MUSTAFA CENGİZ


DELİ PETRO'NUN RUHU HORTLADI...

Rus Çarı Deli Petro'nun meşhur vasiyeti var. İçinde kendine göre önemli maddeler içeriyor. Ve... En önemlisi de hiç kuşku yok ki İstanbul’un da alınması dahil Dev bir Süper Sovyetler Birliği (Rusya'nın) inşaası. Gorbaçov döneminde Rusya'nın bölünmesi akabinde Putin'e gelene kadar yaşananlar ve Putin'in yeniden Deli Petro'nun bir anlamda Ruhu'nu Hortlatarak yeni bir savaş ile vasiyeti sahiplenmesinin getirdiği nokta burası.


Savaşı biliyorum evladım. Yalnız insanlar değil, atlar, cümle mahlukat, kurt kuş, börtü böcek, kelebekler, arılar, ağaçlar, otlar, hava, su da kırıma uğruyor. YAŞAR KEMAL

Rus Çarı Deli Petro'nun meşhur vasiyeti var.

İçinde kendine göre önemli maddeler içeriyor.

Ve... En önemlisi de hiç kuşku yok ki İstanbul’un da alınması dahil Dev bir Süper Sovyetler Birliği (Rusya'nın) inşaası.

Gorbaçov döneminde Rusya'nın bölünmesi akabinde Putin'e gelene kadar yaşananlar ve Putin'in yeniden Deli Petro'nun bir anlamda Ruhu'nu Hortlatarak yeni bir savaş ile vasiyeti sahiplenmesinin getirdiği nokta burası.

2.5 Milyar dolar verip satın aldığımız ve kullanamadığımız S-400 ve Akkuyu Nükleer Santral çöplüğü için şimdi ne demeli?

13 Maddeden oluşan ve Rus Çarı I. Petro’nun, 1725 Yılında Yazdığı Türkiye ile ilgili Vasiyetinden bir kaç bölüm;

Çar I. Petro, Asya ve Avrupa hazinelerinin anahtarı olan İstanbul’un mutlaka alınmasını, bunun için de Türkiye ile İran arasına fitne ve fesat tohumları ekilmesi gerektiğini ve Gürcistan ile Kafkasya’nın ele geçirilmesinin şart olduğunu tembihler…

Rusya devletini, dünya devleti yapabilmek için, onun başkentinin, Asya ve Avrupa hazinelerinin anahtarı olan İstanbul olması lazımdır.

Acele ve noksansız olarak çalışıp, İstanbul’un batı topraklarına sahip olmak gerekir. Şüphesiz ki İstanbul’a sahip olan Şah, dünyada ilahi şah olacaktır.

Bu maksadın hedefine ulaşabilmesi için, daima Türkiye ile İran arasına fitne-fesat tohumları ekmeli, kavga ve savaş çıkarılmalıdır.

Bu iş için Sünni ve şii mezhepleri arasındaki ihtilaflar en keskin silah ve yenilmez ordudur.

Rusya’nın nüfuzunu Asya’da yaymak için Sünni şii ihtilafları en iyi vasıtadır. Türkiye ile İran arasındaki muvazeneyi öyle bozmak lazımdır ki (fitne-fesatla) onlar birbirleri ile hiçbir zaman anlaşamasınlar.

Hem İran, hem de Türkiye’nin Avrupa halkları ile temas etmesine imkan vermemeli. Eğer bu ülkelerin Müslümanları gözlerini açıp hukuklarını anlayacak olurlarsa, o bize büyük bela olacaktır.

Hem Türkiye’nin hem de İran’ın din adamlarını elde etmek ve onlar vasıtası ile Sünni-şii ihtilaflarını kızıştırmak lazımdır.

İslam akidesini Asya’dan uzaklaştırmak, Hristiyan dini akidesini ve medeniyetini oralarda ciddi bir şekilde tebliğ etmek ve yaymak zaruridir.

**

Ama Türkiye devleti mahvolmadan İran’ın canını almanız tavsiye edilmez.

Gürcistan ülkesi, Kafkasya hattının yani İran’ın şah damarıdır. Eğer Rusya’nın tesellüd neşteri o damara yetişecek olursa, o zaman kalbinden zayıf kanı akacak ve onu öyle halsiz edecektir ki bin Eflatun dirilip gelse dahi onu ıslah edip sağlığına kavuşturamaz.

O zaman İran ülkesi Rusya çarlarına deve gibi muti olacaktır. Ve Türkiye’nin son alevi de sönecektir.

Maddi ihtiyaçlar bölgesi olan Türkiye’nin işini bitirdikten sonra, İran’ı zorluk çekmeden mahvetmek ve başını kesmek mümkündür.

Hindistan’ın anahtarı Türkiye’nin Payitahtıdır.

Gidebildiğiniz kadar Kırgız, Hive ve Buhara sahraları tarafından ilerleyin ki hedefiniz size yaklaşmış olsun. Zaman kayıp etmeyin, aynı zamanda telaş ve acele etmekten imtina edin.

Avusturya devleti ile zahiren dost olmalı. Fakat öyle bir tedbir almalı ki Alman ve Avusturya gitgide güçlerini kaybetsinler.

Türkiye’yi Avrupa’dan ayırmalı (uzaklaştırmalı) ve bu işbirliğinden Avusturya’ da fayda temin etmeli. Bu işte iki yol var : Biri Avusturya’yı başka bir yerde meşgul etmek, biri de Avusturya’ya Türkiye topraklarından öyle bir parça vermeli ki bilahere onun Avusturya’dan geri alınması kolay olsun.

10-Yunanlılara sulh ve dostlukla muamele etmeli, savaş zamanı onlar size yardım ederler, zira Yunanlılar Türkiye’den daima zarar görmüşlerdir.

11-İsveç, Norveç, Türkiye, İran ve Polonya’yı istila ettikten sonra İtalya ve Fransa ile müttefik olup temas kurun. Eğer onlardan hiç birisi dostluğumuzu kabul etmezse, o zaman bir fırsatını bularak, o yer ve ülkeleri mahvediniz. Bu yerleri ele geçirdikten sonra dünya hakimi olursunuz.

Deli Petro'nun Topkapı sarayı arşivindeki vasiyetnamesi bu.

Bu vasiyetnamenin üzerinden asırlar geçmiş, Dünya üzerinde pek çok değişiklikler olmuş, vasiyetnamede anılan bazı devletler gücünü yitirirken yeni bazı devletler dünya politikasında söz sahibi olmuş, emperyalizm metotları değişmiş, hatta Deli Petro'nun kurduğu "PEDROgrad" şehrinin adı, "LENİNgrad"a çevrilmişse de, vasiyetnameye titizlikle uyulmuş, tatbikine büyük gayret gösterilmiş.

O günden bugüne devam eden olaylar, Rusların bu vasiyetnameye nasıl itibar ettiğini kesinlikle ortaya koymakta olup bu durumda tarihimizi iyice tetkik edip öğrenmeli ve ebedî ve ezelî Türk düşmanlığını unutmamalıyız…