Şöyle hayatıma bakınca kısa süreliğine bile olsa yaşadığım güzel şeyler, küçük mutluluklar, hep beklemediğim zamanlarda olmuştur. Ne zaman plan yapsam ve ne zaman hayal kursam hep yıkılmıştır. Hayal kırıklığı yaşamamak için beklememek, yani plan yapmamak mı gerekiyor? İnsan rastgele burnunun doğrusuna, plansız ve programsız yaşayabilir mi? Şayet bu şekilde yaşamaya çalışırsa, insani sorumluğunu ve diğer görevlerini savsaklamış olmaz mı?
Mutlu olmayı hak etmek, senin mutluluğuna katkı sağlayanları da göz ardı etmemek, onları üzmemek, kırıp dökmemek, sorumluluk taşımak ve nezaketli olmak tüm bireylerin görevi olmalı. Hiç hak etmediğin şekilde bir makama gelmişsen, siyaseten bir kariyer yapmışsan, sen ve ekibin debdebeli yaşıyorsa, seni mutlu eden topluma beddua ve hakaret etmekten hiç mi hicap duymadın? Bu Ülkede o kadar çok asil ve iyi eğitimli insanlar var ki, o kadar çok dikkatli konuşan ve hata yapmamak için azami özeni gösteren kariyerli yetişmişler var ki, sıralamaya konsanız sondan ilk siz olursun birader.
Nerde, kime ve ne söylediğine dikkat etmeyen Türk büyüğümüz, kocaman bir pot kırdıktan sonra yanlış anlaşıldım, onu demek istememiştim ile geçiştiriyor. Alışkanlık haline getirilmiş bu yaşam biçimi toplum tarafından da kabul görünce, saltanat devam ediyor. Ben iş yerime gelen müşteri için velinimetim diyorum, ayağa kalkıyorum, saygı ile karşılıyorum, sen ise, sana aş, iş, kariyer ve saltanat verene lanet okuyorsun, görünce arkanı dönüyorsun çünkü yok saymak genlerinde var. Beklerken, emek vermeden ve bedavadan mutlu oluyorsun azizim.
Çok beğendiğim ve saygı duyduğum bir arkadaşımı uzun yıllar sonra gördüm ve çok heyecanlandım, hayaller kurdum, şen şakrak bir şekilde sohbet ederken öyle bir gaf yaptım ki, beni tanıyanlar duysa asla yakıştıramaz ve inanamaz ama söz ağzımdan çıkmış oldu bir defa. “Beklerken mutlu olmak” diye tamda buna derim diyecektim ki hevesim kursağımda kaldı. Yanlış anlaşıldım, onu demek istemedim, söylediğimi cımbızla seçtin falan demeden, karşı tarafı suçlamadan boynumu büktüm ve özür diledim fakat günlerdir hem uyku uyuyamıyorum, hem de kendime çok kızgınım. Mümkün olsa ilk güne tekrar giderim ve doyumsuz olan o mutluluğu sonuna kadar tekrar yaşamak isterim.
Beklentilerin mantıklı ve olabilme imkanı olanının yanında olmak lazım, sizi sonunda mutlu edecek ve size yararlı olacak beklentileri dört gözle bekleyin, ancak sonu olmayan beklentiler içine girerseniz hüsrana uğrar ve yaşamdan tat alamazsınız. “Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; O hayat her şeye bedeldir” demiş Özdemir Asaf.

