NEBAHAT ERDOĞAN


BİZİM NOTLARIMIZ

Yaşadığımız şu zor günlerde öyle şeyler duyuyor öyle şeylere tanık oluyoruz ki! Bir o kadar üzgün bir o kadar kızgınız ki milletçe…


Şehirlerimiz yerle bir olmuş resmi olarak 45 bin canımızı kaybettik ve aradan geçen 25 güne rağmen vatandaşlarımız hala büyük zorluklar içerisinde yaşam mücadelesine devam ediyorlar. Bu olaylar kat kat acı verirken, Kızılay çadırları depolayıp günler sonra 2050 çadırı Ahbap Derneği’ne 46 milyon bedelle satması şok etkisi yarattı… Bu neyin nesiydi Allah aşkına…

Ülkemizin en büyük yardım kuruluşu “Kızılay'ın deprem anında, elindeki tüm olanakları seferber ederek depremden etkilenen herkese en kısa zamanda sığınacak bir yer, sıcak bir aş, acil tıbbi malzeme sağlaması, gerekirken, yardım yapacağı yere ticarete girmiş haberimiz yok…

Durun daha, sadece çadır mı?             

Elbette değil Kızılay Ahbap Derneği’ne konservede satmış…

Bravo doğrusu iyi yere dükkân açmış Kızılay… 

Tabii olayın patlak vermesi üzerine açıklamalar peş peşe geliyor.

Kızılay Kerem Kınık'tan "Siz bir taraftan S4 seviyesinde uluslararası yardım çağrısında bulunuyorsunuz, ama kendi içinizde sivil-asker işbirliği mekanizmanız maalesef bu geçmiş dönemlerde çökertildiği için bu mekanizmadan faydalanamıyorsunuz" dedi. İtiraf gibi açıklama…

Kızılay’ın bu davranışından sonra, sosyal medya da ve yayın organlarındaki tepkiler çığ gibi büyümüştü…

Bu tepkiler karşısında Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan“Bir taraftan AFAD’a saldıran, bir taraftan Kızılay’ımıza saldıran, birçok STK’larımıza saldıran bu dalkavuklara asla kulak asmayın. Sizinle yan yana olan kim…”

Sayın Devlet BAHÇELİ de"Depremden menfaat devşirmenin arayışında olanlar ahlaksızlığın markalarıdır. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir" diyerek tehdit vari söylemlerde bulunmuştu…

Kızılay durumu bu şekilde kaldı…

Fenerbahçe ve Konyaspor arasında oynanan maçta bir grup taraftar “hükümet istifa”sloganları atarak tepki toplamışlardı…

26 Şubat’ta oynanan Beşiktaş-Antalyaspor maçında da Beşiktaş taraftarı tribünlerden yine aynı sloganla karşımıza çıktı…

Bu olay karşısında da Beşiktaş taraftarının tutumunu protesto eden Beşiktaş Spor Kulübü üyesi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, üyelikten istifa ederken, gerekirse bundan sonraki maçların taraftarsız oynatılması teklifini dahi gündeme getirdi.

Kızılay ve tribün sloganları iktidar cephesinin canını iyice sıkmış olmalı ki Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli’den ikinci kez “Bunları not ediyoruz”diyerek tehdit gibi açıklamalar geldi…

Şimdi bunların karşısında bizim notlarımız nelerdi dersiniz…

2002 yılından bu yana iktidarda olan Türkiye tarihinde görülmemiş bir özelleştirme uygulamasına imza atan AKP, cumhuriyetin kazanımı ve birikimi olan ne varsa adeta haraç mezat sattı.

  • Telekom, Hatalar Silsilesi
  • “Seka Satıldı, tuvalette kullanacak kâğıt bulamıyoruz”
  • Gübre Sanayi İşletmeleri
  • Tekel İşletmeleri
  • Tuz İşletmeleri
  • Sümer Holding
  • Şeker Fabrikaları
  • Santraller
  • Elektrik Dağıtım Şirketleri
  • Bankalar
  • Eti Holding
  • Tersane, Liman Ve Gemiler
  • TDİ İşletmeleri
  • Kapatılan İşletmeler
  • Kamunun Elinde Kalan Şirketler

Bunlar Türkiye Cumhuriyetini zarara uğratarak peşkeş çektikleri kurumlarımız;
Hakaret ve tehdit içeren sözlerine gelecek olursak satmakla bitmez tabii ama birkaç örnekle sıralamak istedim…

-“Çapulcu”“Sürtük” ve “Terörist” 
-“Gerizekalı, haysiyet fukarası, sefil, zavallı, gafil, eşkıya, çürük, sürtük, siyasi eşkıya, haysiyetsiz, onursuz, sanatçı müsveddesi, edep fukarası, ahlaksız, haysiyet celladı, kan emici…”haysiyet celladı, kan emici…”
-Be ahlaksız, be namussuz, be adi..." 
-Çiftçilerimiz içinde Ananıda al git, bunlar nankörler…
Son olarak da Sayın Devlet Bahçeli’ninElbistan ziyareti sırasında Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçecek anlar yaşandı. MHP lideri Bahçeli, bölgede iktidarı eleştiren depremzedeleri azarlayarak “Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer yetkililerin ziyaretini sabote etmeye hakkınız yok. Sessizlik olacak, hepsini dağıtın gitsin, indirin şunları. Hadi bakalım” dedi…
Bunların hepsi tek tek not edildi milletimiz tarafından, unutuldu sanılmasın lütfen…
Yani demem o ki; iki kişinin notuyla Türk Milleti’nin notları arasında dağlar kadar fark olduğunu sayfalara sığmadığını belirtmek isterim…