KADİR DAYIOĞLU


BÜYÜDÜK!..

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde ((nisan-haziran dönemi) yüzde 3,8 büyüdü. Allah nazardan saklasın!..


TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde ((nisan-haziran dönemi) yüzde 3,8 büyüdü. Allah nazardan saklasın!.. Dünya küçülürken, bir yandan bizim büyümemiz, elbette dış güçleri kıskandırır. Onların yerli ve milli olmayan “maşalarını” da üzüntüye gark eder…

***

Büyüdük büyümesine ama nasıl? TÜİK’in açıklaması üzerine, bazı iktisatçıların yorumunu paylaşıyorum. Nasıl büyümüşüz, bir görelim. Öyle ya, yine dünyanın kıskandığı, “nas eksenli” modele göre; yatırım, Üretim, ihracat, istihdam artacak, enflasyon/faiz düşecekti.  Tabii, bunun tam aksi oluyor. İşte tam bu noktada, Mehmet Şimşek, “nas eksenli” değil de, rasyonel tabanlı ekonomik politikalar dedi. 

***

Dedi demesine ama “Basra harap olduktan sonra!”. Sözün aslı şöyle: “Bad’elharâb’ül-Basra” Yani Basra yıkıldıktan sonra ağlamak sızlanmak neye yarar

***

Yahu, düşünebiliyor musunuz; emekli olduğumda açlık sınırı üzerinde olan maaşım, şimdi altına düştü. Bir iki kira gelirimiz ve eşimin de emekli maaşı olmasa, Camii Kebir önünde el açacağız. AK Partililerin rol model aldıkları, üstatları N.F.K’ın ifadesi ile;“Kurt yapmaz bu taksimi kuzulara şah olsa!”

***

Tabii, Mehmet Bey’in unuttuğu ya da görmezden geldiği bir konu vardı. “Rasyonel” politikalar tamam… Söylediklerinin hayata geçebilmesi için “hukuk” ve “güven” olmalı. Bunlar olmasa, ne yaparsanız yapın, nafile.

***

Uzmanlar Türkiye’nin bir üretirken üç tükettiği tablonun sürdürülemez olduğuna dikkat çekti: “Bu politikadan elde kalan sağlıksız büyüme, patlamış enflasyon ve geçim sıkıntısı.”

***

İsterseniz, büyümenin biraz detaylarına inelim: “Büyümede büyük katkıyı hane halkı tüketimi sağladı. Vatandaşın harcaması geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 arttı. Aynı dönemde ithalat da yüzde 20,3 artarken ihracat yüzde 9 azaldı.” 

***

İnsanlar önünü göremedikleri için, enflasyon altında ezildikleri için, tüketimin artması çok doğal. Öyle ya, bir yerine iki alacak. Mesela, benzine bir lira zam gelecek haberini duyunca, istasyonların önündeki “kuyruk” bundan. Hiç olmazsa otuz, kırk lira kârım olur diyor, depoyu “fullüyor”

***

“Tüketim çılgınlığıyla gelen büyüme” için ekonomistler “Sağlıksız” vurgusu yaptı.”Uğur Gürses;“Son 7 çeyrekte ortalama büyümede iddia edildiği gibi yatırım ve ihracatın katkısı yüksek olmadı. Tersine tüketim patlaması yaratıldı. Elde patlamış bir enflasyon ve geçim sıkıntısı kaldı” dedi. 

***

Tunç Şatıroğlu;“Ücretliyi fakirleştiren büyüme” vurgusu yaparken Prof. İbrahim Ünalmış“Sürdürülemez bir büyüme kompozisyonu oluştu” ifadesini kullandı.Yani; “TÜİK’in açıkladığı verilere göre enflasyonist ortamda büyümeyi tüketim sırtlarken, üretim daraldı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 5,3, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 5,1 arttı.”

***

Sanayiyüzde 2,6; mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ise yüzde 1,2 azaldı. Böylelikle sanayide birbirini izleyen 3. çeyrekte de daralma kaydedildi. Sanayi daralırken, hizmetler büyümede öne çıktı.” “tarım sektörü yüzde, mevsimsel olsa gerek, yüzde 1,2 arttı.”

***

Büyümede en olumsuz veri ihracat olarak ön plana çıktı. Üç çeyrektir ihracat daralarak pandemi sürecinden bu yana en uzun daralma serisi kaydederken, ithalatta ikinci çeyrekte görülen artış 3 yılın en yüksek artışı oldu. Son üç çeyrektir ihracat daralarak ekonomik büyümeye negatif etki ederken, ithalat ise iç tüketimin canlılığı ile birlikte ikinci çeyrekte yüzde 20,2 büyüme gösterdi. İthalattaki bu hızlı artış ekonomik büyümeyi 3,92 puan negatif etkiledi.

***

TÜİK’in açıkladığı büyüme verilerini değerlendiren uzmanlar tüketime dikkat çekti. Ekonomist Tunç Şatıroğlu sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede; ‘’Ücretliyi, emekliyi fakirleştiren büyüme.Ve fakirleştiren büyümeyle övünmek... Türkiye Ekonomi Modeli’’ paylaşımını yaptı. 

***

Ekonomist Oğuz Demir de seçimden önce uygulanan ve adına “Türkiye Ekonomi Modeli” denilen politikalara değinerek;‘’Türkiye Ekonomi Modeli’nin ihracat rekorları 2. çeyrekte pek bir işe yaramamış. Tüketici büyümeyi sırtlanmış. Enflasyonist ortamda herkes gücü yettiğince kendini korumaya çalışıyor işte’’ ifadelerini kullandı.

***

İktisatçı Hayri Kozanoğlu büyüme verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede; “… önümüzdeki dönemlerde bizi keskin bir daralmanın beklediğini gösteriyor’’ dedi. 

***

İktisatçı Mahfi Eğilmez de ise;‘’ikinci çeyrek büyümesi TÜİK tarafından yüzde 3,8 olarak açıklandı. Çok yüksek negatif faizin ve çok yüksek enflasyonun varlığına karşın bu oran düşük bir büyüme oranı anlamına geliyor. Burada sözünü ettiğimiz negatif faiz, reel faiz değil. Türkiye’de nominal faiz negatif’’ paylaşımı yaptı. 

***

Ekonomist Uğur Gürses;“Türkiye Ekonomi Modeli”’nin uygulandığı dönemlere dikkat çekerek ‘’Uydurma ekonomi politikasınınhakim olduğu son 7 çeyrekte ortalama büyüme yüzde 5,8 olurken, öyle iddia edildiği gibi yatırım ve ihracatın katkısı yüksek olmadı; tersine hane halkı tüketim patlaması yaratıldı. Elde ne var? Patlamış bir enflasyon ve geçim sıkıntısı.’’