ÖZKAN, “ŞARKI SÖYLEYECEĞİMİZE
KEŞKE ADALETİ KENDİ İÇİMİZDE
UYGULASAK!”
Zeki Özkan ve yönetim kurulunun CHP Merkez Yönetim Kurulu tarafından alınan oybirliği kararıyla görevden alınmasına tepki gösteren eski milletvekili Çetin Arık, eski İl Başkanı Ümit Özer, Zeki Özkan ve bir grup CHP’li Cumhuriyet Meydanı’nda düzenledikleri basın toplantısında, karara duydukları tepkiyi dile getirdiler. Özkan, “Adalet şarkıları söyleyeceğimize, keşke adaleti kendi içimizde uygulayabilseydik” dedi.
ÇETİN ARIK, ““DELEGE SEÇİMLERİNİN
OLDUBİTTİYE GETİRİLMESİNE
İZİN VERMEYECEĞİZ!”
Delege seçimlerine değinen Arık da, “Ben Alpaslan Mahallesi üyesiyim. Bu partinin üç dönem milletvekilliğini yapmış ve bugün sade bir üyesi olarak ayın 22’sinde seçim kararı alınmış ve tüzüğümüz üyelere 15 gün öncesinden bildirilmesi gerekir demesine rağmen henüz bana bir mesaj gelmemiştir. Ben nerede ve nasıl seçim yapılacağını bilmiyorum. Ama karanlık kapıların arkasında, kuytu odalar da oldubittiye getirilmesine de müsaade etmeyeceğiz” dedi.
CHP eski Milletvekili Çetin Arık, eski İl Başkanlarından Ümit Özer, görevden alınan Zeki Özkan ve bazı yönetim kurulu üyeleri ile bir grup partili cumartesi günü Cumhuriyet Meydanı’ndan yaptıkları açıklamada Zeki Özkan ve yönetiminin CHP Genel Yönetim Kurulu’nun oybirliğiyle aldığı karar doğrultusunda görevden alınmaları ve İl Başkanlığına da eski İl Başkanlarından Feyzullah Keskin’in atanmasına duydukları tepkiyi dile getirdiler…
İl Yönetiminde yapılan oylamayla İl Başkanı seçilen ancak Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından İl Başkanlığı onaylanmayan Zeki Özkan, karara duyduğu tepkiyi şöyle dile getirdi:
ÖZKAN, “ŞARKI
SÖYLEYECEĞİMİZE
KEŞKE ADALETİ
KENDİ İÇİMİZDE
UYGULASAK!”
Zeki Özkan kameralar karşısında şunları söyledi:
“Seçim takviminin ilan edilmesi, ilçelerimiz de delege seçimlerinin, ilçe kongrelerinin ve il kongresinin takviminin açıklamış olmamızın ardından, hak hukuk gözetmeksizin, görevden alınmamız söz konusu oldu. Hiçbir gerekçe sunulmadan, bir önceki il başkanımızın, tüzüğümüzün 24’ncü maddesinin 4’ncü fıkrasına uygun olarak seçildiği aynı yöntemi bana da uyguladık. Oybirliği ile yönetimimiz tarafından il başkanı seçildim. Ancak ne yazık ki bu geçerli kılınmadı. Genel Merkezimiz tarafından uygun görülmedi. Beni ve yönetimimi görevden aldılar. Bunun da amacı açıkça değişimin önünü kapatmak, parti içi seçimlere müdahale etmekti. Adalet şarkıları söyleyeceğimize, keşke adaleti kendi içimizde uygulayabilseydik. Her gittiğimiz yerde bu sloganları sözlü olarak dile getiriyoruz. Ama herhalde anlamının pek farkında değiliz. Maalesef kendi içimiz de bunu uygulamıyoruz.”
ÇETİN ARIK,
“DELEGE SEÇİMLERİNİN
OLDUBİTTİYE GETİRİLMESİNE
İZİN VERMEYECEĞİZ!”
“Sizlerin helal oylarıyla Atatürk’ün Partisinin CHP’nin üç dönem milletvekilliğini yaptım. Bugün bir nefer olarak aranızda bulunuyorum” diye sözlerine başlayan Arık şunları söyledi:
“Bugün bu açıklamayı şunun için yapıyorum. Sayın Genel Başkan ile 450 kilometre yol yürümüş adalet savunucusu olarak, her türlü tek adam rejimine karşı duran demokrat biri olarak, haksızlık karşısında susan şeytan olmamak için bu açıklamayı yapıyorum. Evet bugün seçim atmosferine girilmişken Sayın İl Başkanımız ve yönetimi görevden alındı. Şimdi buradan soruyorum; Hangi gerekçeyle İl başkanı ve yönetimini görevden aldınız? Burada yapılmak istenen değişimin önünü tıkamak için delege seçimlerine müdahale etmek midir? Tüzüğümüz çok açık ve nettir. Acaba yapılmak istenen ben seni atadım sende kapalı kapılar ardında delegeleri ayarla sende beni seç demek istenmek midir? CHP’nin tüzüğü çok açık ve nettir. Bugün delege seçimleri, başlamıştır. Delege seçimleri her mahallede sandık konularak yapılır ve bunun içinde bir aylık süre tanınmıştır. Ancak Kayseri’de görüyorum ki bugün hiçbir mahallede sandık konulmamaktadır. Ve hiçbir mahallede sandık konulmamasının gerekçesi nedir? Burada planlanmak istenen nedir? Şimdi seçim takvimi belirlenmiş, delege seçimlerinin takvimi belirlenmiş üyelerinize nerede nasıl yapılacağınızı mesajla bildirdiniz mi? Şunu söylemek istiyorum 52 ilden daha büyük Melikgazi ilçesinde Kocasinan ilçesinde, Talas ilçesinde bir ya da iki gün içerisinde delege seçimini nasıl yapacaksınız? Acaba yapılmak istenen bir kaos bir kargaşa ortamı yaratıp delegelere hakim olmak mıdır? Üyelerimizin iradelerini gaspetmek midir? İşte bu nedenle bugün bu açıklamayı yapmak gereği duydum. Sevgili yoldaşlarımı, sevgili dostlarım değişimin önü kaçınılmazdır. Biliyorum ki çok üzgünsünüz, biliyorum ki çok kırgınsınız, çünkü Cumhuriyetin 100. yüzyılında Atatürk’ün koltuğuna Cumhuriyete yakışır bir Cumhurbaşkanı seçemedik. Bunun ezikliği içerisindeyiz. Onun ezikliği içinde olduğunuzu biliyorum” dedi.
Arık, Bir basın mensubunun “CHP ikiye mi bölünüyor?” şeklindeki sorusuna da şu cevabı verdi:
“CHP hiçbir zaman ikiye bölünmez. Ama şunu belirtmek isterim ki kongreler, delege seçimleri mahalleler de yapılır, mahallelere sandık konulur deniliyor. Ben buradan bir kez daha uyarıyorum; Niçin mahallelere sandık koymuyorsunuz? Ben Alpaslan Mahallesi üyesiyim. Bu partinin üç dönem milletvekilliğini yapmış ve bugün sade bir üyesi olarak ayın 22’inde seçim kararı alınmış ve tüzüğümüz üyelere 15 gün öncesinden bildirilmesi gerekir demesine rağmen henüz daha bana bir mesaj gelmemiştir. Ben nerede ve nasıl seçim yapılacağını bilmiyorum. Ama karanlık kapıların arkasında, kuytu odalar da oldu bittiye getirilmesine de asla müsaade etmeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.”
SEYİT BEKTAŞ
COŞUNCA…
Cumhuriyet Meydanı’ndaki basın açıklamasına katılan Kocasinan eski İlçe Başkanlarında Seyit Bektaş’ın konuşması bir hayli dikkat çekti. Elindeki megafonla bir hayli heyecanlı konuşan Bektaş, “CHP’de antidemokratik bir tüzük var. Bu tüzük rahmetli Baykal döneminden başlayıp bugünkü genel başkanımız ile zirve yaptı. Ben o zamanki genel başkana da aynı tepkiyi gösterdim. Bu tüzük tek adam rejimini belirleyen bir tüzüktür. Burada bir koltuk kavgası var. Sen mi olacaksın ben mi olacağım? Ben bir parti üyesi olarak Türkiye’de ilan ediyorum, Gençlik Kolları Başkan vekilliği yapmış, İl Sekreterliği ve İlçe Başkanlığı yapmış, A’dan Z’ye kadar bu partinin her kademesinde görev almış, herkes kaçarken, herkes şemşamer gibi dönerken, biz hiçbir şey beklemeden, çoluğunun çocuğunun parasıyla bodrumlar da yer tutarak hizmet etmiş ve bu partiyi ayakta tutmuştur. Bizim kişilerle hiçbir sorunumuz yok” dedi. Bektaş konuşmasını uzatınca partililer sakinleştirerek megafonu elinden aldı. Bektaş, daha sonra basın mensuplarına, “Bu işin peşini bırakmayacağız, takipçisi olacağız” diye seslendi.
BU HABERİN ANALİZİ!
ÇETİN ARIK VE ÜMİT ÖZER
EKİBİNİN BU ÇIKIŞINI
NASIL YORUMLAMALI?
Cumartesi günü Cumhuriyet Meydan’ında ilginç bir tablo yaşandı…
İzleyenlere, “Nerdennn nereye?” dedirtecek bir tablo…
2009’larda CHP saflarına yeni katılan Çetin Arık, büyük bir şans eseri üç dönemdir CHP milletvekilliği yapıyordu… 2011’de yapılan genel seçimler de ikinci sıra adayı olmuş seçilememişti… Daha sonra 2015 yılında yapılan genel seçimde seçilmişti… O tarihten son genel seçimlere kadar üç dönemdir milletvekilliği yapıyordu…
Bu, CHP saflarında yıllardır mücadele veren kimseye kısmet olmayan bir şanstır…
Ancak son genel seçimlerde liste dışı kaldı ve yerine Aşkın Genç milletvekili seçildi…
Çetin Arık’ın üç dönem milletvekilliği yapıp dördüncü dönem de listede yer alamaması tepkisine neden oldu… Seçim çalışmalarına pek fazla katılmadı… Genel Merkez’den uyarıldı… Sonra İl Başkanı atattırdıkları Adil Demir ve 5.sıraya konulan eski İl Başkanı Ümit Özer ile birlikte bazı seçim çalışmalarına iştirak ettiler… Yani hem kendisinin listeye konulmaması hem de İl Başkanı seçilmesinde ilk günden beri büyük destek verdikleri Ümit Özer’in de 5.sıraya kaydırılmasını pek içlerine sindiremediler… Sadece onlar değil, yönetime getirdikleri İl’de aynı tepkiyi gösterdi… 24 kişilik İl yönetiminden sadece üçü-beşi seçim gezilerinde görüldü… Onlar da Çetin Arık ve Ümit Özer herhangi bir seçim gezisine çıktığı zaman poz verdi… Zaten 24 kişilik İl yönetiminden sadece 5 ya da 6’sı Çetin Arık ve Ümit Özer’in seçim gezilerine eşlik ediyordu… Cumhuriyet Meydan’ındaki o günkü açıklama eylemine eşlik eden başta Meral Kahraman olmak üzere bırakın seçimler de sahada çalışmayı, tüzük gereği katılması gereken normal İl Yönetim Kurulu toplantılarına bile katılmıyordu… Bu kişiler şimdi Cumhuriyet Meydanı’nda eylem yapıyor ve “Hak, hukuk, adalet!” istiyoruz diyor… Gel de şaşma! Daha öne de yazmıştım, görevden alınan İl yönetimi zaten parti tüzüğü gereği lav edilmesi gerekiyordu… Sebebini yukarı da izah ettim, Türkiye’nin kaderini belirleyecek böylesine önemli bir seçim kampanyasında kıllarını bile kıpırdatmadıkları gibi tüzük gereği düzenli katılması gereken İl Yönetim Kurulu toplantılarına bile katılmıyorlardı… 10 İlçe Başkanı altı ay boyunca buna tepkilerini dile getirdiler… Parti Genel Merkezi’ne hafta da iki defa gittikleri bile oldu… Ancak o dönemin Parti yetkilileri baştan savdıkları gibi mevcut yönetimin devamı yönünde tercih kullandılar ve “Parası var, partiye para harcayacak! Turan Arık onu Kırşehir ve Nevşehir’den beri gayet iyi tanıyor!” seçildiği günden beri kendi tabiriyle “ya üç ya da beş defa” il yönetim kurulu toplantısına katılan ve tüzüğe göre normal de il yönetim kurulu üyeliği düşürülmesi gereken Adli Demir’i parti tüzüğüne aykırı bir şekilde bir pazar gecesi yönetim kurulu üyelerine çıkardıkları gayri resmi çağrı ile yönetimde oy çokluğuyla seçtirdiler… O zaman parti tüzüğü, hak, hukuk ve de adalet akıllarına bile gelmiyordu… Niye? Güç, yetki ve mühür onlardaydı da ondan… Sonra ne oldu? Çetin Arık birinci sıraya Ümit Özer’de ikinci sıraya konulmayınca ne “Parası çok, para harcayacak!” dedikleri Adil demir kılını kıpırdattı ne de yönetim kurulu… Şimdi seçimi kaybetmenin hesabını o partinin Genel Başkanından soruyor ve “Değişim şart!” diye slogan atıyorlar…
Aslında Zeki Özkan, cuma günü CHP İl Merkezi’nde düzenlenen devir teslim sırasında, görevden alınışlarıyla ilgili cumartesi günü açıklama yapacağını söyleyince CHP İl Başkanlığına atanan Feyzullah Keskin, “Hocam ne söyleyecekseniz işte karşısınız da kameralar ve basın mensupları hazır iken söyleyin niye tekrar cumartesi günü için kendinizi yoruyorsunuz?” demiş Zeki Özkan’da, “Doğru söylüyorsunuz!” diye söyleyeceklerini söylemiş sonra da, “Çok şükür bu işten kurtuldum!” diye esprisini patlatmıştı! Bu açıklamayı yapan aynı Zeki Özkan, ne değişti bilinmez sonra sosyal medya hesabından, “Değerli arkadaşlar, bana yapılan hukuksuzluğu halkımıza anlatmak için 8 Temmuz gün saat 11.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapacağım. Tüm dostlarımızı oraya bekliyorum” diye çağrıda bulundu…
Peki, sonra ne değişti de cumartesi gününe böyle bir eylem planı konuldu? “Ağaları” öyle istedi de ondan! Yıllarını eğitime adamış üstelik sosyaldemokrat birinin “ağası-beyi” olur mu? Olmaz elbette ama fotoğraf onu gösteriyor… Peşinden Çetin Arık sosyal medya hesabından, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmak ve Sayın Zeki Özkan’a destek vermek için bütün yol arkadaşlarımızıyarın saat 11.00 de Cumhuriyet Meydanı’na bekliyoruz” diye çağrıda bulundu…İl Yönetim Kurulu Üyesi Nihal Günaydın, “Kayseri tarihinde gelmiş geçmiş en başarılı il başkanları ve Yönetimi görev yapmıştır yarın Cumhuriyet Meydanı’nda saat 11 de yapılacak olan basın toplantısına tüm partililerimiz davetlidir meydanlarda yerimizi alalım” diye partililerini meydanlara çağırdı…Meydanda yapılacak açıklamanın iptal edildiğine ilişkin bilgiler üzerine diğer bir yönetim kurulu üyesi Cemalettin Bal’da, “Hak hukuk adalet yürüyüşünde bende varken hukuksuzluk içinde görevden alınmasına razı olmadığım için bende yarın saat 11.00 de Cumhuriyet Meydanı’nda olacağım. İPTAL SÖYLEMLERİ YALANDIR BİZ ORADAYIZ” diye çağrıda bulundu… CHP Bünyan İlçe Başkanı Okan Marzıoğlu’nun hoş olmayan bir paylaşımına Cemalettin Bal’ın verdiği cevabı burada kullanmaya edebim elvermediği için kullanma gereği duymuyorum… Sonra bu açıklama için niye CHP İl Merkezi değil de Cumhuriyet Meydanı seçilmiş olabilir diye düşündüm? Öyle ya kendilerinin geçmişte yaptığı gibi CHP İl Merkezi’nde basın açıklaması yapmasına çiçeği burnunda yeni İl Başkanının herhangi bir tepki göstereceğini de sanmıyorum… Amaç biraz da Kayseri kamuoyunun dikkatini çekmeye yönelik… Amaç biraz da kamuoyu nezdinde mevcut CHP yönetimi hakkında olumsuz bir imaj doğmasını sağlamak! Yani anlayacağınız tribüne oynadılar! Tıpkı Tanju Özcan taktiği! Meydanlara çıktık, yollara düştük misali!
İşte bu mesajlar üzerine onunca sırada olmasına rağmen bir seçim boyu sanki ilk sıralardaymış gibi canla başla çalışan eski İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Niyazi Ünalmış, partililerini meydana çağıranlara hukuki bir “BİLGİLENDİRME” uyarısında bulundu… Ünalmış o uyarıda, ”Bir takım “yetkisiz” kişilerin, genel merkezimizin il başkanı atama kararını hiçe sayarak basın açıklaması yapacağını duyurması ve partilileri genel başkan ve genel merkeze karşı tavır almaya, bu yolla basın önünde partimizi tartışmaya açmaya davet etmesi; partimizin disiplin yönetmeliğinin 15/1-a. Maddesi gereğince “kesin ihracı” gerektir, parti suçudur. Bilgilerinize saygılarımla sunarım” diye dayanak gösterdiği PARTİ SUÇLARI MADDESİNİ ekleyerek uyardı…
Uyarıya uydular mı? Uymadılar! Tabii bu durum onların bileceği bir iş… Cidden PARTİ SUÇU İŞLEDİLER Mİ İŞLEMEDİLER Mİ onu biz bilemeyiz… Çetin Arık, Ümit Özer ve Zeki Özkan ile “yandaşlarının” bu çıkışı halen İYİ Parti çatısı altında Belediye Meclis üyeliği yapan Orhan Karakoçluoğlu’nun da bir hayli ilgisini çekmiş olmalı ki o da bu çıkışa destek vererek, parti içinde ki gelişmeleri antidemokratik bulduğunu duyurdu… Onlar yaşananları demokratik ve hukuk ölçüsü içinde bulmazken mevcut İl Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Yeşilyurt’ta, Ümit Özer’in İl Başkanlığı döneminde nasıl İl Başkan Yardımcılığı görevinden alındığını ve arkadaşlarına uygulanan ve hatta zaman zaman da adeta “linç girişimine” kadar varacak şekilde ne tür haksızlıklarla karşı karşıya kaldıklarını uzunca bir paylaşımla duyurdu…
Adalet! Hak! Hukuk! Bunlar güzel sözler! Ama önemli olan bu sözleri mühür ve yetki elinizdeyken tatbik etmek! Yetki ve mühür elinizden kaydıktan sonra meydanlara koşmak, “Nerede bu hak, hukuk, adalet!” diye kameraların karşısında feryat, figan etmek değil! Sayın Arık, Sayın Özer, görev yaptığınız onca dönem süresince delege seçimleri başladığında hangi mahalleler de sandık konuldu acaba? Geçmişte sizinle hareket eden bugün sizden uzaklaşan CHP Melikgazi İlçe Başkanı Yakup Yılboğa, sizler, “Bugüne kadar hangi mahalleye sandık kuruldu?” diye soruyor! Ayrıca o partiye kimler tarafından netür üyelerin kaydedildiği en azından bizim gazete arşivlerimiz de tabak gibi yeralıyor! Seçimlerden beş ay önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hissedar olduğu Kayseri Dünya Ticaret Merkezi’ne yönetim kurulu üyesi olarak atattığınız, sonra tüzüğe aykırı olarak bir pazar akşamı çağrı yaparak yönetimdeki birçok il yönetim kurulu üyesinin bile daha önce doğru dürüst TİPİNİ BİLE HATIRLAYAMADIĞI Adil Demir şimdi nerede? Selam sabah bile vermeden çekti gitti! Hak mıydı? Hukuk muydu? Adalet miydi?
Eyyy Adalet, eyyy hukuk neredesin? Geldiysen üç defa seslen lütfen; Biz seni dört gözle CUMHURİYET MEYDANI’NDA BEKLİYORUZ! Dünü boşver, sen bize bugün için lazım oldun…
Son söz: Ah Seyit Bektaş ah! Kayseri siyasi literatürüne, “Dalton Kardeşler” sözlerini kazandıran sen değil misin? Yoksa sende mi Dalton Kardeşlere karıştın?


