KADİR DAYIOĞLU


ELBETTE BAHAR GELECEK

Kapımız, “umutsuzluk kapısı” değil… Hem umutsuzluğun ne anlama geldiğini biliyoruz… Ve “Allah’tan umut kesilmez!” diyoruz… Allah herkese sağlık, huzur ve ağız tadı versin…Bize de…


Seksenine ağır ağır çıkıyoruz artık… Ahmet Haşim merhumun dediği gibi; “ağır ağır çıkmadık merdiveni”, yetmişine gelene kadar. Sonra farkına vardık, bir ömür bitiyor, hemen gazdan ayağı çekmeye frene basmaya kalktık ama giden gitti artık. Giden gelmiyor artık… 

***

Ama öyle ya da böyle; “sessiz gemi meçhule giden bir limana demir alacak!” Bundan kaçış, bundan kurtuluş yok. “Yolun sonu gözüküyor, kılavuza da gerek yok artık!”

***

Nedense, hep şarkılar geliyor aklıma; “Uslan artık uslan ihtiyar olmaktasın!” sultaniyegâhında dendiği gibi.  “Seyre daldık gonce-i handânı bir ömür bitti” der gibi bir haldeyim… Orhan Veli’nin; “Tarifsiz kederler içindeyim!” dizelerinde anlatmaya çalıştığı hal, bu olsa gerek…

***

Ama geleceğe umutla bakıyorum… Öyle ya, hiç umudumu kaybetmedim. Yarının bugünden iyi olacağına hep inandım. Çetin Altan merhumun dediği gibi; “hiç enseyi karatmadım!”Fiziken olmasa bile mentalaçıdan, yirmisindeki gibi zindeyim…

***

Çünkü kapımız, “umutsuzluk kapısı” değil… Hem umutsuzluğun ne anlama geldiğini biliyoruz… Ve “Allah’tan umut kesilmez!” diyoruz… Allah herkese sağlık, huzur ve ağız tadı versin…Bize de… 

***

Ülkemiz yeni bir bahara, yeni umutlarla giriyor… İnanın, “her şey güzel olacak”. O nedenle; İnsanların umutlarını söndürmeyin… İnsanların yüzleri devamlı gülsün…

***

Hamasetle, afur tafurla, İnsanları kandırmayın, insanları korkutmayın…“Türk’e Türk propagandası yapmayın!”Biz artık biliyoruz ki; ölçeklerimiz çok küçük…Evrensel bilim, sanat kültür havuzunda esamimiz okunmuyor!”

***

Öyle bizden korktukları falan yok. Bizi yok etmek için sınırlarda falan da beklemiyorlar.Yaşam kalitesi, hak ve özgürlükler açısından sıralamanın sonlarındayız…Dünya sıralamalarında “esamimiz” dahi okunmuyor…

***

Hatırlar mısınız? Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle, Avrupa’nın doğal gaz vanalarını kapatmıştı RusyaAvrupalının kış nasıl geçireceği, insanların kuşlar gibi donarak öleceklerini, varsılların da kışı geçirmek için mesela bizim güney sahillerimiz geleceği senaryoları anlatıyordu, besleme, “yandaş ve candaş” basın. 

***

Peki, ne olduGobelsvari propaganda yöntemleri ile yapılan algı oluşturması? Hiç anlattıkları gibi olmadı... Neden? Çünkü o ülkelerde akıl, bilim egemen… Aldılar önlemlerini, en az hatta hiç hissedilmeye zararla atlattılar kışı… Biz ise birikmiş doğal gaz borcumuz ertelemesi için Rusya’nın kapısını çaldık. Bu nedenle de vermediğimiz taviz kalmadı. 

***

2023 yılın üçüncü ayı bitiyor…Bahara şunun şurasında ne kaldı ki?Dostlar inanın, bahar şarkıları söyleyeceğiz.

***

İnsanlar aş ve iş bekliyor; huzur, güven bekliyor… Hamaset sadece egemenlerin karnını doyuruyor!..

Unutmayın; hamaset, kazandıkları konfor ve pozisyon kaybetmek istemeyenlerin silahı. Bunların elinde müsekkin…

***

Bu hamasete inanan belli ki “Reisci” amca, ülkenin çok iyi durumda olduğunu kanıtlamak için gence soruyor: “Çıkart telefonunu…” Çocuk, dayak yemek korkusu ile tedirgin ne yapacağını bilemiyor. Oysa bana sorsa şunu yapardım: Telefonumu çıkartır, “işte telefonum, 10 bin lira” der akabinde ona söylerdim; “Sende çıkart cüzdanını!” Çıkartır cüzdanını, eminim fareler cirit atıyor. O zaman derdim ki; “gördün mü amca, ben 10 bin liralık telefon kullanıyorum ama senin cüzdanında kuruş yok, giyindiğin pantolon ve ayakkabı da kaç yıllık Allah bilir. Evet, bu neden?”

***

Evet. O yaşlı amca; “Onun cebinde 10 bin liralık telefon var ama benim cüzdanımda metelik yok, neden? Sorusuna yanıt aramadığı sürece, daha çok av olur. Bir doğa yasası var; “bir yerde av varsa mutlaka avcı da vardır!”

***

Dünya çok değişiyor… Elbette Türkiye de değişecek… Değişimin önüne takoz koymayın… Hem koymak için de uğraşmayın, başaramazsınız!..

***

Sorunlarımıza artık2023’ün gözlüğünden bakın… Çağın gerisinde kalmayın; çağları birbirine karıştırmayın… Bunları söyleyenleri de suçlamaya kalkmayın… Bunlara; “Şunun bunun uşağı; Şu bu gibi düşünüyor” gibi sıfatlar yakıştırmayın… 

***

Bunları dediğimizde neden rahatsız oluyorsunuz!.. Sağı solu suçlayacağınıza… İçerde ve dışarıda düşman arayacağınıza… Önce bir aynaya bakın…

***

Hem neden aynaya bakmaya korkuyorsunuz ki? İnsanlar artık, olup bitenleri anında görüyor… Egemenlerin anlatımına ihtiyacımız kalmadı… Her şeyden anında haberimiz oluyor… İletişim araçlarına kötü yakalandınız… İletişim kanallarına gem vurmak istenmesi de bundan…