HEM MİLLETVEKİLİ HEM İL
BAŞKANI KONUŞTU AMA!
Eğitim-Sen Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen “Köy Enstitülerinden Bugüne Eğitim Politikaları ” konulu panele katılmak üzere Kayseri’ye gelen CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ve Muğla Milletvekili Suat Özcan ve bir grup eğitimci panel öncesi Pazarören Köy Enstitüsünün eski binasını ziyaret etmek istedi. Hem CHP İl Başkanı Ümit Özer hem de CHP milletvekili Çetin Arık Vali Şehmus Günaydın ile telefonla konuşmasına rağmen bir türlü izin çıkmadı.
“SEN DEVLETİN DEĞİL
İKTİDARIN VALİSİSİN!”
CHP Heyetinin Pazarören Köy Enstitüsünün eski binasını ziyaretine izin verilmemesi üzerine bir açıklama yapan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Vali Günaydın’ı sert bir dille eleştirdi. Kaya, “Sen o koltukta oturmayı hak etmiyorsun, sen devletin valisi değil siyasal iktidarın valisisin. Siyasal iktidar gidecek sende onunla birlikte gitmeye mahkûmsun” dedi. Valiliğin talimatı ile Köy Enstitüsü binasının kapısını kilit vuruldu, kapının arkasına da jandarmalar konuldu.
Pazar günü sabah saat 10.30 sıralarında Pazarören’de ilginç bir olay yaşandı…
Malum Pazarören eskiden Pınarbaşı İlçesi’ne bağlı bir belde idi…
Daha sonra yerel yönetimler de yapılan değişiklikle belde olma özelliği ortadan kalktı ve Pınarbaşı İlçesi’ne bağlı bir mahalle konumuna düştü…
Niye Pazarören’den bahsediyoruz, önce onu izah edeyim…
Malum Cumhuriyet’in ilanından sonra büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk eğitim devriminin ne denli önemli olduğunu Bursa ziyaretinde açıkça dile getirmiş ve “Gelecek nesiller muallimlerin eseri olacaktır” demişti…
Türkiye’nin 21 ayrı bölgesinde kurulan Köy Enstitüleri’nin temeli 1937’ler de askerden köyüne dönen bir çavuşun köyün gençlerine okuma-yazma öğretmeye başlaması felsefesi esin kaynağı olarak kabul edilerek 17 Nisan 1940’lar da resmen Enstitü olarak açılmış oldu…
Bu 21 Köy enstitüsünden biri de Pazarören Köy Enstitüsü oldu…
Pazarören Köy Enstitüsü birçok öğretmen yetiştirdi…
Civar köylere ışık oldu…
Cumhuriyet devrimleri Köy Enstitüleri aracılığıyla köylere kadar taşındı… 1944’lerin sonu 1945’lerin başında Hitler Almanya’sının yenilmesi ve sonrası da doğu ve batı bloku olmak üzere iki kutuplu dünyanın oluşmasıyla birlikte Hitler’e karşı ortak mücadele veren batı bloku ile doğu bloku arasında soğuk savaş süreci başlamış oldu…
İşte bu süreçte ülkemizde de Nazi Almanya’sını savunanlar ile Cumhuriyet aydınlanma sürecini savunanlar arasında amansız bir mücadele patlak verdi… İşte tam da bu süreçte Köy Enstitüleri “Komünist yetiştiriyor” sloganıyla hedef tahtasına oturtuldu…
İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı ve Celal Bayar’ın Başbakanlığı dönemin de CHP’nin korkak ve ürkek tutumundan dolayı önce Köy Enstitülerinin başında ki dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç feda edildi…
DP’li Eskişehirli toprak ağası Emin Sazak, Güneydoğu’nun önde gelen toprak ağalarından Kinyas Kartal ve dönemin DP İstanbul İl Başkanı Avukat Kenan Öner, şair-yazar Nihal Atsız ve şair-yazar Orhan Şaik Gökyay hem Köy Enstitüleri ve hem de DTCF’nin de ki aydınlara karşı amansız bir kampanya başlatır… Komünistlikle suçlanan Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali hedef tahtasına oturtulur… Nazım Hikmet ağır hapis cezaları alır, Sinop Cezaevi’nde uzun süre yatan Sabahattin Ali’de tekrar ağır hapis cezaları alınca çareyi kaçmakta arar ve Edirne sınır kapısında dramatik ve şüpheli bir şekilde öldürülür… Nazım Hikmet’te yıllar sonra yurdu terk etmek zorunda kalır…
1947’lere gelindiğin de Köy Enstitüleri kademeleri olarak kapatılır… DP iktidarıyla birlikte 1952 yılında statüsü tamamen değiştirilir…
Yani anlayacağınız tıpkı 1944 ve 1945’ler de olduğu gibi ta o günden bugüne dek Köy Enstitülerinin kuruluşu, konumu, misyonu ve kapatılışı hala tartışılır durulur…
Sol kesim Köy Enstitülerini bir köylünün aydınlanma süresi olarak yorumlarken sağ kesim de Köy Enstitülerinin bir komünist yuvası olduğunu söyler durur…
İşte tam da eğitimin içinde bulunduğu çarpıklığın tartışıldığı şu günler de Eğitim-Sen Kayseri Şubesi bir panel düzenler…
Panele konuşmacı olarak CHP Ankara Milletvekili ve aynı zaman da TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Yıldırım Kaya, Eğitim-Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kural ile Prof. Dr. Mustafa Durmuş konuşmacı olarak davet edilir…
Pazar günü öğleden sonra saat 14.00’de Kadir Has Kongre ve Spor Merkezi’nde yapılacak “Köy Enstitülerinden Bugüne Eğitim Politikaları” konulu panel öncesi Pazarören Köy Enstitüsü ziyaret edilmek istenir…
Ziyarete CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya’nın yanı sıra kendisi gibi aynı komisyonda görev alan Muğla Milletvekili eğitimci Suat Özcan ile bir grup eski eğitimci ve Pazarören Köy Enstitüsü Mezunları Derneği Başkanı Mimar Ali Salman ve Pazarören Köy Enstitüsü mezunu 97 yaşında ki Kemal Özdemir’de katılır…
Ziyarete ev sahibi sıfatıyla CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, İl Başkanı Ümit Özer ve Pınarbaşı CHP İlçe Başkanı Eser Çetinkaya ile bir grup eğitimci ve partili katılır…
Ancak Kayseri’den yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta ki Pazarören’de ki Köy Enstitüsü’nün kapısına geldiklerinde ilginç bir sürprizle karşı karşıya gelirler…
Tıpkı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret ettiği TÜİK ve Et Balık Kurumunda olduğu gibi kapısına kilit vurulduğu ve arkasına da Jandarmaların dizildiği görüldü…
Bitişiğinde ki Pazarören Anadolu Lisesi Müdürü, gelen heyete, “Kusura bakmayın, ne olur bizi anlayışla karşılayın!” diye gelen misafirlere kendilerini anlayışla karşılamaları için dil döküyor…
CHP Milletvekili Çetin Arık, misafirlerinin ve kameraların karşısında Vali Şehmus Günaydın’ı cep telefonundan arayarak karşılaştıkları manzaranın hiç hoş olmadığını, ziyaretçi iki milletvekilinin aynı zaman da TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi olduğunu, amaçlarının sadece Köy Enstitüsü binasın ziyaret etmek olduğunu söyledi.
Ancak Vali Şehmus Günaydın, bitişiğinde ki Anadolu Lisesi’nde eğitim ve öğretinin sürdüğünü erkek öğrencilerin yatılı kaldığını ve onarlın rahatsız olacağını ileri sürerek izin vermeyeceklerini söylemiş… Üstelik daha önce CHP İl Başkanı Ümit Özer’de aramış, ziyaret için yardımcı olmaları talebinde bulunmuş…
Ancak tüm bu girişimlere rağmen Valilik makamından bir türlü “olur” çıkmadı ve kapıya kilit vurulduğu gibi kapının arka tarafında da boy boy eli silahlı jandarmalar dizilmiş…
Oysa her yıl duvarları ve çatısı çöken harabe halinde ki Pazarören Köy Enstitüsüne dönüp bakan bile yok… Ama söz konusu CHP heyetinin ziyareti olunca devlet bütün haşmetiyle ayağa kalmış ve kapıya kilit vurulmuş eli silahlı jandarmalar dizilmiş!
Karşı karşıya gelinen bu manzara karşısında CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Muğla Milletvekili Suat Özcan, Kayseri Milletvekili Çetin Arık ve CHP İl Başkanı Ümit Özer, kameralara ayrı ayrı açıklama yaptı…
ÇETİN ARIK, “KAYSERİ ADINA
SİZDEN ÖZÜR DİLİYORUM…”
CHP İl Başkanı Ümit Özer, yaptıkları tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen bir türlü izin alamadıklarını söylerken CHP Milletvekili Çetin Arık, “Bugün buraya Sayın milletvekillerimize Kayserili olarak mahcup olduk. Tek amacımız vardı üç milletvekilimiz il başkanımız sevgili ağbim Köy Enstitüsünün açıldığı okulu birlikte ziyaret etmek istedik. Ancak demir engellerle karşılaştık. Bugün maalesef çağdışı zihniyet görüyorsunuz ki Milli Eğitim Komisyon üyesi olan milletvekillerimize siz içeri giremezsiniz diyor. Kayseri adına ben sizden özür diliyorum. Ama şunu da biliyorum ki geliyor gelmekte olan az kaldı sevgili hocalarım biraz daha sabredeceksiniz değerli milletvekilimiz az kaldı burada ki köy Enstitüsünü canlandıracağız ve sonra da coşkuyla kutlayacağız” dedi.
CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ ÖZCAN,
“EĞİTİM VE AYDINLANMA DEMİR
PARMAKLIKLARIN ARKASINA
HAPSEDİLEMEZ!”
Geziye katılan eğitimci CHP Muğla Milletvekili ve aynı zaman da TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Suat Özcan, karşı karşıya gelinen manzaranın son derece düşündürücü olduğunu belirterek, “Değerli Kayserililer aranızda olmaktan son derece mutluyum. Köy Enstitüleri Atatürk Devrimlerinin bir devamı, aydınlanmanın bir başlangıcı olarak o günden bugünlere kadar geliyor. Ama maalesef bugün demir parmaklılıklarının arkasına kapatılmış durumda. Eğitim ne de aydınlanma demir parmaklıkların arkasına hiçbir şekilde hapsedilemez” dedi.
YILDIRIM KAYA:“SEN
O KOLTUKTA OTURMAYI
HAKETMİYORSUN!”
CHP Ankara Milletvekili ve aynı zaman da TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Suat, Vali Şehmus Günaydın’ın tutumuna sert tepki gösterdi ve “Sen o koltukta oturmayı hak etmiyorsun” dedi.
Kaya, kameralar karşısında aynen şu açıklamayı yaptı:
“Bugün ikinci Köy Enstitüsü ziyaretimiz. Üzülerek şunu belirtmek isterim ki şu andaki AKP’nin Valisi Kayseri’nin geçmişini bilmiyor. Kayseri’nin onurlu geçmişini bilmiyor. Eğer Kayseri’de Pazarören de Köy Enstitüsü kurulmuş ise bunun bir gerekçesi var. Anadolu topraklarında yeniden hayatı filizlendirmek istiyor. Erciyes’e yaslanmanın bir tek nedeni var, Erciyes Dağı kadar yüce ruhlu olacaksınız. Erciyes Dağının yüceliği kadar sizinde anlayışınız yüce olacak. Eğer siz iktidarın valisi olursanız Erciyes Dağından nasibinizi almamışsınız demektir. Gesi Bağlarını görmemişsiniz demektir. Pazarören de bugün 97 yaşına gelen Kemal Özdemir’in o yüceliğini hiç görmemişsiniz demektir. Ben buradan Sayın Valiye çağrı yapıyorum. Eğer merak edersen 97 yaşında ki devrimci öğretmen Kayseri’nin bir mahallesinde yaşıyor. Karaözüne gidersen insanlık nedir, dostluk nedir, dayanışama nedir, sevgi ve eğitim nedir Karaözlüler sana anlatsın. Kayseri tarihini Kayseri tarihini sana anlatsın. Hem milletvekilimiz Çetin Arık hem de İl Başkanımız dediki “Kayserililer adına sizden özür diliyorum” dedi. Hiç özür dilemenize gerek yok. Devletin valileri gelecek ve bu anlayış değişecek. Siyasi iktidarın valileri bizim 253 belediye başkanımız geldiğinde genel başkanımızın kalacağı otelin engellenmesinde çok çaba sarf etti. Özcan ile ben Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim Kültür ve Gençlik Spor Komisyonu üyesiyiz. Ben bu komisyonda CHP’nin de komisyon başkanlığını yapıyorum. 32 yıl öğretmenlik yaptım. Yani valinin yaşı kadar öğretmenlik yaptım. Öğrenciyi rahatsız etmemenin ne demek olduğunu gayet iyi bilirim. Okul Müdürüne verdiğin talimat bir okul müdür bir öğretmen olarak onu derinden incitti. Senin hiç mi vicdanın yok? Ramazan ayındayız 97 yaşına gelmiş bir öğretmen diyor ki “Benim mezun olduğum bir okulu ölmeden önce son kez görmek istiyorum” niye izin verilmiyor diye soruyor. İnsan olsaydın 97 yaşında ki bir öğretmenin talebine hayır demezdin. Buraya geleceğiz bu okulu gezeceğiz 1937 yılında atılan temeli atlan yeniden Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeniden ayağa kaldıracağız. Buna ne senin gücün ne de iktidarının gücü yeter. Atatürk 1920 yılında 23 Nisan da devleti kurmadan önce parlamentoyu kurdu, bu ne demek Sayın Vali biliyor musun? Devlet parlamentoyla kuruldu. Yani milletin iradesiyle kuruldu. Sen 102 yıl sonra devleti kuran milletin iradesini temsil eden milletvekillerine demir parmaklıkları gösteriyorsun. Kimden öğrendin bunu Milli Eğitim Bakanından mı öğrendin kimden öğrendin sen bunu? Et ve Süt Kurumu Başkanlığından mı öğrendin yalan makinesi olan TÜİK’ten mi öğrendin? Genel Başkanımız TÜİK yalan makinesi olduğun açığa çıkardı yüzde 20 enflasyon var derken yüzde 61 olduğunu açıklamak zorunda kaldı. Ama biz biliyorsunuz ki enflasyon yüzde 140. Hiç kimseye kin e nefret beslemiyoruz. Bizim dünyamız da dostluk var, kardeşlik var. Hangi düşünce de olursa olsun bugün Hangi kötülüğü yapmış olursa olsun biz yüreğimizi 84 milyona açacağız. Çünkü ramazan ayından sonra ramazan bayramı biliyorsunuz. Dinimize göre üç gün küs duran bizden değildir deniyor. O zaman biz niye küs duralım? Biz valiye, burada emir alan okul müdürüne ya da Pınarbaşı İlçe Müdürü ve Kaymakama asla kin gütmeyiz. Onları kindar eden Recep Tayyip Erdoğan sende duy, korkunun ecele faydası yok Abbas yolcu gidiyor gitmekte olan geliyor gelmekte olan.
Devrimci öğretmen Kemal Özdemir sana bir kez daha sözümüz olsun ki sen bu hayattayken seninle buraya bir kez daha geleceğiz, seninle birlikte ördüğün kerpiç duvarları tekrar öreceğiz sevgilin için diktiğin o çam ağacının görkemli gölgesinde bir kez daha hep beraber oturacağız. Ali Hoca senin burası için yazdığın kitabı Kültür Bakanlığının kütüphanesine olacak. Sayın Vali sen Kayseri’yi korumak istiyorsan Kayseri’nin içini hançer gibi tarumar etmişler. Üst geçit, yollar, köprüler kavşaklar diye bir kenti yok etmişler. Eğer sen Kayseri valisi isen önce sen oraları bak oraları müdahale et. Bu kapıların demir kapılar ve o örtülü duvarlarınız bize vız gelir. Biz buraya yine girerdik. Şimdi de girerdik. Ama orada ki meslektaşım öretmenler var ya, müdür var ya onlara kıyamadık. Yoksa senin bu demir parmaklıkların dün de vardı yıktık geçtik, bugünde yıkar geçerdik. Ama dua et sen burada ki öğrencilere, dua et Pazarören halkına, dua et burada bizi ağzının orucuyla bizi bekleyen jandarmalara, sen bunlara dua et sayın vali. Sen o koltukta oturmayı hak etmiyorsun, sen devletin valisi değil siyasal iktidarın valisisin. Siyasal iktidar gidecek sende onunla birlikte gitmeye mahkûmsun” dedi.
Pazarören’de yaşanan bu tatsızlıktan sonra panelin yapılacağı Kadir Has Kongre Merkezi’ne geçildi… Saat 14.00’de başlayan panel yaklaşık 2 saat sürdü… CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya sabah Pazarören’de yaşadıkları sıkıntıyı dile getirerek Vali Şehmus Günaydın’a, “AKP iktidarıyla geldin AKP iktidarı sonunda gideceksin!” dedi.


