RECEP BULUT


CHP İL BAŞKANI KESKİN NİYE O KAREDE YOK?

Dün CHP Milletvekili Aşkın Genç sosyal medya hesabından birkaç kare fotoğraf paylaştı…


Dün CHP Milletvekili Aşkın Genç sosyal medya hesabından birkaç kare fotoğraf paylaştı…

Gerçi Aşkın Genç’ten sonra diğer ziyaretçiler de sosyal medya hesaplarından aynı fotoğraf karelerini paylaştılar…

Söz konusu fotoğraf karelerinde kimler var?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu…

Belli ki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu makamında ziyaret edilmiş…

Peki ziyaretçiler kim dersiniz? 

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç…

İl Yönetim Kurulu Üyeleri Sema Karaoğlu ve Av. Niyazi Ünalmış…

Kocasinan İlçe Başkanı Barış Özdemir…

Talas İlçe Başkanı Mehmet Deniz…

Bünyan İlçe Başkanı Okan Marzıoğlu ve Akkışla İlçe Başkanı Mehmet Arslan…

Bir de Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Eda Albayrak…

Bu fotoğraflar sosyal medya hesabından paylaşıldığında hemen herkes şu soruyu sordu:

“İyi hoş da İl Başkanı Feyzullah Keskin nerede? O niye bu fotoğraf karesinde niye yok? Diğer ilçe başkanları niye yok, onlar davet edilmedi mi?”

Öyle ya madem bazı CHP İl yöneticileri ve bazı ilçe başkanları toplu halde milletvekili Aşkın Genç ile birlikte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ediliyor da CHP İl Başkanı bu heyette niye yok? Madem böyle bir ziyaret organize ediliyor niye diğer ilçe başkanları da davet edilmiyor? 

Gün boyu birçok kişi ile telefonda bunu konuştum…

O fotoğrafları her gören CHP’li bana bu soruyu sordu…

Aslında oturup köşe yazma niyetinde değildim, bu kadar soru gelince bende bir gazeteci refleksiyle, “Öyle ya bu fotoğraf karelerinde CHP İl Başkanı niye yok, dört ilçe başkanı varda niye diğer ilçe başkanları yok, onu sormalı!” diye bir köşe yazısı yazmak durumunda kaldım…

CHP Milletvekili Aşkın Genç’i aradım sordum… Geziye katılan bazı ilçe başkanlarına sordum…

Ve sonuçta şu kanaate vardım;

Bu bir organizeli ziyaret değil, tamamen üçlü-beşli gruplar halinde farklı amaçlarla Ankara’ya yapılan bir ziyaretin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun makamında bir araya gelmiş hali…

CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi ve kurultay delegesi Sema Karaoğlu, kadın hareketi toplantısına katılmak için yanında bazı hanımlarla birlikte Ankara’ya gitmiş…

Yine İl Yönetim Kurulu üyesi Av. Niyazi Ünalmış bir gün önce Ankara Adliyesi’nde görülecek bir dava için Ankara’ya gitmiş…

Kocasinan İlçe Başkanı Barış Özdemir ile Talas İlçe Başkanı Mehmet Deniz birlikte Ankara’ya gitmiş…

Bünyan İlçe Başkanı Okan Marzıoğlu ile Akkışla İlçe Başkanı Mehmet Arslan’da farkla amaçla kalkıp Ankara’ya gitmişler…

Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Eda Albayrak’ta İstanbul’dan kalkıp Ankara’ya partisinin grup toplantısına katılmak üzere gelmiş…

Hepsinin yolu salı günü yapılan CHP Grup toplantısında kesişmiş…

Yani CHP Grup toplantısına katılmışlar…

Milletvekili Aşkın Genç’te onlara evsahipliği yapmış, yemek ikram etmiş…

Bünyan İlçe Başkanı Okan Marzıoğlu ile Akkışla İlçe Başkanı Mehmet Arslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdarıoğlu ile görüşmek üzere randevu talebinde bulunmuş…

Diğer grupta onların randevu talebinden habersiz onlar da aynı şekilde Kılıçdaroğlu ile randevu talep etmişler…

Ayrı ayrı talepler gelince sekreterlikte bir belirsizlik yaşanmış… Durum Kayseri Milletvekili Aşkın Genç’e iletilmiş ve ayrı ayrı ziyaretleri kabul edemeyecekleri bildirilmiş…

Bunun üzerine Milletvekili Aşkın Genç aynı saatte iki ayrı Kayseri grubuna toplu randevu verilmesi konusunda anlaşmaya varmış… Grup toplantısından sonra saat 16.10’de hepsine toplu halde randevu verilmiş ve toplu halde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’deki makamını ziyaret ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ayakta iki sohbet ve sonra da birkaç kare fotoğraftan sonra gittikleri gibi tekrar ayrı ayrı araçlarla Kayseri’ye dönüp gelmişler…

Ziyaretin fotoğrafı aynen böyle…

Bu toplu fotoğrafı sosyal medya da gören bazıları, “Hani bu kişiler bir birleriyle küstü, nasıl bir araya gelip, poz verdiler? “ diyor… Kimi “Hani İl Başkanı, İl Başkanı yok mu? “ diyor… Diyor da diyor…

Niye diyorlar?

Şu nedenle;

Zaten kongre gününden bu yana CHP tabanında ciddi bir kırgınlık ve ciddi bir tartışma yaşanıyor…

CHP İl Başkanı Feyzullah Keskin, bazı ilçe başkanlarıyla kırgın olarak İl kongresinden çıktı…

Bu fotoğrafları da sosyal medya hesaplarından paylaşılınca peş peşe yorumlar gelmeye başladı…

Bu neyi gösteriyor?

CHP tabanında hala ciddi bir belirsizlik ve şüphe yaşanıyor…

CHP İl Başkanı ve ilçe başkanlarının bir araya gelerek bir an önce bu belirsizlik ve şüphe havasını ortadan kaldırmaları şart!

Aksi takdirde bu ve benzer görüntülerin perde gerisi bilinmediği sürece daha fazla soru işareti doğar daha fazla kırılmalar yaşanır… 

Bu işin bir tarafı…

Bir de gelelim diğer tarafına…

CHP’de üzülerek söylemek gerekir ki eskisi kadar büyüğe saygı, küçüğe sevgi pek kalmamış…

Parti içinde bir makama gelen herkes kendisini padişah görüyor!

Kimse kimseyi beğenmiyor… Özellikle sosyal medya da ölümüne yorumlar yapılıyor… 

O ona, “Kaça satıldın?” diyor… Öbürü, genel başkanını yerden yere vuruyor, diğeri genel başkan adayını en ağır şekilde eleştiriyor… İl Başkanına, il yönetim kurulu üyelerine, ilçe başkanlarına, kurultay delegelerine demediğini bırakmıyor… 

Böyle siyaset yapılabilir mi? 

Bu makamlardan birinde görev alırsan ne ala ne hoş, hiçbir yerde yoksan yansın yıkılsın! Böyle siyaset olur mu? CHP’de bir an önce sükûnet sağlanmalı, birlik-beraberlik havası yaratılmalı, kongre süreçlerinde doğan kırgınlıklar ortadan kaldırılmalı ve olmuyorsa tüzük işletilmeli ve disiplin yolu açılmalı… Adeta yeniçeri ocağına döndürülen bir partiden başarı beklenebilir mi?

Bu noktadan hareketle;

Bir İl yöneticisi, bir ilçe yöneticisi (Özellikle parti kademelerinde görev alıyorsa!) CHP Genel Merkezi’ne gidecekse ve hele hele CHP Genel Başkanı ile görüşecekse öncelikle Kayseri düzeyinde İl Başkanını sonra da Ankara düzeyinde milletvekilini bilgilendirmeli ve “olurunu” almalı…

Yani en kötü olasılıkta bilgilendirmeli…

“Selamünaleyküm Sayın Genel Başkanım… Ankara’ya yolum düşmüştü, gelmişken sizi de bir ziyaret edeyim diye geldim!” böyle bir şey olabilir mi? 

Tabii bu bir ironi, böyle de ziyaret olmaz da! 

Ama dediğim gibi o parti içinde bir görevi, bir unvanı olan birisi CHP Genel Merkezi’ne şu veya bu nedenle ziyarete gidecek ise önceden Kayseri boyutuyla İl Başkanını, Ankara boyutuyla da milletvekilini bilgilendirmeli ve onayını da almalı…

Disiplinli, ilkeli ve de tüzüğe bağlı olan bir parti yetkilisinin izlemesi gereken yol bu…

Olmazsa ne olur? Dün sosyal medya da paylaşılan o fotoğrafların yarattığı soru işaretleri ortaya atılır!

Benden hatırlatması… Takdir sizlere kalmış!

ÇETİN ARIK NEYİN HESABINDA?

CHP tabanı, eski milletvekili Çetin Arık’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile iki hafta önce yaptığını iddia ettiği görüşmenin yankısıyla çalkalanıyor…

Çetin Arık’ın iddiasına göre Arık, 30 Eylül Cumartesi günü öğleden sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu makamında ziyaret etmiş ve karşılıklı olarak epeyi sohbet etmişler… 

Sohbet sırasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çetin Arık’a 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimler de Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını teklif etmiş, Çetin Arık’ta nazik bir dille reddetmiş…

Bu birinci iddia… 

İkinci iddia da CHP eski il başkanı Ümit Özer’den geldi… Özer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Telefonla arayıp, hal hatır soran Sn. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na nezaketinden dolayı teşekkür ediyorum” diyor ve Kayseri özelinde yaşananları anlattığını dile getiriyor… 

İddiaya göre Çetin Arık, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede kendilerinin “tedbirliği olarak kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna verildiklerini” anlatmış ve Kayseri’de hem kendisinin hem de eski İl Başkanı Ümit Özer’in haksızlığa uğradıklarını dile getirmiş… Bunun üzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da Ümit Özer’i de telefonla arayarak gönlünü almış…

Bu ikinci iddia…

Hem Çetin Arık hem de Ümit Özer CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile görüşmemiş olsaydı alenen bunu Kayseri kamuoyunda dillendirmezlerdi… Görüşebilirler mi? Pekala görüşebilirler de! Biri CHP’de üç dönem milletvekilliği yapmış diğeri de neredeyse iki dönem il başkanlığı yapmış ve milletvekili adayı olmuş… İşe bu pencereden bakarsanız CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun onlarla görüşmesi gayet doğal ve hatta insani bir durum… Burada sıkıntı şuradan geliyor:

Siz Cumhuriyet Meydanı’na gideceksiniz kameralar karşısında “Hak hukuk ve adalet diye Ankara’dan İstanbul’a 600 kilometre yürüyeceksiniz sonra kanunsuz bir şekilde il başkanı ve il yönetimini görevden aldınız diyecek ve onunla da yetinmeyerek, “Şimdi değişim zamanı” diye Kayseri’den Kılıçdaroğlu’na karşı çıkan grubun safında yeralacak ve onunla da yetinmeyeceksiniz Özgür Özel’in basın toplantısında “Ben buradayım, ben buradayım!” dercesine kameraların önünden peş peşe geçeceksiniz… Yani alenen Kılıçdaroğlu’na karşı kampanya başlatacaksınız sonra CHP Genel Merkezi’ne gidip karşısına kurulup, Kayseri’de yaşananları “tek taraflı” olarak anlatacak ve sonra da telefon açtırıp Ümit Özer’in gönlünü aldıracaksınız! 

Cidden Kayseri CHP’de 10 yıldır yaşananları ve hele hele Melikgazi ilçe kongre süresinde yaşananları hiç kimse CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na anlatmamış mı? Sayın Kılıçdaroğlu Kayseri’den bu kadar habersiz mi? 

Bunlar da yetmiyor, Çetin Arık, telefonla katıldığı TV1’de ki programda CHP İl Başkanı Feyzullah Keskin ile ilgili olarak söyledikleri yenilir yutulur cinsten değil… Yüzüne bile dönüp bakmazmış, aynı oda da bile bulunmazmış, falan filan… CHP Genel Merkezi’nin 12. Katında gördüğü ilgi Çetin Arık’a da Ümit Özer’e de can suyu olmuş gibi…

Ne demeli bilmem ki? Size soruyorum, siz bir yorum getirebiliyor musunuz? 

Çetin Arık’ın hesabı şu;

Sıkıntılı geçen il kongresinden sonra Kayseri İl örgütünü şöyleee bir silkelemek! Kayseri’deki dalgalanmaya bir dalga da kendisini katmak istiyor… Kayseri’de daha fazla güvensizlik ortamı yaratmak! Bu havada 2024 yerel seçimlerine gidecek bir CHP’den başarı beklenebilir mi? Ankara’da Çetin Arık’ı makamında kabul eden, eski il başkanını arayıp gönlünü alan CHP Genel Başkanı, Arık ve Özer’e can suyu vererek yerel seçimlerden başarı elde edileceğini mi sanıyor? Haydi diyelim ki Çetin Arık o öneriyi kabul etmiş olsaydı ne olacaktı? Tıpkı Timur’un fil hesabı gibi!