Ülkemiz de her seçim dönemi oy sayımının ne kadar sağlıklı yapılıp yapılmadığı konusu büyük tartışmalara sahne olmuş ve hatta seçim tekrarlanmasına kadar gitmiştir.
24 haziran2019 İstanbul seçiminde olduğu gibi…
Geçmiş seçim dönemlerine şöyle bir baktığımda neler neler yaşanmış… Ülke olarak çok şeye tanık olmuşuz… İsimlendirecek olursak;
Trafolara kedi girmesi,
Fazla basılan 16 milyon oy pusulası,
Oyları geçersiz kılma,
Hayali seçmenler, mükerrer oylar,
Sandık başkanı ve kurul üyelerini yönlendirmesi,
Torbalar dolusu oyların yok olması gibi…
Oy verme sırasındaki bu hilelerin yanı sıra özellikle oy sayma işlemi sırasında da birçok hileyle karşılaştık. Oy sayımlarının yapıldığı sırada tutanaklara yanlış döküm yapılması, oyların rahat değiştirilmesi için elektriklerin kesilmesi, önceden hazırlanan torbaların gerçek torbalarla değiştirilmesi, mühürsüz ve ıslak imzalı sandık sonuç tutanaklarının verilmemesi, tutanakları kurşun kalemlerle doldurularak daha sonra tahrifat yapılması gibi yöntemlere de başvurulmuş.
Peki, bizler oy tercihimizi nasıl şekillendirebiliriz, son 20 yılda yapılan seçimlerde oyların sağlıklı bir şekilde yansıtılmadığı gibi bilgi kirliliği neticesinde mi? Olsun isteriz yoksa doğru, güvenilir, şeffaflık neticesinde, yanıltmadan adil bir şekilde mi? Türkiye geneli seçimlerde hiçbir zaman sağlıklı seçim sonuçları çıkmamıştı… Buna dayanarak; deprem bölgesinde oy kullanımı ne kadar sağlıklı bir şekilde işleyecek akıllarda ki soru işareti bu…
Birincisi, sayısı belirlenemeyen o kadar çok ölü ve kayıp vatandaş ve hala kaldırılmayan, hiç dokunulmayan enkazların altında ölen vatandaşların varlığını düşünecek olursak ki; bunlar adına seçmen kartı çıkarılıp oy kullanımı yapılabilir, seçim döneminde dönen dolapları düşünecek olursak bu da imkânsız değil gibi geliyor bana…
İçişleri Bakanlığı’nın deprem bölgesinde ki ölen ve kayıp vatandaş sayısının, net olarak açıklanmadığını düşünürsek iktidar cephesi seçimi kazanmak ve bunlar üzerinden oy sayısını yükseltme çabasına girebilirler…
İkincisi ise evdeki yabancı meselesi, haberimiz olmadan hanemizde başkalarının kaydı görünüyor… Bu konuda nüfus müdürlükleri ve muhtar büroları yoğunluğu artmış, şikâyetler yapılmasına rağmen bir türlü tedbirlerin alınmayışı, çözüm bulunmaması ve yine içişleri bakanlığının bu konudaki pasifliği yine iktidar cephesinin oy sayısında farklılık atılımı olabilir düşüncesindeyim… Bunlar seçim için oynanan oyunlar gibi görülüyor, şikayetler olmasına rağmen bir çözüm bulunmaması apaçık göstergesi… Çünkü vatandaş bu konuda ne nüfus müdürlüklerinden nede muhtarlıktan işlem yaptıramıyorlar nedeni ise muhtarlara erişim engeli bulunmakta… Nüfus müdürlükleri ise işlemi geçiştirmeyle oyalama çabası içinde gibi görünüyor… Her iki kurumda da ele alınır netleşen bir işlem yok…
Bütün bu tehlikeli oyunlara karşı sağlıklı ve adaletli bir seçim olması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasıyla birlikte sandık görevlilerine büyük sorumluluk düşüyor ve tırnak boyası en etkili yöntem olarak görülüyor bunun yanı sıra, müşahitlerin oy verme işlemi sırasında olduğu gibi sayımı sırasında da sandık bölgesini asla terk etmemesi, elektrik kesintilerine karşı önlem alınması (fener bulundurmak gibi yani) engellemelere rağmen hakkı olan ıslak imzalı ve mühürlü sandık seçim sonuç tutanağını almasıyla bu yöntemler de boşa çıkartıla bilinir.
14 Mayıs 2023 seçimlerinin hilesiz ve adaletli olması dileğiyle…
Sevgiyle kalın…


