Demokrasimizin gözü aydın… Nur topu gibi bir evlat doğurmak üzere…“Dezenformasyon Yasası” ya da “Sansür Yasası” denilen düzenleme, Meclis gündeminde… Anlaşılan iktidar, bu düzenleme ile seçime gidecek… “Ya kırk katır ya da kırk satır!” diyecek muhaliflere, muhalif seslere… Amaç endişe ve korku yaratmak, toplumu kuşatmak, ağızlara kilit vurmak.
***
Muhalif olmayanlar endişelenmesin… Onlar ne söylerse söylesin, ne yazarsa yazsın bir beis yok… Düşünceyi yayma, ifade ve basın özgürlüklerini olumsuz etkileyeceğine dönük endişeler ve yoruma açık soyut maddeler taşıyan bu yasa, necip milletimize hayırlı ve uğurlu olsun.
***
“Basın Kanunu ve Bazı Konularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, AKP ve MHPtarafındanMeclis’e taşındığı için, iki partimizin de siyasal tarihimizde nasıl anılacağını siz tahmin edin.
***
İşin acı yanı; “3Y”yi (Yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk) kaldıracağız diye iktidar olan, “yasaklardan ne çektiklerini” anlata anlata günümüze gelen, hâlâ bunları kullanarak “mağdur ve mazlumları” oynayan AK Parti’nin böyle bir yasayı gündeme getirmesi ve sandığa bununla gitmek istemesi, özgürlükten ne anladığının somut örneği.
***
Konunun bir başka acı yanı var…
Bu ülkede şu kadar üniversite, şu kadar hukuk fakültesi var…
Antidemokratik, özgürlükleri boğan, toplumu tek sesli getirmeye matuf bu yasanın aleyhinde ya da lehinde hiçbir ses çıkmıyor. Unutmasınlar, tarih, bunları da yargılayacak.
***
Bir yandan “özgürlük” diyeceksiniz, diğer yandan “resmi inanca” aykırı, -bu halkın inancı da olabilir-, yazan, çizen, (twit), bunları paylaşan hapse girecek.
***
Yazarı ve kitabın ismi lazım değil; “Tek Parti” dönemini kitaplaştıran ve bu dönemi acımasızca eleştiren bir Hocamız, AK Parti dönemini nasıl yazacak?
Çok merak ediyorum?
En azından şunu söyleyeyim; anılan kitapta geçen CHP sözcükleri yerine “AK Parti”, “Has isimlerin”yerine “günümüz iktidar mensuplarının isimlerini” yazsanız, inanın hata yapmazsınız.
***
Evet… Vakti zamanında; “bunlara inanmayın. Bunların özgürlük anlayışı türban, İmam Hatip okulları ve Kur’an kursları” ile sınırlı dediğimizde çokları inanmamıştı.
***
Peki, bu,Anayasa Mahkemesi’nden döner mi? Fikir, düşünceyi açıklama ve ifade özgürlüğüne aykırı bu yasanın Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi beklenir ama üyelerin atama dönemlerine göre kompozisyonu, bu umudumuzu ortadan kaldırmakta.
***
Kırk maddeden oluşan tasarı sosyal medya platformları, internet gazetecileri, basın mensupları ve sosyal medya kullanıcılarının tümünü ilgilendiren önemli değişiklikler öngörüyor. Tasarı gerekçesinde dezenformasyon kısaca, “yalan haberi kasıtlı olarak üretme ve yayma eylemi” olarak tanımlanıyor. ‘Halkı yanıltıcı bilgi’, ‘gerçeğe aykırı bilgi’, ‘halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saiki’ gibi kavramların tanımlarına ise yer verilmiyor.
***
Mesela, yalan, kasıtlı, yanıltıcı, endişe, korku, panik gibi kavramları ne ile kıyas edeceksiniz? Mesela kıyas mevki ve makamları TÜİK, RTÜK, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi diğer resmi devair mi olacak?
***
Yasa ile ilgili bilgileri “Doğruluk Payı” sitesinden aldım (https://www.dogrulukpayi.com/). Kanun teklifi, özellikle dezenformasyona dönük düzenlemeleriyle öne çıkıyor ve Türk Ceza Kanunu’na yeni bir suç eklenmesini içeriyor. Bu yeni suçun kapsamı, “halkı yanıltıcıyı bilgiyi alenen yaymak”, olarak özetlenebilir.
***
“Haklarında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanacak suçun failleri şöyle tanımlanıyor: “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli bir şekilde alenen yayan kimse”
***
Kamu Barışına Karşı Suçlar arasına yerleşecek yeni suçun failinde “özel kast, gerçeğe aykırı bilgide özel nitelik ve eylemde elverişlilik arandığı” ifade ediliyor. Ediyor ama bunların testi, ölçümü nasıl ve neye göre yapılacak? Niyetleri kim ve nasıl okuyacak? Oysa ceza gerekçeleri somut olur.
***
Failin gerçek kimliğini gizlediği ve/veya suçun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştiği durumlarda cezanın yarı yarıya artacağını ekliyor. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın faaliyetleri ve personeline yönelik suç barındıran içerikler de katalog kapsamına alınıyor.”
***
Yarın bu konuya, “mesajlarla” devam edeceğiz, konunun daha iyi anlaşılması için...


