Dangalak kelimesi TDK’ya göre “akılsız, düşüncesiz” kimseler için sıklıkla kullanılmaktadır.
Siyasi büyüğümüz Bülent Turan, tam da büyük bir özlemle beklenen ve zamanlamasının özel güne yani, halkın büyük çoğunluğunun saygıyla yaşadığı ve eda ettiği günde döktürmüş. Bayram mesajı olarak 2023 seçimini işaret etmiş ve Çanakkale’ye Dünyanın en büyük köprüsünü yapanlar ile, köprüyü sadece polemik konusu yapıp oradan bizi denize dökeceğini düşünen “dangalakların” seçimi olacak demiş. Kendi seçmenlerinin dışında kalan herkesi “dangalak” olmakla adlandırmış.
6 Mart 2020 yılında, “LİDERLERE SAYGI DUYMAK” başlıklı yazımın bir bölümünde şöyle demişim. Sevmek zorunda olmadığım fakat saygı duymak zorunda olduğum Liderlere, hakaret etme yetkisini ve şımarıklığını kendimde görmüyorum.
Ülkemize hizmet etmiş yaşayan ve yaşamayan tüm Liderleri seven ve fikrini beğenen arkadaşlarım, dostlarım, tanıdıklarım var. Biliyorum ki onlara edeceğim seviyesizlik ve kabalık, sevdiklerimi üzecek ve bana olan saygıları azalacaktır. Şayet kendime saygımın olduğunu düşünüyorsam, ben saygı görmeye layık bir şahsiyetsem ve insanım diyorsam ki, Allah öyle yaratmış azami ölçüde dikkatli yaşamalıyım. Kırıp dökmenin çok kolay olduğu şu kısa yaşamamızda, gördüğüm saygının, hoşgörünün, tolerans ve nezaketin karşı tarafa da sunulması gerekmez mi? Demişim ve devam edelim.
Liderlere saygı duyulması gerektiğini iki yıl önce yine böyle bir densizliğin yapıldığı ve son derece rahatsız olduğum bir röportaj sonucu yazmıştım. İyi hoşta, Bülent efendi seçmenlere saygı duyulması senin için önem arz etmiyor mu? Kimse kimseyi sevmek zorunda değil saygı duymak zorunda, hele ki seçmen patron diyorsan, yarın kapısına tıpış tıpış geleceksen ve el açıp aman dileyeceksen, Ülkede huzuru tesis edeceksen veya öyle olmasını istiyorsan “dangalak” kelimesinin gittiği yeri görmek için evindeki boy aynasının karşısına geçeceksin birader. Özünüz ve yetiştiğiniz ortamın size yansıması olarak dışa vurum ve bir yerlerden aldığınız cesaretin neticesi olarak, şımarık olmaktan, yılışmaktan, fitne çıkartmaktan ve seviyesizlikten, sadece sülaleniz ve seçmenleriniz size prim verebilir.
Tüm Uluslar layık oldukları şekilde yönetilirler.
Kelime haznesinde güzellikleri tavsiye edecek sözü yoksa beyni bilimsel yeniliklere kapalıysa, yetiştiği ortamda dışlanıp kendisine bir yer edinmeye çalışmış ve bulunduğu yere kapağı atmıştır.
Bizlerde böyle yönetilmeyi sineye çekmişiz, yarın bu unutulur yeni bir mucit sahne alır.

