Aslında, uygulama ile ilgili Yönetmelik, 03.07.2017 Resmî Gazetede (Sayısı: 30113) yayınlandı. Aradan dokuz yıl geçti, acaba belediyeler gerekli hazırlıkları yaptı mı? Bilemiyorum. Ben de çok yazdım köşemde. Sanırım okunan, dinleyen olmadı.
**
Mevzuattan amaç şu; özellikle yapı ve benzeri yerlerde yağmur/kar nedeniyle oluşan yerüstü sularının, depolanıp bahçe vs. sulamalarında kullanılması. Yağış rejimindeki değişiklikler, ülkeleri ister istemez bu tür önlemlere yönlendiriyor, “İmar Yönetmeliklerinin” bir parçası haline getiriyor.
**
Dostlar aslında bu, bize yabancı bir şey değil. Musluk suları bağlanmadan önce bağ kuyuları kar ile, beton damlardan ve betonlanan kuyu etrafına dökülen beton zeminin kuyulara bağlanması ile yağmur suları deşarj edilirdi.
**
Bahar suyu akan bağlarda ise, bu su ile kuyular/mahzenler doldurulur, bu sular içme ve kullanma amaçlı kullanılırdı. Ne zaman bağlara şebek suyu bağlandı kuyular/mahzenler ve su arkları âtıl hale geldi. “Bunları aktif hale getirin!” diye yalvardım, yakardım ama belediyeler de dahil kimsenin umurunda olmadı. Hatta şunu da dedim: “Böyle bir proje, AB fonlarından da desteklenir!” Öyle ya, önemli bir çevreci proje.
**
Yumurta kıçımıza gelince, su krizi kapımız çalmaya başlayınca, tedbirler de gündeme geldi. Oysa yapılacak şey çok basitti: Bağlık ve bahçelik yerlerde yapılan imar planlamalarında mevcut mahzen/kuyular ile su arkları korunacak; çatılardan akan sular buralara ve yeni yapılacaklara bağlanacaktı. Yeter ki, belediyeler istesin.
**
Nihayet dokuz yıl sonra yönetmelik uygulamaya girdi. Bakalım belediyeler ciddiye alacak mı? İnanın, ciddiye alacaklarını sanmıyorum.
**
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği”, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile belli büyüklükte inşa edilen özel ve kamu binalarında yağmur suyu ve gri su depolama sistemleri zorunlu hale geldi. Bu sistemlerin projelerde yer almaması halinde yapı ruhsatı düzenlenemiyor; mevcut inşaatlarda ise uygulamanın yapılmaması durumunda yapı kullanım izin belgesi alınamıyor.
**
Düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan, uzman, Ömer Bera Yağız, şunları söyledi: “Yeni yönetmelikle birlikte mekanik tesisat projelerinde yağmur suyu ve gri su toplama depoları için alan ayrılması zorunlu hale geldi. Buna göre, parsel alanı 2.000 metrekare ve üzeri olan yapılar, parsel büyüklüğüne bakılmaksızın çatı alanı 1.000 metrekareyi aşan binalar ile kamu binalarında yağmur suyu hasadı sistemi kurulması gerekiyor.
**
Ayrıca 200 ve üzeri yatak kapasitesine sahip oteller, toplam inşaat alanı 10.000 metrekare ve üzerinde olan alışveriş merkezleri ile 30.000 metrekareyi aşan kamu binalarında gri su arıtma ve geri kazanım sistemlerinin projelendirilmesi ve uygulanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
**
Tabii, uygulamayı yönetmelik ile sınırlı tutmayıp, hiç olmasa, atıl vaziyetteki kuyu ve mahzenleri de aktif hale getirmek lazım. İnanın, en küçüğü on ton olmak üzere, 500-1000 tona yaklaşan mahzen ve kuyu var bağlık ve bahçelik yerlerde. Mesela benim, üç kuyum ve on tonluk seyyar depom var. Kuyuların birisi aktif, yirmi ton kadar su alıyor. Diğerleri, su kaçırıyor. Bunları, yılda iki ya da üç kez akar su ile doldururum. Yılda, yüz tona yakın su kullanırım.
**
Şayet, Öküz Çukuru göleti su tutsaydı, yılda toplam 200-250 ton su depolama imkanım olacaktı. Gölet su tutsaydı, inanın su kaçıran iki kuyumu da tamir ettirebilirdim. Ama o hassasiyet nerede Büyükşehir’de… Diyeceksiniz ki, mevcutla bunları da doldurursunuz. Keşke mevcut akarsuya güvenebilsem! Ona da güvenmiyorum!
**
Uygulama sürecine ilişkin bilgi veren Yağız; “Çatı yüzeylerinden toplanan yağmur suyu, zemin altında konumlandırılan depolarda biriktirilerek filtreleniyor ve tuvalet rezervuarları ile peyzaj sulamasında kullanılıyor.
**
Sistemler, kapasite ve konum açısından yönetmelikte tanımlandı. Yağmur suyu depolama hacmi, binanın bulunduğu ilin yıllık ortalama yağış miktarı ve çatı özellikleri dikkate alınarak hesaplanıyor. Sistem, yıllık toplanabilir su miktarının en az yüzde 6’sını karşılayacak şekilde kuruluyor. Gri su sistemlerinde ise depolama kapasitesi, sistemin bağlı olduğu rezervuarlarda günlük kullanılan toplam su miktarının en az yarısı karşılanacak şekilde belirleniyor.
**
Yağmur suyu ve gri su depolama tanklarının yeri de yönetmelikte tanımlanıyor. Depo, arka ve yan bahçelerde zemin altında, ön bahçelerde ise yola en az 2 metre mesafe bırakılarak yine zemin altında konumlandırılabiliyor. Bu düzenlemeyle birlikte binalarda yıllık yaklaşık 6,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlanması hedefleniyor” dedi.
**
Bence, belediyeler işi ciddiye alsın, 6,2 milyon metreküpün çok çok üzerinde bir tasarruf sağlanır. Mübalağa etmiyorum. Kayseri’de atıl vaziyette ki, mahzen ve kuyuların toplam kapasitesi, bir milyon metreküpten fazladır. Bir kere, elli tona yakın bende var.
**
Sektörde yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Yağız, “Yağmur suyunu ve gri suyu toplamak kadar, bu suları güvenli ve hijyenik şekilde depolamak da büyük önem taşıyor. Cam elyaf takviyeli kompozit malzeme ile üretilen modüler depolama sistemlerimizle suyu, sızdırma riski olmadan ve kalitesi bozulmadan muhafaza ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
