İBRAHİM PEKBAY


BAŞIM DÖNDÜ BE ANAM…


Gündemdeki birinci konumuzu, açıklanan “Reform Paketi” olarak açıklıyorum. Elbette bir şeyi özgür irademle açıklamak benim de hakkım.

 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İstiklal Marşı”mızın kabulünün 100 ncü yılına denk getirerek açıkladığı ve bu “Denk gelişten” ayrıca “memnunluk duyduğu” reform paketini açıkladığı metni kayda aldım, tam 11 punto yazı ile 6 sayfa tuttu…

 

Döne döne başım dönerek dört kez okudum ki ne var atlamayayım diye, başım döndü bıraktım, yazmaya başladım düşüncelerimi…

 

Benim demokrasi içinde özgür düşüncem bu konuda şunlar…

 

XXX

 

Konuşmaya “Giriş”, Allah var çok muazzam.

 

Bu bölümde reformun nasıl hazırlandığı, kimlerle istişare edildiği v.s. den söz ediliyor. Oldukça geniş(!) bir katılım olduğu belli de hazırlanırken vatandaşın neden haberi olmadı, orası biraz kapalı kalmış.

 

Neyse buna da şükür diyerek devam edelim…

 

Ancak girişteki şu söz önemli…

 

“Milletin yarısından fazlasının desteğini alarak göreve gelen hiçbir yöneticinin de ülkenin çıkarlarına aykırı hareket etme insanlarımızı herhangi bir sebeple ayrıştırma dışlama şansı yoktur. Bir başka ifadeyle demokratik ve ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olan siyasi istikrarı kurumsallaştırdık. Bu aynı zamanda güven ikliminin tesisini de kolaylaştıran bir adım olmuştur. Türkiye bölgesel ve küresel krize rağmen gücünü koruyor.”

 

Buradan başlamak üzere aklım karışmaya, kaynamış sütün yavaş yavaş kaymak tabakası oluşturmaya başlaması gibi aklımı zorlamaya başladı…

 

Devam edelim…

 

“Milletin yarısından fazlasının desteğini alarak göreve gelen hiçbir yöneticinin de ülkenin çıkarlarına aykırı hareket etme insanlarımızı herhangi bir sebeple ayrıştırma dışlama şansı yoktur. Bir başka ifadeyle demokratik ve ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olan siyasi istikrarı kurumsallaştırdık. Bu aynı zamanda güven ikliminin tesisini de kolaylaştıran bir adım olmuştur. Türkiye bölgesel ve küresel krize rağmen gücünü koruyor.”

 

Allah Allah da neyse devam edelim…

 

“İlk reform alanımız risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır. Son 18 yıldır hep olduğu gibi önümüzdeki dönemde de güven ve istikrara dayalı mali disiplinin en temel önceliğimiz olacak.”

 

Hıııımmm… Son 18 yılda yapamadıklarını yapacaklarmış ama, “Her zaman olduğu gibi” olacakmış… Anladım be yav… Neyse devam ediyorum…

 

“İkide bir fiyat istikrarı, fiyat istikrarı diyorlar ya… Biz onu atıp kenara koydum şimdi yeni dönem az önce anlattığım gibi aslında dört temelin üzerinde bina edilecek. Yatırım, istihdam,  üretim, ihracat…”

 

Allah Allah… Kim demiş devamlı “Fiyat istikrarı” diye ikide bir? Sürekli söylediğimiz “Ülkede İstikrar” ifadesi idi. Ayrıca kalkınmanın ve ekonomik huzura ulaşmanın tek yolunun Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu bu köşeden bile defalarca yazmıştık.

 

İyi be… Demek ki dikkate almışlar, aferin… Devam ediyoruz…

 

“Kamuda taşıt alımı ve kiralanması temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarını sınırlamalar getiriyor bunların ayrıntılarını kamuoyuna duyuracak ve takibini de yakında yapacağız.”

 

Anlamadığım bir tarafı da bu.. Bugüne kadar yapamamışlar, yapmaya başlamamışlar ama “Yakında” daha başlayacaklarmış he mi?... Neyse devam ediyoruz…

 

“Halkımızın ödevi her bir kuruş verginin nerelere harcandığını çok daha net görebilmesi için maliye politika uygulamalarını yakından takip edebilmesini temin ediyoruz.”

 

Anlamadım… Devam…

 

Vergi, vergi denetimi, vergi mükellefi ve vergi idaresi ile ilişkilerde dijital ortam v.s. sonra da “Kamu İhale Kanunu” konusu geliyor…

 

Şeffaf olacakmış… Eh… Olmalı elbette çok geç bile kalındı da bugüne kadar karanlıkta kalanların bilgisini kimden alacağız, orası yine karanlıkta…

 

“Gıda fiyatları yakından takip edilecek, Fiyat artışları hedef enflasyona göre yapılacak…”

 

Yani… Kısacası şu deniliyor… Ekonomide kural tanımam, ben ne dersem o olacak… Ama olamaz ki!... Ekonominin kurallarını değiştiremezsiniz, o kendi yolunda gelişir, siz sadece olumlu yolda ilerlemesi için önlem alırsınız o da sizin dediğiniz gibi olmaz… Defalarca fiyat oluşumunun nasıl ve hangi koşullar altında oluşacağını yazdık durduk…

 

Bir olumlu karar… Şöyle deniliyor… “Aynı anda 4 yerde yöneticilik yapılamayacak” mış…

 

Başka?...

 

Bir yıldan bu yana çöken ekonomi, bu kararlar ile birlikte düzelecek mi?...

 

Vatandaş, işe, aşa ve huzura kavuşacak mı?

 

Atanamayan öğretmenler ve sağlık personeli atanabilecek mi?

 

Öğretmenlerin ve sağlık çalışanların sorunları çözülecek mi?

 

Kadın cinayetleri ve kadına şiddet ile ilgili bir önlem paketi var mı?

 

Kadına karşı söylemi ve laiklik karşıtı, şeriat çağrıştıran ifadeleri için Ayasofya Camisinin baş imamı konusunda yaptığınız veya yapmayı düşündüğünüz bir işlem var mı?

 

Dış politikada komşular ve dünya ülkeleri ile ilişkilerde, devletin ve milletin çıkarına olacak Atatürk’ün deyişi ile “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesini tekrar yerine oturtabilecek miyiz?

 

Örneğin, bir daha u dönüşü yapmamak üzere komşu ülkeler ile ilişkilerde heyt, hüyt politikasından vazgeçerken, Ege’de işgal edilen adalarımızı geri alıp, Irakta Barzani yönetimine kullandıkları haritaları yutturabilecek miyiz?

 

ABD ve Rusya ile olan siyasal ve ekonomik ilişkilerimizi saygı ve onur çerçevesi içine oturtabilecek miyiz? Bundan böyle yazacakları mektuplarda kuracakları cümlelere dikkat etmek zorunda kalacaklar mı?

 

XXX

 

Açıklanan “Reform” içinde çok şeyi, hele halka refah ve huzuru getirecek şeyleri göremedik. Ya da ben göremedim.

 

Aslında “Reform” Fransızca bir kelime, “réforme”…

 

Anlamı “Düzeltme” demektir…

 

Bu paket aslında, 18 yıldan bu yana bozulmuş olan sistemi düzeltmek için halka sunuluyor, ancak anladığım kararıyla da “Düzeltme” konusunda çok bir şey yok. Daha çok seçim zamanına doğru bir çıkış, bir çabalama, bir korkuyu gidermeye yönelik olarak belirginleşiyor.

 

Ben ve benim gibi düşünenler inanıyorlar ki, yönetimsel yapımız, güçlü parlamenter sisteme dönmedikçe, hiçbir çabanın “Düzeltme” yani “Reform” ile geliştirilmesi olası değildir.

 

Andığımız dönüşüm sağlanabilir mi?

 

Atatürk’ün fikir ve devrimlerini iyi öğrenebilir ve içselleştirirlerse, elbette olası. Ancak Atatürk’e ve fikirlerine karşı tavırları da ortada…

 

XXX

 

Değerli okurlar…

 

İkinci konumuz, okullarda “Andımız”ın kaldırılması idi, yer kalmadı. Belki yarın belki yarından da yakın dileği ile bugünlük bu kadar. Daha fazla başım dönmeden bırakayım gari…