Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Sakarya Üniversitesi’nde öğrencilerle buluşmuş “Başkanlık Sistemi”nin başarılarından söz etmiş, yere göğe sığdıramamış. "Başkanlık sisteminin ülkemize kazandırdığı en önemli unsurlardan bir tanesi, koalisyon yani zayıf hükümetler dönemini sona erdirmesi oldu. Geçmişte zayıf koalisyon hükümetleri sebebiyle… Ülkemiz çok büyük krizler ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı, başkanlık sistemi bunu tamamen ortadan kaldırdı“ demiş.
***
Tabii, bizler bu ülkede yaşamadığımızdan durumu bilmiyoruz. Kalın’ın görüşlerini test edebilmek için Üstadımız Mahfi Eğilmez’e başvurduk. Bloğunda (Kendime Yazılar, 15 Mayıs 2022) karşımıza “Başkanlık Sisteminin Sonuçları” yazısı çıktı. Bakalım o ne diyor? Yazıdan bazı alıntılar yapıyorum. Umarım, anlam bütünlüğünü bozmayız.
***
Alıntıya geçmeden önce dış politikada inişler-çıkışları; çark edişleri, yüz seksen derece dönüşleri; Tramplar, mıramplar, pazalar mapazlar, casus gazeteciler mazeteciler, “bir avuç dolar” için fellik fellik fellik arayışları, F-35’ler, S-400’leri, Emevi Camii’nde hala kılınamayan Cuma namazlarını, Cemal Kaşıkçı cinayeti ve Suudi Arabistan’a yapılan salvoları, darbe teşvikçisi Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Libya, Mısır, Libya politikalarını, AK Deniz’de doğal gaz aramalarını vs.. Bir anımsatalım dedik.
***
Tabii, “İleri demokrasi” de “3Y” ile anılan “Yasaklar, yoksulluk ve yolsuzluk” konularında ne halde olduğumuz da merak konusu. Bunun için de; AK Parti’nin ‘2002 Parti Programı’na bir bakmak lazım. Kabul buyururlarsa, bir de İbrahim Kalın büyüğümüz bir tetkik ederse memnun oluruz. Yirmi yılda ve bunun dört yıllık “Başkanlık Sistemi” döneminde nereden nereye gelmişiz, bir görelim.
***
Sayın Hocam; sekiz on yıl önceki “twitler” ve konuşmalar, tam zamanı geldi diye, tozlu raflardan indirilip gündeme gelirse; muhataplara cezalar yağdırılırsa Devlet Bey’in, Süleyman Soylu’nun ne halde olabileceğini düşünmek dahi istemiyorum. Ortalığı boş bulup Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerine acımasızca saldıranların durumunu da… Bu yol oldu bir kere… Üstünden çok geçen olur. Bakalım kimler bunun altında kalır, gelecekte!..
***
Ben görür müyüm bilemem? Bakalım; “Başkanlık Sistemi Zafer mi Yoksa Hezimet mi?” kitabını kim ve ne zaman yazacak? Tabii, “Tek Parti Dönemini” yazanların “AK Parti Dönemi”ni nasıl ve ne zaman yazacağını da…
***
Eğilmez söze şöyle girmiş yazısına: “Türkiye, yirmi yıldır tek parti iktidarı, dört yıldır da başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Bu yönetim tarzlarının her ikisi de istikrar ve olumlu gelişme söylemiyle geldi. Acaba varılan nokta bu söylemlerle uyumlu oldu mu? Bu kısa değerlendirmemizde bu konu üzerine eğileceğiz. Bunu yaparken önce sosyal ve siyasal göstergelerde sonra da ekonomik göstergelerde Türkiye’nin nereden nereye geldiğini karşılaştırmalı olarak ele alıp inceleyeceğiz.
***
Bakalım nereden nereye gelmişiz?
***
Sosyal ve Siyasal Göstergeler Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünya demokrasi sıralamasında (2021) (en iyi durumdaki ülkenin birinci, en kötü durumdakinin 167’nci sırada yer aldığı) 167 ülke arasında 103’üncü sırada yer alıyor.
***
Türkiye, en iyinin ilk sırada bulunduğu Hukukun Üstünlüğü Endeksinde (2021) toplam 139 ülke arasında 117’nci sırada yer alıyor.
***
Türkiye, en iyinin ilk sırada bulunduğu Siyasal İstikrar Endeksinde (2020) 194 ülke arasında 170’inci sırada yer alıyor.
***
Türkiye, en iyinin ilk sırada yer aldığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde (2021) 180 ülke arasında 153’üncü sırada bulunuyor.
***
Çevreye olan duyarlılık eksikliğinin sonucu olarak Türkiye, en iyinin ilk sırada yer aldığı Çevresel Performans Endeksinde (2020) 180 ülke arasında 99’uncu sırada bulunuyor.
***
Türkiye, en iyinin ilk sırada yer aldığı Kamu Görevi Etkinliği Endeksinde (2019) 38 ülke arasında 32’nci sırada yer alıyor.
***
Türkiye, en iyinin ilk sırada yer aldığı Yolsuzluk Algı Endeksinde (2021) 180 ülke arasında 96’ncı sırada yer alıyor.
***
Türkiye, en iyinin ilk sırada yer aldığı OECD ülkeleri öğrencilerine uygulanan PISA testi sonuçlarına göre (2018) 37 OECD ülkesi arasında 31’inci sıradır.
***
Bu göstergeler Türkiye’nin sosyal ve siyasal göstergeler açısından dünyadaki yerinin çok gerilerde olduğunu gösteriyor. (Devam Edecek)


