahmetli Süleyman Demirel, “Siyasette 24 saat çok önemlidir” demişti…
Artık günümüz koşullarında 24 saate bile gerek kalmıyor…
Çünkü makam ve mevkiler bir kişinin iki dudağı arasında…
Neymiş?
Demek ki siyaset uzun nefesli bir işmiş!


