KADİR DAYIOĞLU


DEĞİŞİM...

İslam literatüründe de, farklı tefsir ve yoruma neden olsa da; “kulle yevmin huve fî şen” (Rahman/29) ayet parçası ile“iki günü bir olan zarardadır!” hadisinin de “değişimi” ifade ettiğini söyleyen din adamları da var.


Efesli ünlü düşünür Herakleitos'un (MÖ 535 - 475)  öğretisinde “oluş” ve “değişim” önemli bir yere sahiptir. Herakleitos'a göre evren, sürekli bir “değişim” ve “dönüşüm” içindedir. O, her şeyin her an değiştiği ve yeni bir oluş içerisinde olduğunu belirtir. Buradan hareketle; “Değişmeyen tek şey değişimidir!” demişler. 

***

Yine biliyorsunuz, “Bir suda iki kez yıkanılamaz. Zira su durgunsa aynı su değildir; akıyorsa, yıkandığın su akıp gitmiştir!”.“Bunu aynı suda iki kez yıkanmaz!”, şeklinde de ifade ederler… 

***

İslam literatüründe de, farklı tefsir ve yoruma neden olsa da; “kulle yevmin huve fî şen” (Rahman/29) ayet parçası ile“iki günü bir olan zarardadır!” hadisinin de “değişimi” ifade ettiğini söyleyen din adamları da var. İlki mealen, “Tanrı, her an yeni bir şe’nde (oluşta)” anlamına geliyormuş. Hadiste ise anlaşılmayan bir şey yok…

***

Hazreti Mevlana’nın; “… Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş /Dünle beraber gitti, cancağızım / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” bercestesi de bu cümleden.

***

“Değişim” kavramı, CHP ile yeniden gündemimize geldi. “Değişim!” diyenler, kongreyi kazandı… Tabii, özde mi yoksa şekilde mi değişim istediklerini, en azından ben anlayamadım… 

***

Benim değişimden anladığım, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını, çağcıl demokrasinintemel ilkeleri ile taçlandırmak. Kadroları gençleştirmek, yeni kadrolar ihdas etmek, “kadın kotasını” artırmak, değişim falan değil… Bu, şeklidir. Önemli olan, “kafaları değiştirmek”, “eski ezberleri” terk etmek. Dönemleri ve kişileri “putlaştırmamak!”

***

Şunlar unutulmasın; 

Değişim sancısız olmuyor...

Değişim hasarsız olmuyor...

Değişim, “iradi” bir olay da değil...

“Ben yokum!” dediğiniz anda umursamaz bile...

“Ne halin varsa gör!” der geçer gider...

Türkiye şu anda büyük bir değişim sancısı çekiyor...

Ve geri dönülmez bir yola da girdik...

***

Bazı ‘kelaynak kuşları’

Değişim yanlılarını suçlasalar bile…

Buna engel olamayacaklar...

Belki, biraz daha geciktirecekler...

O kadar...

***

Kolay değil, sahip olunan konfordan olmak...

Kolay değil, sahip olunan pozisyonu kaybetmek...

Kolay değil, alışkanlıklardan vazgeçmek...

Kolay değil, “hazineden geçinmeli” olup da bu değişime evet demek..

Kolay değil ezberlerin bozulması…

Kolay değil ayaklardaki ve kafalardaki prangalardan kurtulmak..

Kolay değil, başkalarının aklı yerine kendi aklını kullanmak…

***

İnsanoğlu:

Tarım devriminin önünde duramadı...

Sanayi devrimine engel olamadı...

Nitekim bizim gibi kayıtsız kalanları da ezdi, geçti...

Şimdi ise bilişim/iletişim devrimini yaşıyoruz...

Umulur ki, bu sefer tren kaçırılmaz…

***

Bu süreçte hedefler belli...

Nirengiler belli...

Hukuktan siyasete... 

Ekonomiden yönetime... 

Tüm alanlarda...

Bireysel hak ve özgürlükler ön plana çıkacak...

Bireysel alan genişleyecek...

Kamusal alan daralacak...

Çoğulcu, saydam ve katılımcı yönetimler hâkim olacak...

Yerel yönetimlere ağırlık verilecek…

Ekonomide piyasa mekanizmaları hükmünü sürdürecek...

***

Uzun bir süreci gerektirir, bu...

‘Uzun ince bir yoldur!’, bu...