MUSTAFA CENGİZ


DİL RAPORU ÜZERİNE…

 Tarihçi Yazan Süleyman Kocabaş’ın Kayseri Hakimiyet’ deki  Dil Yazıları Ve “Dil Raporu” etkilerini  göstermeye başladı.


 Tarihçi Yazan Süleyman Kocabaş’ın Kayseri Hakimiyet’ deki  Dil Yazıları Ve “Dil Raporu” etkilerini  göstermeye başladı.

“Tarihimizin sevdalısı” olmak yanında dilimizin  de “sevdalısı” olarak isim yapan Kayseri Hakimiyet Gazetesi köşe  ve dizi yazılar yazarlarından Tarihçi Yazar Süleyman Kocabaş’ın dilimizin sorunlarını  dile getirmeye yönelik 2 Şubat 2020’de başlayan ve her gün devam eden  köşe ve dizi yazıları yanında, 8 Ağustos  2020’de  Cumhurbaşkanlığı makamına gönderdiği “Dil Raporu” ve ekleri  etkilerini göstermeye başladı.

Kocabaş’ a CİMER’den gelen mesajlarda, “Dil Raporu” ve   Cumhurbaşkanı   Recep Tayyip Erdoğan’a Kayseri Hakimiyet’ te yazdığı “Acık Mektubu” nun makama sunulduğu ve bilgi edinilmesi, gereğine yardımcı olunması için ilgili makamlara gönderildiği yer almıştır.  Kocabaş raporunu  ayrıca,  MHP Genel Başkanı  Devlet Bahçeli’ye de ekinde kendisine Kayseri Hakimiyet’ te yayınlanan  “Açık Mektubu” da olduğu halde sunulmuş, rapor,  Mecliste grubu bulunan parti genel başkanlarına da    gönderilmişti.

Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan, zaten öteden beri dil sorunlarımızı dile getiriyor ve özellikle de bunlardan olarak “caddelerimizdeki  yabancı işleri isimlerinin temizlenmesi” üzerinde duruyordu.  Bu cümleden en son olarak, 2020 yılı Kültür ve Sanat Ödülleri verilirken 20. 1. 2020’ de yaptığı konuşmada şunları söylemişti: “Dilimize sahip çıkmalıyız, dilimizi zenginleştirmeliyiz.   Dilini zenginleştirmeyen ve diline  sahip çıkmayan milletler,  köksüz bir ağaç gibi en hafif bir rüzgarda devrilirler. Caddelerimizdeki dükkanlarda ve marketlerde  bizim dilimiz yok. Tabelalarda başka bir şey var.  Bizden öncekilerin hatalarından ve tecrübelerinden  dersler alarak dilimizi zenginleştirmeliyiz.”

Tarihçi Yazar Süleyman Kocabaş’ın “Dil Raporu” nda dile getirdiği dil sorunlarımızın izlerini de taşıyan Sayın Erdoğan’ın bu beyanatı, dilimiz konusunda milletimizin yanmakta olan yüreğine su serpmiştir.

Konu ile ilgili olarak Cenk Meydanı’nda sevincini paylaşan Kocabaş, “Raporum ve açık mektubum Sayın Cumhurbaşkanımızın arzularına da tercüman olduğu ve ona destek vermek için yazıldığından, onun bu son görüşleri daha da sevindirici olmuştur. Dileğim, bunların sözde kalmaması, tatbikatlarına  yönelik yaptırımlarla içlerinin  doldurulmasıdır. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın öndeliğinde başarılırsa, 1920’lerin  “Vatan- Toprak Kurtarıcıları” nın tarihimize “Kahramanlar” olarak geçtikleri gibi,    günümüzün tarihine de  “Dilimizin Kurtarıcısı” olarak   “Kahraman Lider” olarak geçecektir.   Zira,  toprağı kurtarmak yanında dilin de kurtarılması toprağın kurtarılması kadar önemlidir. Bir millet nasıl ki topraksız yaşayamazsa milli dilsiz de yaşayamaz.   Çünkü milli dil, milleti meydana getiren en başta gelen kültür unsurlarından birisidir.  Milli dil öldü mü, millet de ölür. Tarih, milli dilleri ölen  “milletler mezarlığı” ile dolu olup, bugün itibariyle onların yalnızca isimleri bize ulaşmıştır”  diyerek bu uğurda çalışmalarına devam edeceğini ve gelişmelerden son derece memnun olduğunu sözlerine ekledi.

**

ŞUBAT… MART…

2021 Yılı Ocak ayını geride bıraktık.

Aslında çok değişen bir şey olmadı 2020’ye nazaran.

Asgari Ücret rakamındaki bir parça kıpırdanma haricinde ekonomide durum herkesin malumu.

Açıklanan yardım paketindeki yardımlar, ötelemeler ve SGK ve Bağkur ile ilgili yeni Af adımları Esnafı kesmiş değil.

Aşı ile ilgili açıklanan çelişkili rakamlar sonrasında gelinen noktada Kayseri’de aşı olan isimlerin sayısı nüfusun ancak yüzde 1.5’ine tekabül ediyor.

TAM 1 YIL OLACAK…

Mart ayı itibarı ile Dünyayı sallayan Korona virüsü ile ilgili tam bir yıla ulaşmış olacağız.

Normal şartlarda bir kişinin Aşı olabilmesi için ülkemiz koşullarında gelecek yıl bugün ancak uygun olabilir.

Kar yağışı ve barajlarda ki su oranı ile ilgili arzulanan rakamları bulmak bir yana maalesef Ocak ayı itibarı ile beklentilerin de bir hayli altında kaldı.

ÖTELENMİŞ UMUTLAR…

Şubat ayı ile ilgili beklentilerde aslında 2020’den bu yana ötelenen ve Ocak 2021’de de maalesef karşılığını bulamayan beklentiler olarak sarkmış görüntüler.

Büyüklerimiz Mart’ı Nisan’ı kıştan sayarlar.

Meşhur bir Atasözümüz vardır.

“Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır!” diye.

İnşaallah öyle olmaz.

Zira vatandaşın yakacak kazma küreği bile kalmadı.

Esnafın durumu ortada. Omuz zoru ile bugünlere ancak gelebildiler.

Böylesine hiç beklenmeyen bir ortamda bir yıl az bir zaman süreci değil.

BEKLENTİLER YAZA KALDI…

Şubat ayını kazasız belasız atlatabilirsek, Mart ayının ortalarından itibaren başlayacak olan Bahar esintileri gerek barınma, gerek ısınma sorunu, gerekse de Doğalgaz-Elektrik-Su gibi katlanarak artan giderlerle insanımızın dip yapan moral motivasyon bağlamında biraz olsun kendimize gelme yolunda güneşli güzel günlerin müjdecisi olur inşaallah.