KADİR DAYIOĞLU


DEZENFORMASYON YASASI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ…

Gözünüz aydın olsun… “Dezenformasyon Yasası” yürürlüğe girdi…


Gözünüz aydın olsun…

“Dezenformasyon Yasası” yürürlüğe girdi…

Muhterem ahalimize, devletimize ve tabii, bu süreçte yeterli duyarlılığı gösteremeyen muhalefete, özellikle yerel basına hayırlara vesile olur inşallah…

***

Ha. Muhalefet hiçbir şey yapmadı mı? Elbette yaptı ama yumurta “malum yerin” ağzına gelince… Şimdi, milleti yakmamak için, kendilerini yakacaklar; sahaya yayılacaklar, dağ-taş dolaşacaklar ülke gerçeklerini, doğrularını gelip bana anlatacaklar.

***

Başka çareleri yok. Zira,“resmi ideolojinin”, “resmi devairin” dışındaki her türlü bilgi, belge ve yorumun bu yasa kapsamına girmesi olası… Yine zira;“iktidarın doğruları” dışında tek bir doğru olmayacak. O nedenle, birey olarak benim, yasa karşısında yapabilecek bir şeyim yok; yargı sürecini her an tada bilirim; soluğu kodeste alabilirim.

***

Evet. Çok acı, çok düşündürücü… Acı olan şu; “3Y”yi yani “yasaklar, yoksulluk ve yolsuzlukları” kaldırma vaadi ile iktidar olan, “bireyi önceleyen”AK Parti’nin yirmi yıl sonra geldiği nokta…

***

Çok merak ediyorum; “Tek Parti Dönemi”ni kitaplaştıran, o dönemi şiddetli bir biçimde eleştiren Şükrü Karatepe Hocamız, “AK Parti Dönemi”ni nasıl yazacak, çok merak ediyorum.

***

Muhalefet, gerekli direnci gösteremedi, ahaliye bu yasanın ne anlama geldiğini anlatamadı şimdi ise Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) medet umar oldu… CHP, 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunu işleyenlere 1-3 yıl hapis cezası verilmesini düzenleyen 29’uncu maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması içinAYM başvurmuş.AYM, bu yasayı iptal edermiş… Elbette edebilir ama ne zaman? Bu kadar yoğun işi altında buna ne zaman sıra gelebilir?

***

Bir de bakmışsınız, sıra, ancak seçimlere üç gün kala gelmiş ve iptal etmiş… “Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra”; “ba’delharabül Basra”,“Basra harap olduktan sonra”! ne işe yarar ki?

***

Ha. Yüce mahkeme bu yasayı, özgürlükler bağlamında ciddiye alır, bir an önce görüşür, “29. Madde”nin yürürlüğünü öncelikle durdurursa, mesele kalmaz. Ama inancım o ki, bu denli iş yoğunluğu arasında buna fırsat bulabileceklerini hiç sanmıyorum.

***

O nedenle; rahmetli Kasım Gülek’in yaptığı gibi muhalif ya da bu yasaya karşı olan milletvekilleri ve parti yetkilileri, “demir asa ve demir çarık” giyerek Anadolu yollarına düşmesi lazım. Rahmetli, 1950 yenilgisi sonrası CHP Genel Sekreteri olunca bu yola gitmişti.

***

Muhalif siyasileri dinlerken biz ne yapacağız, hiçbir tepki vermeyeceğiz, yazmayacağız, çizmeyeceğiz zira onaylamış,suça iştirak etmiş olabiliriz, “gözlerine bakıp ne demek istediklerini anlayacağız”, ülkenin halini de…İnanın abartmıyorum… Tamamen öznel (sübjektif) ifadeler içeren bu yasa ile herkesin başı belaya girebilir. Çok dikkatli olmak lazım…

***

Unutmayın; bundan sonra “Kurt Kanunu” işleyecek; yemeye karar verdiye kurt kuzuyu, kuzunun nereden su içtiği önemli değil. O nedenle, kaynağını bilmediğiniz bir bilgiyi paylaşmayın; mümkünse yorum yapmayın; sitelerinizi dostlarınızın/arkadaşlarınızın paylaşımı dışına izin vermeyin. “Üstad-ı Necip”imizin; “Kuzulara şah olsa kurt yapmaz bu taksimi” dizelerini olur olmaz yerde kullanmayın.

***

Hakaret, küçük düşürücü, kişileri ve kurum/kuruluşları rencide edici olmamak şartıyla doğru bildiklerinizi, lisan-ı münasip bir biçimde paylaşmaktan/yazmaktan korkmayacağız. Mesela, kamu ve yandaş medya web sitelerine girerseniz, tonlarca eleştiri bilgisine rastlarsınız. Ama bir şartla, o bilgiyi mutlaka “farklı kaydedin”. Zira hemen “kaldırabilirler”.

***

Dostlar, tam 66 yıl sonra tarih tekerrür ediyor, ne yazık ki. Bakınız o tarihte ne olmuştu:1954 yılında çıkarılan 6334 sayılı kanun, 7 Haziran 1956’da “Neşir Yoluyla veya Radyo ile Yahut Toplantılarda İşlenen Bazı Cürümler Hakkında Kanun” şeklinde değiştirildi. Değişikliğinin amacı, kamuoyuna, “halkı memleket ahlakını ve aile düzenini bozacak haberlerden koruma” olarak açıklandı.Kanunun bası maddeleri günümüz Türkçesiyle şöyle:

  • Resmi sıfata sahip kişiler hakkında, her ne surette olursa olsun, itibarı zedeleyenler, itibarı zedeleyecek bir hususu isnat edenler, küçük düşürenler, küçük düşürmeyi hedefleyenler, hor görenler, hor görme hissi telkin edenler, kuşku uyandıranlar, kuşku uyandıracak mahiyette imalarda bulunanlar, ailevi bir durumu duyuranlar, üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.Resmi sıfata sahip kişilerin görevleri aleyhine yayın yapılırsa, bu hapis cezası bir yıl artırılır.
  • Her ne surette olursa olsun, hükümetin itibarını zedeleyenler, halkın hükümete ve devlete beslediği güveni sarsanlar, halkı paniğe sevk edenler, halkın huzurunu bozacak haberleri yayınlayanlar, halkın huzurunu bozacak şekilde yazı yazanlar, hükümet hakkında maksatlı yayın yapanlar, hükümetin gücünü kıracak şekilde yayın yapanlar, üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.
  • Her ne surette olursa olsun, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatının yükselmesine sebep olacak şekilde yayın yapanlar, ekonomi, güvenlik, yargı konularında, resmi makamlara olan saygıyı/güveni sarsacak şekilde yayın yapanlar, bu resmi makamlar hakkında kuşku uyandıracak mahiyette maddi/manevi imalarda bulunanlar, üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.
  • Her ne surette olursa olsun, bu tür yayınları nakledenler, alıntı yapanlar, üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. (https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/12393701/mtanzer-unal/menderes-doneminde-basina-sansur)