RECEP BULUT


“BİZ ASLINDA BU İŞİ BOZMUŞ OLDUK!”

Selcan Boz Erişen ile birlikte Erciyes’teki belediyeye ait 18 işyerinin ihalesini alan müteahhit ve turizm işletmecisi Behsat Kürşat Önder, o ihalelere niye girdiklerini anlattı.


Selcen Boz Erişen ile birlikte Erciyes’teki belediyeye ait 18 işyerinin ihalesini alan müteahhit ve turizm işletmecisi Önder, o ihalelere niye girdiklerini anlattı:

ÖNDER, NİYE O İHALELERE GİRDİKLERİNİ ANLATTI!
  *** Selcan Boz Erişen ile birlikte Erciyes’teki belediyeye ait 18 işyerinin ihalesini alan müteahhit ve turizm işletmecisi Behsat Kürşat Önder, o ihalelere niye girdiklerini anlattı. Önder, “Biz hem Kayseri merkezde kafe işletmeciliği hem de Kozaklı’da büyük çapta termal otelcilik yapıyoruz. Zaten Selcan Hanım Dernek Başkanı Nevin Hanım ile Hacılar Kapı’da ortak işletmecilikte yapıyordu. Yani biz bu sektörün yabancısı değiliz” dedi.

 BİZ ASLINDA BU İŞİ BOZMUŞ OLDUK!
 ***Kendileri 18 işyerinin ihalesine girmemiş olsaydı söz konusu işyerlerinin belirlenen muhammen bedelin çok az üstünde ihale edileceğini dile getiren Önder, “Aslında biz bu ihaleye girerek bu işi bozmuş olduk. Yoksa o dükkânlar tekrar bir 10 yıllığına çok düşük bedellerle ihale edilecekti. Bunda bizim zararımız olmuş oldu ama belediyenin yani kamunun menfaati oldu. Şimdi biz bu hafta ihalenin onanmasını bekliyoruz” dedi.

 

 

Geçen hafta Erciyes Dağı’nda Büyükşehir Belediyesi’ne ait 18 işyerinin 10 yıl süreliğine ihale edilmesini geniş geniş işledik…

İhaleye kimler girdi?

Kimler ne teklif verdi?

İhale kimler de kaldı?

Bu soruları hafta boyunca sorduk…

Şüphesiz ihalede en çok merak edilen Şeker Fabrikası Genel Müdür Yardımcısı ve İç Denetim Başkanı Selcan Boz Erişen’in görüntüsüydü…

Hemen herkes Selcan Boz Erişen’in milyonluk bu haleyi nasıl aldığı sorusunun cevabını arıyordu…

Selcan Boz Erişen ile birlikte hem bir hafta önce yapılan Hacılar Kapı’da ki dört işyerinin hem de son olarak geçtiğimiz hafta Büyükşehir Belediyesi Encümen Salonunda Erciyes’te faaliyet gösteren 18 işyeri kiracısının birleşmesiyle oluşturulan iki ayrı derneğin girdiği ihaleye giren Behsat Kürşat Önder’in ne ilgisi olduğu sorusunu soruyordu…

Hafta sonu Behsat Kürşat Önder bizi ziyaret etti…

Önder, “Bir de beni dinleyin! Biz bu işe niye girdik? Bizim turizmle bir ilgimiz var mı yok mu? Finans boyutu nedir ne değildir?” dedi.

Ben de, “Hay! Hay! Zaten biz de bu soruların cevabını arıyoruz!” dedik ve Behsat Kürşat Önder’e biz sorduk o cevap verdi…

Önce “Bu ihaleyi Selcan Boz Erişen mi yoksa sen mi aldın? Kim aldı bu ihaleyi?” diye sordum.

O da önce işin nasıl geliştiğini Selcan Boz Erişen’in bu işe nasıl girdiğini, geçen hafta ihaleye giren iki dernekten birinin bakanı olan Nevin Erdenler ile geçmişe dönük ortaklıklarını tek tek anlattı ve sonra bir önceki hafta yapılan Hacılar Kapı’da ki dört işyerinin ihale sürecinden bahsetti:

“Selcan Abla dedim ki madem senin de böyle bir ortaklığın var biz girelim, ihaleyi biz alalım, kaçı kaç para ki? Gerekirse evimizi-arabamızı satar alırız dedim inanın biz bu işe öyle koyulduk. Selcan abla ve ailesini ben taa 1993 yılından beri tanırım. Ben Selcan ablayı sever-sayarım. Annesine anne derim, çocukları benim yeğenin gibi, ailecek birbirimiz tanır, severiz. Aramız da para-pul söz konusu olmaz! Sonra Selcan ablanın sizin de yazdığınız gibi iki çocuğu var kızı kayak milli takımına kadar yüklesen biri” dedi. Sonra cep telefonundan Selcan Boz Erişen’i aradı:

“Abla bir de sizin Erciyes’te spor kulübünüz var değil mi?” diye sordu.

Vereceği cevabı almadan telefonun hoparlörünü de açarak:

“Abla telefonun hoparlörünü de açtım, Recep Bey dediklerini de duyuyor!” dedi ve Selcan Boz Erişen de:

“Evet, bizim Erciyes’te iki spor kulübümüz var. Erciyes Akademi ve Eydi yani Erciyes Yarış Okulu adı altında. Biz zaten Nevin Hanım ile bu işe girişirken kayak yapan çocukların masraflarını buradan elde edeceğimiz gelirle karşılayalım diye girmiştik. Yoksa para kazanalım, kar edelim falan diye değil! Bizim daha kira süremizin dolmasına iki yılımız vardı, tüm işletmeler de 10 yıllık kira süresini doldurmuş değil ama toplu halde ihaleye çıkılacak denilince özveride bulunduk ve biz de muvafakat verdik” diye teyit ettirdi…

Selcan Hanım’ın verdiği bilgilerden sonra telefonu kapatan Behsat Kürşat Önder:
  “Recep Bey siz de kulağınızla duydunuz. Selcan abla bu şekilde bir ortaklığa girdikten sonra bizzat ben Selcan ablaya, abla madem senin Erciyes’te böyle bir ortaklığın var, girelim o dört dükkânın ihalesini de alalım dedim. Yani Selcan Ablayı ben teşvik ettim. Şehir merkezinde aldığım kafe eşimin üzerine olduğu için ihaleye de Selcan ablanın adıyla girdik. Yoksa ortada karanlık ya da karışık falan bir iş olduğu için değil. Para da bizim, pulda bizim. Hiç kimsenin ya da hiçbir kurumun zerre kadar ne ilgisi ne de katkısı var!” dedi.

“Kafe deyince Mustafa Şimşek Caddesi’nde daha önce Rıfat Herdem tarafından işletilen yeri kastediyorsun değil mi?” diye sordum.

“Evet!” dedi ve sonra, “Ben oraya market olarak kirada olan dükkânımı sattım ve 2 milyon gibi yüksek bir bedelle aldım. Her yıl yüksek bir kirada ödüyorum. Yani otel işletmeciliğinin yanı sıra kafeterya işi de yapıyoruz. Dolayısıyla biz bu sektöre yabancı insanlar değiliz. Yapmadığımız bir iş olur da ya bu insanlar da nereden çıktı, bunların işi değil gücü değil denilir! Amacımız Kayseri turizmine daha profesyonel bir bakışla bir katkı sağlayabilir miyiz? Erciyes’e yerli ve yabancı 2 milyon civarında turist geliyor. Böylesine bir ziyaretçi akınından biz de 20-25 milyon TL gelir elde edebiliriz herhalde diye düşündük. Amacımız Erciyes’in marka değerini yükseltmek. Ayrıca benim termal otelimin altında da cafe ve benzer işyerleri de var. Kozaklı’ya Kayseri bir saat mesafede. Bu mesafe diğer turisttik merkezlere göre uzak bir mesafe değil. Gerek yerli ve gerekse yabancı turist bizim sağlayacağımız servislerle sabah gelsin Erciyes’te kayağını yapsın akşam da tekrar Kozaklı’ya dönsün ve sıcak hamamda ter atsın, kötü mü olur? Diğer taraftan Kapadokya turları da düzenlenir. Kayseri-Kozaklı ve Kapadokya üçgenin de. Niye bu imkânları birleştirerek Kayseri turizmini yararına dönüştürmeyelim? ” diye sözlerini tamamladı.

“İyi-hoşta ihalede çok yüksek teklif vermediniz mi?” diye sordum.

“Recep Bey muhammen bedel 1800’den açıldı, biz de 4900 verdik. İnanın bunlar çok değil. Zaten bu kiracı arkadaşlar senelerdi bir hayli düşük kirayla oturmuşlar. Yazık değil mi buralar kamunun malı. Millet gözünde büyütüyor, bizim için bunlar yüksek rakamlar değil. Ben hem İLDEM’de müteahhitlik yapıyorum hem de Kozaklı’da otel işletmeciliği, hayda hayda biz bu paraları çıkarırız, kimsenin tereddüdü olmasın!” dedi.

Söz Kozaklı’daki otelden açılınca, “Otelde işler nasıl, biraz Garanti Konuttan devraldığınız borçlardan dolayı sıkıntı var gibi laflar geliyor doğru mu?” diye sordum.

Önder, “Doğru biraz sıkıntılarımız var, sizin de dediğiniz gibi bunlar geçmişten gelen sıkıntılar. Ama inşallah atlatacağız. Kimde sıkıntı yok ki özellikle pandemi süreciyle birlikte her iş kolunda ciddi sıkıntılar var. Ama biz şu an da en son eksper hesabına göre 636 milyon TL’lik bir otele sahibiz. Otelimiz Türkiye standartlarında ilk üçe girecek boyutta. Doğal olarak yükü de olacak elbette! Yalnız siz yazınız da hurdacı Uzun Derviş’in oğlu Topal Suat’la oteli birlikte devraldığımızı yazmışsınız, bu yanlış bir bilgi. Ekay Kömürün sahiplerinden Suat benim değil diğer otelin ortağı bunu düzeltmekte yarar var. Ben kimseyle ortak değilim, tek başıma devraldım” dedi.

“BİZ ASLINDA BU İŞİ

BOZMUŞ OLDUK! “

Kendileri 18 işyerinin ihalesine girmemiş olsaydı sözkonusu işyerlerinin belirlenen muhammen bedelin çok az üstünde ihale edileceğini dile getiren Önder, “Aslında biz bu ihaleye girerek bu işi bozmuş olduk. Yoksa o dükkânlar tekrar bir 10 yıllığına çok düşük bedellerle ihale edilecekti. Bunda bizim zararımız olmuş oldu ama belediyenin yani kamunun menfaati oldu.” dedi.

Sözü bitince ben, “Aslında biz bir tezgâhı mı bozduk demek istiyorsunuz?” diye sordum.

İtiraz etti:

“Hayır! Öyle dersek belediyeye haksızlık etmiş oluruz. Sanki bir tezgâhın içindeymiş gibi. Her şeyden önce talep Erciyes’te ki kiracılardan geldi. Dediler ki biz dernekleşeceğiz ve yıllardır kiracısı olduğumuz bu dükkânları tekrar biz alacağız, dışarıdan kimse girip yıllardır bizim emek verdiğimiz dükkânları elimizden almasın diye düşündüler. Belediye de kiracılarının talebi doğrultusunda 18 dükkânı toplu halde ihaleye çıkardı. Onlar iki dernek olarak biz de Selcan Abla üzerinden ihaleye girdik ve en yüksek teklifi vererek almış olduk. Mesele bundan ibaret. Şimdi hayırlısıyla bu hafta ihalemizin onaylanmasını bekliyoruz” dedi.

Şimdi bu hafta yani muhtemelen yarınki Encümen toplantısında Erciyes’te ihalesi yapılan 18 dükkân ihalesinin onayı görüşülecek. Bakalım ihale Encümenden onay alıp resmen sonuçlanmış olacak mı, bekleyip görmek lazım…

**

ERKAN ÖZTÜRK’ÜN

PAYLAŞIMI ÜZERİNE

Daha önce, S.S.Pancar Ekicileri Kooperatifi Genel Kurulu’nda başkanlığa aday olacağını duyuran Erkan Öztürk, sosyal medya hesabında bizim geçen hafta manşetten verdimiz haberin küpürünü kullanarak bir yorum yapmış… Şeker Fabrikası Genel Müdür Yardımcısı Selcan Boz Erişen’in Erciyes’te ki dükkanların ihalesine girmesinden yola çıkarak  sosyal medya hesabından sanki  ihalenin parası Şeker Fabrikası ve Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay tarafından karşılanacağına ilişkin bir takım imalarda bulunarak, pancar çiftçilerine aslı-astarı olmayan mesaj yollamış…

Bu yaklaşım tarzı hoşta değil, doğru da değil! Hele hele bizim haber küpürümüzü bu amaçla kullanarak amacına bizi alet ederek farklı ima ve yorumlar çıkarması hiç hoş değil. Üstelikte Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’ın böylesi acılı bir gününde.  Kamuoyunun ve pancar çiftçilerinin bu gerçeği bilmesinde yarar gördüğüm için böyle bir açıklama yapma gereği duydum.