KADİR DAYIOĞLU


BU KIŞ ÇOK SOĞUK GEÇECEK! (1).

Yani, cami önlerine serilen halılarla toplanacak paralar buna yetmez… Buyrun size; Kayserispor’dan sonra ikinci bir “kara delik” daha sana… Bu şartlar altında AK Parti, sandıktan çıkarsa şapka çıkartmak lazım.


TÜİK’e göre; “Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %80,21, aylık %1,46 oldu.” Tabii, inanırsan…Ama“çarşı-Pazar” bunun böyle olmadığını söylüyor bize. Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyon oranını yüzde 181,37 olarak açıklıyor. Yine ENAG'a göre Ağustos ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 5,86 arttı. 2022'nin başından bu yana ise bu oran yüzde 91,62 oldu.

***

Demem o ki; TÜİK, bu fiyatları nereden alıyorsa, söylese de, biz de uğrak versek oraya…

***

Evet doğruya yakın olan ENAG’ın ki… Öyle ya bunu yaşayan bilir. Bakınız, geçen yıl, bugünlerde kilosunu 1-1,2 liradan aldığım salçalık domates bugün 5 lira… Turşuluk kelek13-14 lira. Geçen sene 4-5 liraydı. 1-2 lira olan yerli domates 10 lira40 liraya aldığım peynir 100 lira oldu. Tüp gaz 120 liradan 320 liraya çıktı. Okul kıyafetleri üç kat arttı.

***

Öğrenciler kiralık ev bulamıyor; çoğu memleketine geri dönmenin yolunu arıyor. Otomobil, ev almak hayal dahi edilemiyor. Benzin, mazot el yakıyor. Açlık sınırı 6 bin, yoksulluk sınırı 22 bin lira oldu… Ortalama ücret, asgari ücretin de altına düştü… Bakan açıkladı; 3,4 milyonaileye ayni ve naktiyardım yapılıyor. İcralık olan 6 milyon kişinin borcunu Hazine yani sen-ben üstleniyoruz.

***

Evet gelinen durum bu… Orta gelirliler yoksullaştı. Yoksullar “derin yoksulluğa” doğru yelken açtı… Tek bir silah kaldı ellerinde inanç ve inanç dünyası; “sabır ve şükür”, “fukaraların cennetle müjdelenmesi”. Başka kullanacakları şey kalmadı.

***

Peki, bunu TÜİK neden yapıyor; gerçekleri neden örtüyor? Birincisi memur ve emekli zamları TÜFE’ye göre ayarlanıyor. İkincisi de, psikolojik siyasal algı oluşumuna yardımcı olmak; iktidara; “bakınız enflasyon düşmeye başladı!” dedirtmek… “Nobel ödüllü” ekonomik modelin “başarısını” dünya aleme anlatmak. Ama unuttukları başka bir şey var? İnsanlar duyduklarına inanabilir ama yaşadığını da. Ben, “kısırım!”, diyorum sen hala; “kaç çocuğun var!”, diye soruyorsun…

***

Soru şu: Merkez Bankası faizi yüzde 12’de tutmasına rağmen fiyatlar genel seviyesindeki bu artış yani enflasyon neyin nesi? Unutmayın; “tüm kötülüklerin anası enflasyon!”

***

Dedim ya, anlatacakları, siyaseten kullanacakları bir inanç dünyası; “sabır” ve “şükür” kaldı… Bunun lokomotifliğini de Ali Erbaş’ın Başkan olduğu Diyanet yapacak. Umarım; “Millet İttifakı”na destek veren siyasiler ve sempatizanlar, sık sık sahneye konacak ve oltaya takılacak “inanç yemini” yutmaz.

***

Kayseri’de Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesine, yapılacak “gözler görmedik” camiyi eleştirenlere cevap hazır; “Sen, camiye karşı mısın?”Aklı başında hiç kimse camiye karşı çıkmaz Ama bu haliyle, hem konum olarak ve hem de “açlığını, yoksulluğun”, geçim sıkıntısının, işsizliğin yoğun olduğu bir ortamda, bu denli, devasa, bir camiye karşıyım.

***

Unutmayın; “rasyonalitenin” yerini “irrasyonalite” alırsa; bir toplumda “iktisadi akıl” uçup giderse; “mühendislik ekonomisi”denilen bir şeyden habersiz olunursa, sıkıntılar da peş peşe gelir… Bununla ilgili tipik bir örnek, Tarım Kredi Kooperatiflerinden geldi. 13 milyon liralık malı çöpe atmışlar…

***

Kayseri’ye yapılan, 0rtalama 2.000-2.500 kişinin seyrettiği 32 bin kişi kapasiteli stat da bunun tipik bir örneği. Şimdi ismi değişen Kadir Has Stadı’ndan söz ediyorum.“Neden; 22 bin değil de 32 bin kişi”dediğimizde;“UEFA standartları böyle!” diye kestirip atmışlardı.

***

Sonradan öğrendim ki, 10 bin kişi altında kapasite bile olabilirmiş. Yeter ki, diğer şartlar yerine gelebilsin. Yazık değil mi, günah değil mi? 100 milyon liranın üzerinde para harcandı 32 bin kişi kapasiteli stada. Ha. Buna 200 dönüme yakın bedelsiz alına (YSE ve kısmen TEK) arazilerinin bedeli buna dahil değil.

***

Yeni yeni ortaya çıkıyor; merhum Kadir Has, 3 milyon dolar vermiş… Oysa biz bu spor yerleşkesini, eski stadın satışından elde edilen para ile yapıldı sanıyorduk.

***

Dönelim, “gözler görmedik” camiye… Verilen bilgiye göre 700 milyona baliğ olacakmış bu cami… Evet. Bu rakamı bir yana bırakın, 1,5 milyarı bulmazsa, meydanda “anırırım!”. Yazıktır, günahtır… Biblo gibi, muhteşem Erciyes panoramasını gölgelemeyecek küçük ama şık bir ibadethane nemize yetmiyor? Bu para ile şu kadar okul, şu kadar öğrenci yurdu yapılır. Hem niye yurt yapsınlar ki, cemaat yurtları öğrenci bekliyor

***

Yol yakınken, bir kez daha uyarıyorum… Bırakınız Mehmet Altun olmayı, Vehbi Koç olsan bu yatırımın altından kalkamazsınız… Eninde sonunda bunu tamamlamak Kayseri varsıllarına, Kayseri’nin muhterem ahalisine düşecek… Küçük ve biblo gibi bir cami, yeter de artar bile. Hadi bir gerçeği daha söyleyeyim, Kayseri’nin nüfusu 2030’da bile iki milyon olmayacak. 2025 için 1,5 milyondan söz ediyor, TÜİK…

***

Demem o ki, nüfus da gerekçe olamaz. Kaldı ki, namaz kılan da gide gide azalıyor. Bu azalmanın nedeni de cami yokluğu değil. Başka yerlerde aranması gerekir.

***

Yani, cami önlerine serilen halılarla toplanacak paralar buna yetmez… Buyrun size; Kayserispor’dan sonra ikinci bir “kara delik” daha sana… Bu şartlar altında AK Parti, sandıktan çıkarsa şapka çıkartmak lazım.