KADİR DAYIOĞLU


BU PARALARI NE YAPTINIZ?

Sözlerin en güzelini Maliye Bakanı Nebati söyledi. Geri almaya çalıştıysa da laf ağızdan çıktı bir kere: “Hükümetin ekonomi politikalarıyla ‘dar gelirliler hariç üretici firmalar ve ihracatçılar kâr etti’”


Biz çok sorduk, “ne yaptınız bu paraları?” diye… Tabii, iktidar cenahından net bir yanıt gelmedi. Bir kez de Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, 20 yılın muhasebesini tutmuş. Yaptığı hesaba göre; “AKP iktidara geldiğinden bu yana toplanan vergilerin toplamı 2 trilyon 700 milyar dolar” tutuyor.

***

Aynı dönemde yurtdışından alınan kredi 454 milyar dolar. Özelleştirme adı altında satılan varlıklarımızın toplamı da 71 milyar dolar. Hazine ise 60 milyar dolarlık eksi bakiyeye sahip. Sonuçta, AKP döneminde toplam 3 trilyon 285 milyar dolar kamu kaynağı harcandı.

***

Tabii, bu ne anlama geliyor?

***

Yirmi yılda kullanılan kamu kaynağı; “bizden önce bir şey yoktu!” denilen ve yok sayılan, parantezi açılıp kapatılmak istenen 80 yıllık Cumhuriyet döneminde harcanan kamu kaynağının 2,5-3 katı

***

“Et tekrârü Ahsen velevkâne yüz seksen” demişler. Bir kez daha söyleyeyim: Beğenilmeyen 80 yılda, kamu kaynağı ile yapılan “100 baba yatırımı” bir çırpıda sayarım ama bana 20 yılda kamu kaynağı ile yapılan “10 baba yatırımı” sayın, “dişimi kırayım!” Sahi, 128 milyar dolar gibi bu para da nereye gitti?

***

Seksen yılda 500 milyar dolara yakın faiz ödendi. 500 milyar dolara yakın cari açık ve bir trilyon dolar dış ticaret açığı verildi. 2022 ortalarına geldiğimizde, hemen hemen her konuda 2002’li yıllara döndük.

***

Tutmasak, 2023’te 500 milyar dolar ihracatımız, 2 trilyon dolar milli gelirimiz, 25 bin dolar kişi başına gelirimiz olacak, 500 milyar kWh elektrik üretecek, “ilk 10” ekonomi arasına girecektik. Tabii, iç ve dış güçler ve onun yerli uşağı “geziciler” frene bastı 250 milyar dolar ihracatımız, 300 milyar kWh elektriğimiz, 8 bin dolar kişi başına gelirimiz ve 700 milyar dolar milli gelirimiz oldu… “İlk 10”a gireceğiz derken soluğu “3. Onda” aldık…

***

“Elbette toplanan vergilerle ve diğer sağlanan gelirlerle devletin yapması gereken pek çok iş de yapıldı. En azından maaşlar ödeniyor, alt yapı yatırımlarına para harcanıyor. Bu elbette olacak ama para o kadar büyük buna karşı verilen hizmet o kadar küçük ki, insanın içine kuşku düşüyor.”

***

İşte Vecdet Öz de buna dikkat çekerek; “Bu parayı 20 yıla bölersek, yılda 164 milyar ila 250 milyar dolar harcandığı anlamına gelir.  Bu rakamla yılda 96 Osmangazi Köprüsü, 41 Keban Barajı, 23 şehir hastanesi, 320 Tokat Havalimanı yapılabilir” diyor.

***

Tabii, “hazineden bir kuruş çıkmadığı” söylenen otoyol, köprü ve tünellerin kaça çıktığı? Aza mı yoksa çoğa mı? Normalde kaça çıkardı? Bu konuları bilmiyoruz… Ticari sır olarak saklanıyor.

***

Demirel ve Özal dönemlerinde yapılan otoyol ve köprü gelirleri, düzenli yayınlanırdı, Karayolları Genel Müdürlüğü sitesinde… “İstatistikler” bölümünden rahat ulaşabilirdiniz. Geçen araç sayısı, elde edilen net gelirler “TL” ve “Dolar” bazında görebilirdiniz. Şimdi ise şahsen ben göremiyorum. Belki de beceriksizliğimden.

***

Allah’tan 2001-2019 arası verileri indirmişim. 2020, 2021 rakamlarını bilmiyorum. Bu yıllarda yaklaşık 7,5 milyar dolar gelir elde edilmiş. Diyelim bunun 500 milyon dolarını, AK Parti öncesine çıkın, geriye kaldı mı 7 milyar dolar. Bunun 2 milyar dolarını da “cari ve finansman giderlerine” düşün, geriye 5 milyar dolar kalıyor. Vallahi bu para ile “3. Köprü”, “Gebze geçişi” ve Yalova-İzmir otoyolu yapılırdı.  Şayet Genel Müdürlük; “Yok böyle bir şey!” diyorlarsa, neden yayınlamadıklarını önce bir açıklasınlar?

***

Bir hatırlatma daha yapayım: “Elektrik Dağıtım Şirketlerine” (21 EDAŞ) direkler, trafolar, lambalar, kablolar vs., ortalama 20 yıllığına, 14 milyar dolara kiraya verildi. Bunun karşılığında işletecekler, yenileyecekler, kayıp/kaçak oranlarını yüzde 5-7’lere düşüreceklerdi. Verim artınca ya da kayıp-kaçak azalınca bu tüketici fiyatlarına yansıyacak, hem işletici ve hem de ahali rahat edecekti…

***

Bakınız, geçen gün bir pastırmacı dostum söyledi; kirasının yarısı kadar elektrik faturası ödüyormuş…

***

Bu, inanılır gibi değil. Bu yaşa geldim böyle bir dönem yaşamadım. Evet. Dillerine doladıkları 1970’li yıllarda benzin, mazot, fuel-oil, ampul, margarin kuyrukları vardı… Başka hiçbir emtiada böyle bir şey yoktu… Ambargo vardı, ithalat yapılamıyordu… Diğer mallar sebil gibiydi…

***

Yani, o yıllarda alım gücü vardı ama az da olsa bazı mallar yoktu. Bu da birkaç ay sürdü sürmedi. Şimdi ise, mal var alım gücü kalmadı. O nedenle eski ile mukayese ederken “elma ile armudu” karıştırmamak lazım.

***

Şimdi ise hiç olmayan şeyler var: “Askıda ekmek”, “askıda yemek”, “askıda elektrik, su, doğal gaz faturası”. Yakında, “askıda kira” da gündeme gelirse hiç şaşmayın.

***

Bakalım din, iman, Allah, kitap, “iç ve dış güçler”, “sürtükler”, “zillet ittifakı”, “batı uşakları”, “sorosçular” söylemleri, makus talihimizi yenebilecek mi? Bunlar, “Cumhur İttifakını” sandıktan çıkartabilecek mi? Daha doğrusu “şer güçler” mottosuna inanan kaç kişi olacak? Göreceğiz…

***

Sözlerin en güzelini Maliye Bakanı Nebati söyledi. Geri almaya çalıştıysa da laf ağızdan çıktı bir kere: “Hükümetin ekonomi politikalarıyla ‘dar gelirliler hariç üretici firmalar ve ihracatçılar kâr etti’”

İşin acı yanı, “dar gelirliler” hâlâ destek veriyor bu iktidara. Bu çelişkinin bir izahı olmalı.