“Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hali.”Varlıkta yoklukta, eş dost seçiminde, düşünürken ve konuşurken, dengeli olmak çok zordur. Kimse ve hiç bir şey beni ilgilendirmiyor, kendi keyfime bakarım, sorumluluklarımı yerine getirmem ve dengesizlik benim yaşam biçimim diyebiliyorsan, tam olarak insanlaşamamışındır. Varsa elinde üç beşin, onun verdiği şımarıklıkla yok sayarsan tüm çevrendekileri, sonradan görmelerin etrafa para saçmaları gibi pespaye bir hayat yaşarsan veya denge kurabilirsen, itibarlı, kişilikli ve saygın olursun, tercih senin.
Aile reisi, tüm aile fertleri arasında adaletli bir denge kurmaktan biçare kalmışsa, neyi, ne zaman ve hangi ölçülerde yapacağına karar veremiyorsa, öncelikle kendi hayatında, daha sonrada tüm bireylerin geleceğinde dengeyi oluşturamaz. Görgüsüzlük, şımarıklık, ukalalık, kaba kuvvet ve çevresine sürekli şiddet uygulayan insanların en temel sorunları dengesiz yaşamayı alışkanlık haline getirmelerinden kaynaklanmaktadır.
Siyasetçilerin de davranış biçimlerinde ve yapamayacakları konularda seçmene verdikleri taahhütlerde, abartılı vaatler, heyecana kapılarak yaptıkları saçmalıklarda, aldıkları eğitimin ve yetiştikleri ortamın ne kadar dengesiz olduğunun göstergesidir. Bir gruba veya bir kişiye bağlılıkta gösterdikleri sadakatte de dengesizlik hakim olursa, daha sonra ödeyecekleri faturanın bedeli ağır oluyor ve ceremesi vatandaşa kalıyor.
Bireyin, kendi var oluşunun sebeplerini anlayabilmesi için kendisini doğru tanıması, bunu yapmak için de kendisi ile yüzleşmeye cesareti olması gerekir. Benim dengeden anladığım şey, en zor şartlarda bile kendini kaybetmeden, kırıp dökmeden, fiziki gücüne veya ekonomik gücüne güvenerek güçsüzleri ezmeden, insani vasıflarını kaybetmeden, dimdik ayakta durmayı başarabilmektir. İnsanların, Kurumların ve özellikle Siyasetin denge kurmakta çok daha hassas olmaları, yaşanması muhtemel zorluklar karşısında gelir adaletinin uygulanması, Devlet yatırımlarının uygulanmasında ve daha birçok konularda dengeyi çok iyi koruma zorunluluğu vardır.
Her insan için mutlaka bir çıkış yolu vardır, önemli olan başladığınız her işte ve her ilişkide ölçüsüz olmamak lazım. Ölçüsüz ve dengesiz yaşamanın, görgüsüzlükle aynı anlama geldiğini düşünenlerdenim. Sevginizde, ilişkilerinizde, dostluklarınızda, ziyaretlerinizde, harcamalarınızda ve daha birçok yaşam alanlarında dengeli olmak, dengeyi kurmak zorundasınız. Doğanın katledilmesinde, Ormanların yok edilmesinde, şehirlerin rant uğruna talan edilmesinde ve Siyasetin küfürlü dil ile yürütülmesinde dengesizliğin başrolde olduğu kesindir. Sonuç olarak söylemek isterim ki, çevremizle dengeyi kurmak için hayvanlar gibi yaşamak zorundayız.

