RECEP BULUT


BAKİ ERSOY MHP’DEN NİYE İSTİFA ETTİ?

MHP'de Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un, Kayseri’de çıktığı bir televizyon kanalında yaptığı konuşmadan dolayı tedbirli olarak Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini duyurmuştu…


BAKİ ERSOY MHP’DEN NİYE İSTİFA ETTİ?

Takip edenler gayet iyi hatırlayacaklardır ilk açıklama 5 Nisan Salı günü gelmişti…

Açıklamayı MHP’nin Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın yapmıştı…

Semih Yalçın, Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un, Kayseri’de çıktığı bir televizyon kanalında yaptığı konuşmadan dolayı tedbirli olarak Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini duyurmuştu…

Peki, konuşma neydi?

Tabii Semih Yalçın açıklamasında Baki Ersoy’un neler söylediğine değinmemişti… Sadece parti politikalarına aykırı davranışta bulunduğu gerekçesiyle diyordu…

Baki Ersoy, 3 Nisan Pazar günü, Osman Çiftçi ile Cem Atakan’ın sunduğu “Yüzyüze” programında şu konuşmayı yapmış:

“Halk enflasyondan inanılmaz muzdarip söyleyeyim yani enflasyon rakamları açıklanıyor ama bence açıklananın üzerinde enflasyon oranları var şuanda. Zamlar bu milletin belini büküyor, bunlar gerçek, bunları görmemezlikten gelemeyiz. Bunları konuşmamız gerekiyor, bunları yok sayamayız. Bir şeyi yok saydığınızda o problem ortadan kalkmıyor ve bu tepki getiriyor. Ama ben hep şunu söylüyorum. Evet, bunlar var ama bunu çözecek olan yine Cumhur İttifakı. Yine biz çözeceğiz.”

Baki Ersoy’un söylediği sözler tamamen bundan ibaret…

Ama her ne hikmetse Baki Ersoy’un bu konuşması bir an da birileri tarafından parti genel merkezine abartılı bir şekilde servis edilmişti…

Üstelik bu konuşmanın önü-arkası kesilerek-biçilerek! Bunun üzerine MHP Genel Merkezi harekete geçirilmiş ve Baki Ersoy’un tedbirli olarak Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi kararlaştırılmıştı…

Teşkilatlardan Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da bu noktadan hareketle 5 Nisan Salı günü açıklama yapmıştı…

Ancak Semih Yalçın açıklamasında, Baki Ersoy’un tedbirli olarak Merkez disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıklamıştı…

Fakat gizli bir el tekrar devreye girmiş, Baki Ersoy’un konuşma yaptığı bu televizyon kuruluşunun İYİ Parti’ye yakın olduğunu ve hatta İYİ Parti Kayseri Milletvekili ve eski Pınarbaşı Belediye Başkanı Dursun Ataş’ın ortağı olduğunu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye aktarmış!

Oysa bu laf kesinlikle gerçeği yansıtmamasına rağmen… Malum Bahçeli, Dursun Ataş’ı merhum Alpaslan Türkeş’in memleketi Pınarbaşı İlçe Belediye Başkanı oluşu nedeniyle sık sık ziyaret eder ve Ataş’ı adeta manevi evladı gibi severdi…

Ne zamana kadar?

Dursun Ataş MHP ile bağlarını koparıp Meral Akşener ile birlikte İYİ Parti’ye geçene kadar…

Dursun Ataş, MHP’den istifa edip İYİ Parti’ye geçtikten sonra Devlet Bahçeli’nin gözünde bitmişti… Hatta öyle ki son yerel seçimler de dönemin İl Başkanı Serkan Tok’tan, Kayseri’de diğer belediyeler bir yana esas Pınarbaşı Belediyesi’ni MHP saflarına katmasını istemişti…

Devlet Bahçeli’nin böylesine hassas olduğu bir noktadan hareketle Milletvekili Baki Ersoy’un bu sözleri Dursun Ataş’ın ortağı olduğu ve İYİ Parti’ye yakın olduğu iddia edilen bir televizyon kanalında sarf ettiği yalanının söylenmesi Baki Ersoy için adeta idam fermanı gibiydi…

Nihayet öyle de oldu!

5 Nisan Salı günü yapılan açıklamada Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Baki Ersoy’ın “tedbirli olarak” Parti Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini açıklarken bir gün sonra, yani 6 Nisan Çarşamba günü Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve Kırıkkale Milletvekili Av. Halil Öztürk, Baki Ersoy’un “kesin ihraç talebiyle” Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini duyuruyordu…

Yani, Baki Ersoy’un, “Tedbiren Merkez Disiplin Kuruluna sevk edildiği” ibaresi ortadan kalkmış artık, “Kesin ihraç talebiyle Merkez Disiplin Kuruluna” sevk edildiği açıklanıyordu…

Yani anlayacağınız gerçek dışı beyanlarla birileri Devlet Bahçeli’nin “bam teline” basarak fena halde öfkelendirmişti!

O nedenle Baki Ersoy’un “kesin ihraç talebiyle” Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi kararlaştırılmıştı…

Peki, bu süreçte neler olup-bitti dersiniz?

MHP Kocasinan Belediye Meclis Üyesi Sedat Kılınç, Baki Ersoy’un “kesin ihraç talebiyle” Merkez Disiplin Kuruluna sevk edilmesine tepki olarak basın kuruluşlarına peş peşe açıklamalarda bulunmuş ve “Doğrular karşısında susan dilsiz şeytandır” diye partisinden istifa ettiğini duyurmuştu…

Aynı zamanda iş insanı olan Sedat Kılınç’ın bu tür açıklamalarla partisinden istifa ettiğini açıklaması bazılarını çileden çıkarmaya yetmişti…

Sedat Kılınç’ın 9 Nisan Cuma akşamı Deniz Postası Televizyonu’na saat 21.30’da çıkacağının duyulması üzerine bir 50-60 kişilik bir grup ülkücü Deniz Postası Televizyonunu basarak hem program konuğu Sedat Kılıç’ı hem de program sunucusu Azim Deniz’in ciddi anlamda hırpaladılar…

Televizyon baskını hem Kayseri’de hem de Türkiye genelinde ciddi anlamda haber ve yorum konusu oldu… Polis ilk aşamada 6 saldırganı gözaltına aldı… Saldırgan gençler polise verdikleri ifade de televizyon kanalının bulunduğu sokaktan geçerken Sedat Kılınç’ın kendilerine hakaret ettiğini ve Kılınç’ın televizyon kanalına çıktığını gördüklerini peşinden kendilerinin de söz konusu televizyon kanalına çıktıklarını, kendilerine hakaret eden Sedat Kılınç’ı tartakladıklarını, program sunucusu Azim Deniz’in de araya girdiği için tartaklanmış olabileceğini, siyasi bir amaçlarının olmadığını söylediler…

Sevk edildikleri Adliye’de Cumhuriyet Savcısı saldırganlardan 5’ini mahkemeye sevk etmeden serbest bırakırken altıncısı da mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı…

İşin adli boyutu devam ediyor… Söz konusu sokakta bulunan güvenlik kamera görüntülerine ulaşan polis, saldırıya uğrayan hem program sunucusu ve hem de televizyon çalışanlarını da emniyete davet ederek, görüntülerde ki saldırganları tek tek çözmeye çalışıyor… Bu gelişmelerden sonra yeni gözaltıların olması bekleniyor…

Tabii soruşturmanın boyutu nereye kadar uzanır bilemiyoruz… Kayseri ile sınırlı mı kalır yoksa Ankara’ya kadar uzanır mı onu zaman gösterecek…

Bu arada ilginç gelişmeler de oldu tabii… MHP İl Başkanı Adnan İncetoprak’ın, televizyon baskını ve Sedat Kılınç ile televizyon sunucusu Azim Deniz’in dövülmesi olayının perde gerisinde olmakla itham edilen Ülkü Ocağı Başkanı Ali Çelik ile iftar yemeğinde bir araya gelmesi, İncetoprak’ın Ülkü Ocağı Başkanı Çelik ve yönetimine destek verdiği yönünde yorumların yapılmasına neden oldu…

Hele hele geçtiğimiz Perşembe akşamı Pınarbaşı İlçe Belediye Başkanı Memduh Uzunoğlu’nun Pınarbaşı İlçesi’nde verdiği iftar yemeğine davet ettiği Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın protokol masasında hemen yanı başına oturtması bir hayli dikkat çekti… Fotoğraf karelerine yansıyan görüntüler de, protokol masasının bir ucunda AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, diğer ucunda da MHP İl Başkanı Adnan İncetoprak ortada ise AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile hemen yanında Ülkü Ocakları İl Başkanı Ali Çelik oturuyordu…

Bu görüntüyü görenler, demek ki Ülkü Ocağı Başkanı Ali Çelik ve yönetimine sadece MHP İl Başkanı Adnan İncetoprak değil aynı zamanda AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ta arka çıkıyor yorumlarına neden oldu…

Son olarak da K.Maraş’tan gelen Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, uğradığı Kayseri’de ülküdaşlarıyla birlikte sahur programına katıldı…

Anlattıklarım MHP Milletvekili Baki Ersoy’un Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildiğine ilişkin kararın açıklanmasından sonra yaşanan süreç…

Şimdi gelelim Baki Ersoy’un MHP’den istifa ettiğini duyurduğu sürece…

Baki Ersoy, bugün-yarın toplanacak MHP Merkez Disiplin Kurulu tarafından ya ihraç edilecek ya da affedilecek diye beklenirken Ersoy, sürpriz bir çıkışla Cumartesi günü sosyal medya hesabından partisinden istifa ettiğini duyurdu…

Ersoy, istifa haberini alışılagelmişin dışında bir üslupla duyurmuştu…

Baki Ersoy istifasında, “Liderim Sayın Devlet Bahçeli Bey’e ve davama bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bağlı ve sadık kalacağım. Disipline sevkimle ilgili kamuoyunda yapılan istismar edici tartışmaların davama ve partime zarar verme ihtimalini bertaraf amacıyla partimden bugün istifa ediyorum”  diyordu…

Tabii Baki Ersoy’un istifa açıklamasında gösterdiği duyarlılık bazıları tarafından yadırganmış bazıları da bir anlam verememişti…

Bazı çevreler, “Madem istifa ediyorsun, niye yakıp-yıkmıyorsun! Hala niye davama ve partime sadık kalacağım diyorsun?” diye eleştirirken kimileri de, “Sayın Ersoy, kesin ihraç edileceğini anladığı için ihraç kararı çıkmadan kendisi istifa etti!” diye yorum yaptı…

Aslında Baki Ersoy doğru olanı yapıyordu…

Yani zekice bir taktik izliyordu…

Ortak tanıdığımız biriyle konuştum…

O ortak tanıdığımız Baki Ersoy’un bu süreçle ilgili şöyle yorumladığını ifade ediyor…

“Bugün böyle bir durumla karşı karşıya gelsem de sonuç da MHP benim partim! MHP’den istifa edip bir başka siyasi partiye gidecek değilim! Ben MHP ve ülkücü saflara sonradan katılmış biri de değilim! Ben Ülkü Ocaklarında yetişmiş ve sonra da partim MHP’de siyasete devam etmiş biriyim! Bugün böyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kalmış olabilirim. Biri ya da birilerine kızarak, küserek ya da darılarak partimden, liderimden ve davamdan kopacak biri değilim! Bu parti benim partim! “

Tabii gerçekten Baki Ersoy böyle mi düşünüyor yoksa farkla mı düşünüyor doğrusu tam olarak teyit ettirmiş değilim… Çünkü bu ara Baki Ersoy pek telefonlara bakmıyor…

Anladığım kadarıyla disiplin süreci sona erene kadar da pek konuşmak istemiyor…

Kendince haklı nedenleri olabilir…

Kırıkkale Milletvekili Av. Halil Öztürk başkanlığında ki Merkez Disiplin Kurulu bugün öğleden sonra saat 14.00’de gündeminde yer alan konuları görüşmek üzere toplanacak… 9 Kişilik Merkez Disiplin Kurulu ne tür karar alacak henüz bilmiyoruz…

Ama anlaşılan o ki Baki Ersoy, Merkez Disiplin Kurulu ihraç kararı almadan partisinden istifa etti…

Bence doğrusunu yaptı! Çünkü Merkez Disiplin Kurulu kararıyla ihraç edilmiş olsaydı en az 3 yıl süreyle tekrar genel kurul kararı olmadan partisine dönemezdi… 3 Yılda uzun bir süre! Baki Ersoy gibi genç, dinamik ve aktif bir siyaseti için bir kenara çekilip sabırla beklemek oldukça zor! Üstelik Baki Ersoy’un “ortak tanıdık” vasıtasıyla öğrendiğim kadarıyla MHP’den kopup bir başka partiye geçmek gibi bir düşüncesi de yok! O zaman sabırla bekleyecek… Bakalım zaman neler gösterecek neler?