MUSTAFA CENGİZ


DEMOKRASİNİN NERESİNDEYİZ?

Demokrasi her zaman Türkiye’de en çok sorgulanan konuların başında geliyor. Popülist siyaset ve pandemi kısıtlamalarının demokrasinin gerilemesinde etkili olduğu belirtilen raporda, demokratik erozyon eğiliminin Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana "daha keskin ve endişe verici" hale geldiği belirtildi.


Demokrasi her zaman Türkiye’de en çok sorgulanan konuların başında geliyor.

Nitekim son bir değerlendirme ile ilgili sizlerle bugün bu konuya dair bir değerlendirmenin satır aralarını paylaşmak istiyorum.

“Demokrasi raporunda Türkiye melez ülke sayıldı!”

“Hoppala!” değdiğinizi duyar gibi oluyorum.

Peki kime göre bu değerlendirme?

Uluslararası Demokrasi ve Seçim Destek Enstitüsü’nün raporuna göre.

STOCKHOLM MERKEZLİ (IDEA)

Türkiye, demokrasinin en çok gerilediği ülkeler arasında yer aldı.

Son derece kritik bir değerlendirme.

Uluslararası Demokrasi ve Seçim Destek Enstitüsü’nün raporunda Türkiye, demokrasinin en çok gerilediği ülkeler arasında yer verirken, raporda, 2020 yılına ait veriler değerlendiriliyor.

Rapora göre dünyanın yüzde 70'i otoriter veya hibrit rejimler altında yaşıyor.

Stockholm merkezli hükümetler arası Uluslararası Demokrasi ve Seçim Destek Enstitüsü (IDEA), yıllık Küresel Demokrasi Durumu raporunu açıkladı. Yerleşik demokrasilerin tehdit altında olduğuna dikkat çekilen raporda, dünyada otoriterliğe doğru kayan ülkelerin sayısının arttığı belirtildi.

KİMLER HİBRİT (MELEZ) SAYILDI?

Başta Rusya ve Çin’in yer aldığı Hibrit (Melez) ülkeler arasında genellikle Orta Doğu ülkeleri var tasnifte.

Dünyada her zamankinden daha fazla demokratik erozyon meydana geldiği ve demokratik gerileme yaşayan ülkelerin sayısının hiç olmadığı kadar yüksek seyrettiği belirtilen raporda, aralarında Türkiye ve Rusya'nın da bulunduğu 20 ülke hibrit (melez) rejim; Çin, Suudi Arabistan, Etiyopya ve İran'ın aralarında bulunduğu 47 ülke de otoriter rejim olarak tanımlandı.

Raporda demokrasilerinde en fazla gerileme yaşayan ülkeler ise Macaristan, Polonya, Slovenya ve Sırbistan olarak gösterildi.

Hibrit ya da melez rejim kavramı otoriter rejimden demokratik rejime geçişini tamamlamamış siyasi rejimler için kullanılıyor.

2010-2020 YILLARI ARASINDA GERİLEME

Rapora göre dünyada her dört kişiden biri gerileyen bir demokraside yaşıyor.

Otoriter ve hibrit rejimlerin eklenmesiyle de dünyanın üçte ikisinden fazlasının gerçek bir demokraside yaşamadığı anlamına geliyor.

Türkiye'nin 2010-2020 yılları arasında demokraside en büyük gerilemelerinden birini yaşayan ülkeler arasında yer aldığı kaydedilen raporda, dünya nüfusunun yüzde 70'inin şu anda ya demokratik olmayan rejimlerde ya da demokratik olarak geride kalan ülkelerde yaşadığı kaydedildi.

ABD DEMOKRASİSİNDE GERİLEME

Raporda eski Başkan Donald Trump'ın 2020'de yapılan başkanlık seçimlerinin meşruiyetini sorgulamasının demokrasi açısından dönüm noktası olduğu vurgulandı.

Raporda George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinin ardından 2020 yazında düzenlenen protestolarda da örgütlenme ve toplanma özgürlüğünün kalitesinde düşüş yaşandığını kaydetti.

Raporda ABD'yi de ilk kez demokrasinin gerilediği ülkeler arasında sayan enstitü, ABD'de demokrasinin 2019 yılında görünür şekilde bozulmaya başladığına dikkat çekti.

Raporu hazırlayan uzmanlardan Alexander Hudson, ABD'nin aslında yüksek performanslı bir demokrasi olduğunu, hatta 2020 yılında tarafsız yönetimde iyileşme kaydettiğini, ancak sivil özgürlüklerde gerileme gözlemlendiğini söyledi.

OTORİTERLİK ARTIŞININ NEDENLERİ

Popülist siyaset ve pandemi kısıtlamalarının demokrasinin gerilemesinde etkili olduğu belirtilen raporda, demokratik erozyon eğiliminin Covid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana "daha keskin ve endişe verici" hale geldiği belirtildi.

IDEA Genel Sekreteri Kevin Casas-Zamora da "Salgın, özellikle demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün pandemiden önce rahatsız olduğu yerlerde, bazı olumsuz eğilimleri kesinlikle hızlandırdı ve büyüttü" diye konuştu.

BİDEN’IN LİSTESİNDE YOK…

ABD Başkanı Joe Biden'ın 100'ü aşkın ülkenin katılımıyla düzenleyeceği ilk Demokrasi Zirvesi için hazırlıklar hız kazanırken, "Erdoğan neden Biden’ın demokrasiler ittifakı dışında kaldı?" sorusu çok önemli.

Katılımcılardan taahhüt beklenen üç alan olarak otoriterleşmeye karşı demokrasiyi savunma, yolsuzluklarla mücadele, ulusal ve uluslararası düzeyde insan haklarına saygıyı geliştirme olarak sıralandı.

Bu politikasının en önemli ayağını da 9-10 Aralık'ta videokonferans yoluyla yapılacak Demokrasi Zirvesi oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Biden'ın zirvesine davet edilen liderler listesinde yer almadığını ilk olarak Politico duyurmuştu.

Türkiye'de sivil alanın, özellikle de ifade özgürlüğünün kısıtlanmasından ve gazetecilerin tutuklanmasından kaynaklanan endişelerin sürmekte olduğu endişesi sürüyor.

Demokraside gerileme yaşanan Türkiye'nin ayrıca dış politika çizgisinde de ABD'den farklılaştığına işaret edilerek ABD'nin kurmaya çalıştığı ittifakla aynı yolda ilerlemeyen bir ülke.

Ve… Ne yazık ki Türkiye İnsan Hakları ve Demokrasi konusunda sıkıntılı ülkeler arasında yer almaya devam ediyor.