Sağlık Bakanı Fahrettin Koca önceki gün son verileri açıkladı…
Veriler göre Kayseri’nin durumu son derece vahim…
Kayseri coronavirüs salgının da Türkiye birincisi…
Son bir hafta da salgında rekor artış Kayseri’nin…
Kayseri’de artış oranı yüzde 39,37
Ankara’da yüzde 38,84
Mersin’de 36,99
Gaziantep’te yüzde 24,8
İstanbul’da yüzde 23,27
Yani verilere göre rekor Kayseri’nin
Ne diyelim, Allah sağlık-sıhhat versin!
Şimdi gelelim Kayseri niye bu noktaya geldi?
Öyle ya, Türkiye’nin dört bir tarafından bürokratik işlerini halletmek üzere akın akın onca vatandaşımız Ankara’ya giderken nasıl oluyor da Kayseri Ankara’dan da kötü?
Ticari ve sosyal bağlantıları nedeniyle binlerce vatandaş İstanbul’da buluşurken, Kayseri nasıl oluyor da İstanbul’dan kötü oluyor?
Nasıl oluyor da, doğulusu-batılısı, Arabı, Süryanisi, Suriyelisi Mersin’de buluşurken nasıl oluyor da kendi halinde ki Kayseri Mersin’den de kötü?
Güneydoğu’nun en hareketli İl’i olan Gaziantep’te onca millet toplanırken nasıl oluyor da Kayseri Gaziantep’ten bile kötü oluyor?
Aklı eren, makul ve mantıklı bir cevap bulabilen varsa çıksın söylesin…
Desin ki, İstanbul, Ankara, Mersin, Gaziantep ne ki Kayseri milyonların buluştuğu bir şehir…Tabii ki bu kadar milletin toplandığı bir şehir de Ankara’dan, İstanbul’dan, Mersin’den ve de Gaziantep’ten fazla salgın olacak!
Var mı böyle bir durum?
Bir daha soruyorum var mı?
Yok!
Eee ne oluyor da Kayseri, İstanbul’u, Ankara’yı, Mersin’i, Gaziantep’i soluyor da salgında birinci sıraya oturuyor?
Ben Bakan Fahrettin Koca’nın televizyon ekranlarından yaptığı o açıklamadan beri bu sorunun cevabını arıyorum…
Verilere göre son bir hafta içinde en çok günlük coronavirüs vakası Kayseri’de yaşanmış…
1-Kayseri
2-) Ankara
3-) Mersin
4-) İstanbul
5-) Konya
6-) Gaziantep
Sıralama böyle…
Yani birincilik Kayseri’nin…
Bu tabloya nasıl bir yorum getireceğiz?
Bu tablonun üç ayrı boyutu var…
Birincisi mülki idari amirleri ilgilendiriyor…
Yani Valiyi…
Büyükşehir Belediye Başkanını…
İlçe Belediye Başkanlarını…
Herkesin kendine düşen görev ve sorumluluğu boyutunda…
Bir de vatandaşa düşen tarafı var…
Önce bu şehrin mülki idare amiri vali ve valiye bağlı kurumlardan bahsetmek lazım…
Valilik elbette tek başına sokağa çıkma yasağı koyma gibi keskin ve raidkal tedbirler alma yetkisinde değil…
Bu tamamen Cumhurbaşkanın bilgisi ve onayı dahilinde İçişleri Bakanlığı tarafından alınacak bir karar…
Buna rağmen örneğin Hacılar da kısmı yasak uygulandı…
Çünkü Hacılar da durum gerçekten çok ama çok vahim…
Oralarda ki ölüm oranları çok çok yüksek… Bize yansıyan rakamları vermek doğru olmaz!
Belki de Kayseri’nin öne çıkmasında ciddi bir etkisi de olmuş olabilir…
Ama pandemi konusunda üç temel kural var;
1-) Sosyal mesafeyi korumak
2-) Maske takmak
3-) Hijyen kurallarına uymak
Bu üç maddeye gereken uyum sağlanması konusunda Kayseri’de çok ama çok esnek davranıldı…
Bunda sokakta ki vatandaş, çay ocakları ve kafeteryadaki maske takmayan, sosyal mesafeye uymayan ve hijen kurallarını hiçe sayanlara karşı gerekli tedbirin alınmamaış olması mülki idarenin ve onun kolluk kollarının eksiği…
Hafta da bir Belediye Başkanıyla buluşup çarşı-pazarı şöyle bir turlamak zevali kurtarmıyor…
Keza yine OSB ve diğer sanayi kuruluşları yeterince denetlenmedi…
En büyük patlama oralar da yaşandı…
Yine baştan beri yazdık Şehir Hastanesi büyük bir sıkıntı için de Sayın Vali her açıklamayı ısrarla yalanladı…
Doluluk oranlarını çok küçük rakamlarla ifade etti…
Kayseri Tabip Odası Başkanı Mehmet İlhan Şahin, "Yöneticiler insiyatif almaktan kaçındıkça Kayseri'de salgın kontrolden çıktı. Salgın yönetimindeki başarısızlığın bedeli yöneticiler için belki sadece itibar kaybı olacak. Ama hekimler, sağlık çalışanları ve tedbir almasına rağmen hastalığa yakalananlar o bedeli canıyla ödüyor" dedi kıyamet koptu…
Oda Başkanı Şahin adeta linç edilecekti…
Açıklaması şiddetle yalanlandı, sert eleştiri ve suçlamalara muhatap oldu…
İL Hıfzıssıhha Kurulu’nda olmasına rağmen hiç alakası olmayan kurum temsilcileri alınırken Oda Başkanı İl Pandemi Kurulu’na alınmadı…
Böyle çarpıklıklar yaşandı…
Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşımda ciddi önlemler almadı…
Ne sosyal mesafeye uyuldu ne maske zorunluluğuna ne de hijyen kurallarına…
Otobüs ve tramvaylar tıka-basa dolduruldu…
Başta 65 yaş üstüne karşı alınan kurallar ta işin başında alınmalıydı…
Belediyelerin kendi bünyesinde ki birimler hem coranavirüs kapsı hem de yaydı…
Birçok Belediye de birçok birim de coronavirüsten geçilmiyor…
Vayandaşa düşen göreve gelelim…
Vatandaş işin başında coronavirüsten bir korktu pür korktu, ilk sokağa çıkma yasağına harfiyen uydu, sonra iş gevşetilince kapıp koyverdi…
Caddeler, sokaklar sarmaş dolaş gezen vatandaşlarla doldu taştı…
Kafeler de ağız ağza verip sabahtan akşama kadar sohbet muhabbete daldı…
Sağlık Bakanı Türkiye’de en kötü İl Kayseri demesine rağmen dün ve önceki gün yine değişen bir şey olmadı…
Sokak aralarında ki kahvehaneler de vatandaş hiç tınmadan yine ağız ağza vermiş halde çayını-kahvesini yudumluyor…
Yani hiç m i hiç tınmıyor…
Eee öyle olunca tabi ki birinci oluruz…
Ne Ankara ne İstanbul ne Mersin ne Gaziantep, şampiyon Kayseri…
El ele tutuşup hep birlikte ölüme meydana okuyoruz…
Ne corona ne morona yürü bre Kayseri kim tutar seni?
----------------------------------------------
Tarık Akan kekemeliği Kayseri'de nasıl yendi?
Ünlü sinema sanatçısı tarık akan'ın ilkokulu kayseri sümer lisesinde okudğunu biliyormusunuz? MEğer ünlü oyuncu ilkokulu Sümer Lisesinde okumuş üstelik ilkokul yıllarınhda kekemmeliği öğretmeni aliye hocanın desteği ile yenmiş. ölüm yıldönümünde tarık akanın Kayseri anıları sosyal medyada şöyle paylaşılıyor. " Tarık Akan ölüm yıldönümü saygıyla. Kayseri Sümer İlkokul öğretmeni Aliye Öğretmen (bana yarınımı kazandırdı diye anıyor)anısı


