KADİR DAYIOĞLU


BEN Mİ TERSİM?

Ne yapalım yapacak bir şey yok!.. Öyle ya, yüzde 60’a yakın oy veriyor, Kayseri’nin muhterem ahalisi bunlara…


Şimdi anlatacağıma, “ne var!” bunda diyeceklerin olabileceğini biliyorum. Ama basitte olsa bütünün habercisi… Bir kurumun “hizmet kalitesi” ile insana ya da müşterilerine verilen değerle yakından ilgili.

***

Evet… Ben mi tersim yoksa işler mi ters gidiyor, bilemiyorum… “Tarla mı kesekli yoksa bana mı öyle geliyor!”, onu da… Geçen gün doğal gaz sayaç okuma görevlisi geldi… Sayaca baktı, “tüketiminiz yok!” dedi… Nasıl olur? Öyle ya kaloriferde, banyoda kullanmasak da ocak da kullanıyoruz. Tüketim olmaması mümkün değil.

***

Bu durumda, olsa olsa sayaçta bir sorun olabilir, dedim… Gittim endekse baktım 37,680 yazıyor… Bir önceki faturaya baktım, 29,… Bu takdirde 8 metre mikâp bir kullanım söz konusu… Demek ki; “tüketim var”, bir sorun yok. Ama adam “tüketim yok!”, dedi. İzah etmeden de çekti gitti. Oysa, tüketim var bizi aydınlatması gerekmez mi?

***

Durumu anlatmak için Kayserigaz’ı aradım, kurumsal telefondan… Açtık telefonu, laf salatasına boğuyorlar, diğer kurumlar gibi. İlgiliye ulaşmak mümkün değil… Sanal bir ortamdasınız. İnanın, Kayserigaz’da bir yetkiliye ulaşabilmek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ulaşmaktan çok çok zor… Söylüyor söylüyor bir daha söylüyor, sanal ses. Ona bas, buna bas; olmadı geri dön…

***

Telefona çıkan görevliye; durumu anlattım, “elemanınız tüketim yok dedi, oysa var!” dedim. Oda; “tüketiminiz 10 metreküpün altında olduğu için fatura edemiyoruz!” diyor, beni dinlemiyor, bildiği ezberi tekrarlıyor. Dinle bakalım, sonuçta ne diyeceğim ama hiç dinlemiyor.

***

Ya hu, ben bunu sormuyorum ki? Eleman, “tüketim yok!” diyor, oysa var. Elemanlar bu kadar mı eğitimsiz? Gaz idaresi tekel olunduğu için mi kalifiye elemana ihtiyaç duyulmuyor? Anlayamadım doğrusu.

***

Öyle ya, “tüketim yok!” demekle, “şu nedenle fatura etmedik!” arasındaki farkı idrak edemiyor, telefondaki hanımefendi. “Beyefendi, haklısınız… Görevlimizin öyle demesi gerekir, eğitim için talebinizi gerekli yerlere ileteceğim!” dese mesele kalmaz.

***

Sonunda şunu dedim: “Hanımefendi, bunu bana endeks memurunuz söylese, şu kadar dakika sizi aramak için uğraşmazdım. Görevlilerinize bu eğitimi verin ve bu talebimi de yukarılara iletin!”, dediğim halde papağan gibi aynı şeyi söylüyordu; “Tüketiminiz 10 metre küpün altında…”Ben diyorum; “bayram haftası, o diyor mangal tahtası!”.

***

Ayrıca; bu tür arayışlarda insan doğrudan muhataba ulaşabilmeli. Laf salatası ile insanları meşgul etmek doğru değil… “Kişisel verilerdi, bacanızı, sobanızı temizletin, tesisatta bizden habersiz iş yapmayın; o oldu şuna bas, bu olmadı şuna bas!” türünden telefon operatörlerine para kazandıracak uzatmalardan vazgeçin… Göreviniz işimizi kolaylaştırmak, laf salatasına boğmak değil; en kısa sürede bana hizmet vermek.

***

Kayserigaz’a Büyükşehir yüzde 10 ortak… Sanırım yönetimde de temsilcisi var… Bunun vasıtası ile sorunlara el koysunlar… Ahali, Kayserigaz’ın elinde oyuncak olmasın.

***

Diyeceksiniz ki, Büyükşehir kendi sorunlarına el koyabiliyor mu ki? İnanın, ta geçen güz uyardığım halde, bizim evin numarası, aradan neredeyse bir yıl geçmiş, eski numara olarak gözüküyor Kayserigaz’da… Ha, sokak ismi ve kapı numarası yeni değişmiş olsa, bir noktada mazur görebilirsiniz… Ya hu, bir yıl önce değişen mahalle, sokak ve kapı numarası ilgili/yetkili kurumlarda hâlâ aynı, nasıl değişmez?

***

Ya, Büyükşehir bildirmiyor, değişiklikleri anında ya da ilgili/bağlı kuruluşlar Büyükşehri, af buyursunlar, “iplemiyor”… Bu konuya, adres arayarak geciken ambulans vesilesi ile değinmiştim… Demek ki, “batı yakasında değişen bir şey yok!” “Bizim oğlan bina okuyor, dönüp dönüp yine okuyor!”

Bunları, 2022 Türkiye’sinde yazmaktan hicap duyuyorum… “Lömen Ağanın Mustafa Çavuş” döneminde, doğru dürüst cadde yok… Sokaklar daracık ve eğri-büğrü. Doğal olarak sokak ve cadde isimleri, evlerin duvarlarına çakılırdı… Duvar ya da ev yıkılınca plaka da sizlere ömür olurdu…

***

O dönemden kalma uygulamalara bağlı kaldıklarından, şimdikiler de “Lömen Ağanın Mustafa Çavuş” döneminden farklı bir uygulama yapmıyor… Civarlarında, farklı illerde nasıl uygulama var? Bilmiyorlar… Anlaşılan, Boğazköprü’den öteye çıkmamışlar. Dünyadan haberleri yok.

***

Şimdi de, ellerinde bir çekiş ve bir çivi, nereyi buldular çakıyorlar cadde ve sokak levhalarını… Yahu, geliş yönünün zıddına konan levha olur mu? Hem de mebzul miktarda… Geçip giderken levha karşında değil, sağında kalıyor. Oysa sokak başına dikilen direğe koysalar levhayı iki yönde de gözükür isim. Anlaşılan, Büyükşehrin direk alacak parası yok.

***

Ne yapalım yapacak bir şey yok!.. Öyle ya, yüzde 60’a yakın oy veriyor, Kayseri’nin muhterem ahalisi bunlara…