Ankara’da su sıkıntısı başlayınca, fırsat bildiler, Başkan Mansur Yavaş’a yüklendikçe yükleniyorlar, görev ve sorumluluk açısından. Ama muhalefet de dahil, eleştirenlerin de mevzuattan haberi yok sanırım ya da bilip bilmezlikten geliyorlar.
**
Genel bir çerçeve çizeyim yeraltı ve yerüstü sularının yetkili kurumu Devlet Su İşleri. O nedenle, özel olsun, tüzel olsun, hiç kimse kafasının estiği gibi bu sular üzerinde tasarruf sahibi değildir. İzne tabidir. Mesela, yeraltı suyu çıkartanlar, belli bir mesafenin altında, mutlaka bir su sayacı koyup, kamunun payını ödemeleri gerekir.
**
Şimdi değişti mi? Bilmiyorum. Mühendisliğe başladığımız yıllarda biz bunu; “enerji ve su hakkı” olarak öğretmişlerdi. Bu hakkın da devletin olduğunu söylemişlerdi. Bakalım, Belediyelerin içme suyu temini, iletim ve dağıtım işi değil, kime aitmiş?
**
DSİ Genel Müdürlüğü (DSİ), ülkemizin çok önemli bir kuruluşu, gözbebeğimiz. Bakmayın siz, avuç içi kadar büyüklükte, Kıranardı Öküzçukur Göleti’nin “sızdırma” sorununu bir türlü çözemediklerine.
**
Anlaşılan, “havlu atmış!” durumdalar. Büyük su yapılarını nasıl yapabiliyorlar? Anlamak mümkün değil. Kayseri’de iktidar ve muhalefetin de umurunda bile olmadı uyarılarımız. İlgili belediyeler de tüm uyarılarıma rağmen “kuş uçuruyor!”, önemini kavrayamadılar..
**
Yöre ahalisi de, kahve de okey oynamaktan, vakit ayıramıyor, kendileri için hayati öneme haiz su yapısı için. Mesela CHP Milletvekili Aşkın Genç, Saadet Partisi Genel başkanı Mahmut Arıkan da ilgili bakandan sorabilir ama onlarda da farkında değil bunun.
**
Hal böyle olunca, bir anımsatma yapayım dedim. Kurumun sitesinden aldığım bilgileri paylaşıyorum:
DSİ, 6200 Sayılı Kanun’la 18 Aralık 1953 tarihinde kurulmuş ve 1954 yılında teşkilatlanmış. … taşkın koruma, sulu ziraatı yaygınlaştırma, hidroelektrik enerji üretme ve büyük şehirlere içme suyu temini yanı sıra “Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine” de İçme suyu temini gayelerini etkin bir şekilde yerine getirebilmesi bakımından, söz konusu dört maksadın ortak noktası olan baraj çalışmaları konusunda öncelikli faaliyetlerini sürdürmektedir.
**
Bu sebeple DSİ Genel Müdürlüğü ülkemizde barajlar yapan bir kuruluş olarak bilinir. Aynı zamanda ülkemizdeki su kaynaklarının çeşitli kullanım maksatlarına tahsisinde otorite kuruluştur. DSİ Genel Müdürlüğü faaliyetlerini; 6200, 167 ve 1053 Sayılı Kanunlara göre yürütür. Bu kanunlar aşağıda özetlenmiştir:
**
28/02/1954 tarih ve 6200 Sayılı Teşkilât ve Vazifeler Hakkındaki Kanun ile;
- Yeraltı suyu etüt ve araştırmaları için kuyu açmak veya açtırmak,
- Yeraltı suyu tahsisi yapmak,
- Yeraltı sularının korunması ve tescili,
- Arama, kullanma ve ıslah-tadil belgesi vermek,
**
03/07/1968 tarih ve 1053 Sayılı Ankara, İstanbul ve Nüfusu 100 000’den Büyük şehirlere içme Suyu Temini Hakkında Kanun ile;
- Baraj ve isale hattı,
- Su tasfiye tesisi inşaatları,
- Su depoları yapmak,
görevleri DSİ’ye verilmiş iken, 18/04/2007 tarih ve 5625 sayılı Kanun ile 1053 sayılı kanunun 10. maddesinin değişmesi neticesinde nüfus kriteri kaldırılarak Belediye teşkilatı olan tüm yerleşim yerlerinin içme kullanma ve endüstri suyu ve gerekmesi halinde atık su tesislerinin yapımında DSİ yetkili kılınmış olup 1053 sayılı Kanunun adı da "Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun" olarak değiştirilmiştir.
**
Hülasa, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, ülkemizdeki bütün su kaynaklarının plânlanması, yönetimi, geliştirilmesi ve işletilmesinden sorumlu.
**
Kanun No: 1053
“Belediye Teşkilâtı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma Ve
Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun”
**
MADDE 2 - Su kaynağını teşkil eden barajlar, isâle hatları ve tasfiye tesisleri Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, depo ve tevzi şebekeleri belediyelerce yapılır.
**
Hayda, sıkı durun, bir kanun maddesi daha vereceğim. Bayağı kafam karıştı. Nasıl karışmasın?
**
5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun “Görev, Yetki ve Sorumlulukları” bölümünün yedinci maddesinin “r” bendinde şöyle denmekte; “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.”
**
Evet. Kanunlardan üç farklı görev ve yetki sınırları verdim. DSİ’de Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sızlanmasına, Büyükşehir Belediyesi Kanununun ilgili maddesi ile yanıt veriyor. “Görev alanında, baraj yapma yetki ve sorumluluğu” senin, diyor. Ama diğerlerini görmüyorlar ya da göremiyorlar. Yani, Büyükşehir yasası, diğer yasa maddelerinin yürürlüğünü kaldırdı mı? Yok. Olsa, kaldırıldığına dair ek maddelerle atıfta bulunur.
**
Tabii, belediyeler bu yetkiyi kullanırken acaba, DSİ’den izin alması gerekir mi? Yani, herhangi belediye, ben istediğim yere baraj yaparım, kimseden izin almam deme hakkına sahip mi? Asıl açıklığa kavuşturulması gereken konu bu. Bence, ilgili Bakanlık/Genel Müdürlükten izin alınması gerekir.
**
Bu açıklığa kavuşturulursa, mesele kalmaz. Kim haklı, kim haksız, belli olur. Kamu yönetiminde iki başlılık olabilir mi? Sorunun yanıtı “evet” ise, “yönetimde” kaos doğar. Ama ısrarla tekrar ediyorum, kim olursa olsun, İlgili Bakanlık’tan/Genel Müdürlükten izin alması gerekir.
