Diyarbakır’da Kayapınar Selahahattin Eyyübi Kent Meydanı Çadır Kenti ziyaretinde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerde bulunan Kredi Yurtlar Kurumu’na ait yurtlarını depremzedeler için misafirhane haline getirileceğini söyledi ve “Yaz mevsimine kadar üniversitelerimizi tatil ediyoruz, tamamen uzaktan eğitimle yolunu devam edecekler” dedi.
Acil bir şekilde alınan kararla üniversiteler uzaktan eğitime geçti…ve bir deprem etkisi de üniversiteli gençlerimiz yaşadı…
Doğru bir karar mı?
Elbette doğru bir karar değil…
Nedense ülkemizde yaşanan afetler, olumsuzluklar karşısında ilk göze batan eğitim oluyor…
Bu nedenle tüm Türkiye’de üniversitelerde uzaktan eğitime geçilmesine karar verildi.
Habere göre,”Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) 9 Şubat’ta depremlerden dolayı üniversitelerin bahar döneminin ikinci bir duyuruya kadar ertelendiğini duyurmuştu. Deprem bölgesi dışında okuyanlar okullarla birlikte üniversitelerin de 20 Şubat’ta açılmasını bekliyordu.” Açıklanan uzaktan eğitim kararıyla öğrenciler ve aileleri şaşkınlık içerisinde kalıp apar topar yurtları terk etmeye başladılar… Sanki yangından mal kaçırıyorlar gibi neydi bu acelecilik, yine sonuçları düşünülmeden alınan kararlardan birisi oldu…
Depremzedeleri KYK Yurtlarına yerleştirmek yerine, bir çok seçenek varken; Konteyner evleri, otellerde kiralama,tatil bölgelerinde ki yazlık evler gibi yerler geçici olarak kullanılabilir ve üniversitelerde uzaktan eğitim kararı deprem bölgesiyle sınırlı olabilirdi, ha depremzedeleri yerleştirmek için başka her türlü yol denenseydi bunu anlardık elbette, insanlarımızın bu soğuk kış gününde aç, açık kalmamaları için ilk görev olarak yer alır, ülkemiz deprem bölgesi defalarca yazıldı, çizildi, uyarıldı, uzmanlar bangır bangır bağırdı felaket yakın diye, fakat görünen o ki felaketlerin, afetlerin hazırlığına zerre kadar ilgili olmayan bir yönetimin şaşkınlığı içerisinde çözüm olarak bu karar çıktı maalesef… Yazık çok yazık ediliyor bu gençlerimize…
Çok değil geçtiğimiz haftalarda Sayın Cumhurbaşkanı bir grup toplantısında muhalefete cevap olarak şu sözlere yer vermişti.
Çankaya Köşkü, bizim şahsi malımız değil. Tamamı ile milletin malıdır. Aynı şekilde Külliyemiz de yine milletin malıdır. Yani bunu milletin malı olarak kullanmanın tam zamanı değil mi? Depremzedeler öğrenci yurtlarına gerek kalmadan Külliyede misafir edilebilir. Tabi buda benim görüşüm...
Pandemi döneminde de tüm insanlığın psikolojisini etkilemiş, öğrencilere de bu psikolojik etkileri üzerlerinden atamamışken, bu kararı almak gençlerimizin ruh sağlığına ve eğitime ciddi anlamda zarar vereceği açıkta ortada… Depremler sonucunda on binlerce insanımız evinden barkından oldu.tabii ki millet olarak seferber olacağız, elimizden ne geliyorsa yapacağız, gerekirse evlerimizde misafir edeceğiz bizler Türk milleti olarak felaketler karşısında tek yürek olmasını bilen bir milletiz…ama ne hikmetseiktidarher seferinde, başları sıkıştıkçaçareyi eğitimi baltalamakla depremzedeleri öğrenci yurtlarına yerleştirmekte buldu. Buldu bulmasına da ne kadar sağlıklı bir karar oldu,haklı olarak tartışmaya bile gereksinim olmayarak büyük tepkiler gösterildi elbette…
Bir ülkenin eğitimi ne kadar çürükse o ülke çökmeye mahkûm bir ülke olur… Eğitimi bu kadar hafife almaları eğitimsiz insanları bir yerlere yerleştirmelerinin zararlarını birçok kez gördük ve yaşadık… Diplomasız eğitimsiz insanlara verilen yetki, başta müteahhit olmak üzere; sonuçlarını 10 ilimizi kapsayan Kahramanmaraş merkez üssü 7.7 lik depremde gördük… O müteahhitlerin kaçının diploması var, kaçı eğitimini tam anlamıyla almış, birde bunun yanı sıra İmar Affı adı altında çıkan karar bu eğitimsiz kişilerin ekmeğine yağ sürdü… Kaçak yapılara verilen izinlerin sonucu, belediyelerin buna göz yumması da cabası oldu…
Eğitime olan düşmanlıkları ülkeyi çökertmek mi, yoksa fi tarihine kadar cahil bir toplum yaratıp iktidarda kalmak mı?
Cahillik ve cehalet bir toplumun yok oluşu en büyük etkisidir.
İlim, bilim ve irfan bir toplumun, ülkenin yükselişi, temel kaynağıdır. Büyük bilim insanlarının dünya üzerindeki araştırmalarının sonuçlarında hiç yanılmadıklarını okuyarak öğrendik… Matematikte,fende, kimyada, coğrafyada, yapılarında temellerinde ilimin, bilimin irfanın doğrultusundaki eserleri gün gibi ortada… Dünyada ve ülkemizde yetişen bilim insanlarının ve büyük ustaların hepsi birer gurur kaynağımızdır… Onun içindir ki; İlkokul temel eğitimin en önemli başlangıcı olup,öğrenci üniversiteye kadar kendine bir yol haritası belirler ve üniversiteden mezun olduktan sonra çizdiği yol haritası üzerinden ilerlemeye başlar…
Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün eğitimle ilgili ayrı ayrı anlam taşıyan çok sözleri var tabiî ki, ama şu sözleri tam manasıyla yaşanan felakete, alınan eğitim kararına en güzel ve anlamlı vurgu bu olsa gerek“Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.”
Ve diyorum ki;deprem vergisi adı altında toplanan gelirin tamamı depremzedeler için kullanılmalı ve biliyoruz ki; bu gelir öğrencileri yurtlarından edecek kadar az değildir…
Ülkemize, öğrencilere ve geleceğimize yazık etmeyin…


