Diyanet ve TRT inat ve ısrarla Ulu Önder Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ü anmıyor.
Hatta ve hatta TRT biraz daha ileri giderek 30 Ağustos Zafer bayramını ulusumuzun kazandığı Ağustos ayı içindeki büyük zaferler arasında saymadı bile.
Bu iki kurum için söylenecek ve yazılacak çok şey var.
“Kitabın tam ortasından konuşuyor!” CHP İzmir milletvekili Atilla Sertel zaman zaman TRT ile ilgili yaşananları TBMM kürsüsünden dile getiriyor.
Diyanetle ilgili de yine CHP ve İYİ Partili milletvekillerinin bir çok konuşması mevcut.
Günü geldiğinde inşallah bunlar bir bir yazılacak ve bu kurumların nasıl çiftliğe çevrildiği nasıl talan edildiği belgeleri ile tek tek ortaya konulacak ve bu ortamı yaratanlarda günü geldiğinde Adli Yıl açılışında dua eden Diyanet işleri başkanın dualarına muhatap olacaklardır.
FAİK ÖZTRAK NE DİYOR?
Çarşamba günü ilimizde idi.
Türkiye ekonomisinin genel seyrini ele alan ve geleceğe ışık tutmaya çalışan Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Masası, Kayseri’de iş insanları, oda başkanları, sendika ve STK temsilcileri ile bir araya geldi.
Ülke Ekonomisinin masaya yatırıldığı toplantıda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Türkiye'nin üreterek büyüyen bir ülke olması gerektiğini söyledi. Öztrak’ın ekonomi ile ilgili görüşleri Pazartesi günkü yazımızın konusu olacak.
Bugün, Atatürk ile ilgili açıklamaları var.
Ağustos ayının tarihe altın harflerle yazılmış önemli zaferler barındırdığına dikkati çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, 99'uncu yılını kutladıkları 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin de işte böyle bir zaferin adı olduğunu aktardı.
"MAZUR GÖRMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR"
Öztrak, "Bugün Anadolu ve Trakya topraklarında, egemen bir ulus olarak yaşıyorsak, emperyalizme boyun eğmeyen bir millet olarak bu vatan topraklarında başımız dik dolaşıyorsak, semalarımızda al bayrağımız dalgalanıyorsa, minarelerimizden ezanlar okunuyorsa bunu bu büyük zafere, bu zaferi bize armağan eden başta büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimize borçluyuz." diye konuştu.
NEREDEN NEREYE?
Atatürk'ün bu büyük zaferi, ordusuna ve milletine ithaf ettiğini vurgulayan Öztrak, şöyle devam etti: "Bu yüksek tevazu ve anlayışı kavrayamayan bazı hastalıklı kafalar, Başkumandan'ını anmadan, Başkumandanlık Zaferi'ni anabileceklerini zannetmişlerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan bu aymazlığı, milletimizin değerlerinden bu kopuşu anlamak, mazur görmek mümkün değildir. Diyanet en son cuma hutbesinde, Diyarbakır'ın İslam orduları tarafından fethini kumandanıyla beraber anmayı bilmiştir. Ama aynı hutbede Büyük Taarruz'u ve Sakarya'yı bu zaferlerin başkumandanın adıyla anmamıştır. Milletimizin yükselen tepkileri üzerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adını 30 Ağustos için yayımladığı mesajda lütfen geçirmiştir. Ama sayesinde özgürce ibadet edebildiğimiz camilerde milletimizin aziz Ata'sının adını anmama aymazlığından vazgeçmemiştir. İlk başkanının Rıfat Börekçi gibi kahraman bir ilim insanı olduğu bir kurumda, Börekçi'nin koltuğuna oturacaksın, milletin verdiği vergilerle maaşını alacaksın, gösterişli cübbeler giyeceksin, lüks makam arabalarına bineceksin, sonra da Atatürk'ün adının camilerde anılmaması için elinden geleni ardına koymayacaksın. Kadir bilir milletimiz, camilerde Atatürk'e bir Fatiha'yı çok gören bu kafaya hakkını helal etmez, etmeyecektir. Diyanet, milletimizin ortak değeri Atatürk'le uğraşıyor. Ama bu ülkede son 19 yılda yenen kul hakları için bir çift söz söyleyemiyor. Yalan, dolan, rüşvet arşa ulaşmış, beytülmal talan edilmiş, gösterişli cübbelerin içindekiler bunlara laf edemiyor."
İŞİNİZE GELDİĞİ GİBİ
Cemil Kılıç,"Hutbe’de halifenin adı anılıyordu. 3 Mart 1924'te halifelik kaldırılınca 5 Martta Atatürk, artık hutbede kimsenin adı anılmayacak, yalnızca millete dua edilecek diye genelge yayımladı.
Bazı beyinsizler bunu çarpıtıyor. Kendi adının anılmasını yasakladı diyor. Süzme beyinsizler.
Halifenin adı her hutbede anılıyor ve kutsanıyordu. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi deniliyordu.
Atatürk bunu yasakladı. Sadece millete dua edilsin denildi. Ulusal günlerde ve 10 Kasım'da Atatürk'e saygı içeren birkaç söz edilmesi bir vefa borcudur.
Halife gibi her hutbede değil.”
YETMİYOR DEMEK Kİ…
Cumhuriyet tarihinde Atatürk'e ve laikliğe düşman olmanın bu kadar prim yaptığı başka bir döneme daha şahit olmadık sanırım…
Daha önce bu köşede konu oldu Diyanet bütçesi…
MEB Bütçesinden bile fazla ve sürekli ek bütçe alıyorlar her nasıl oluyor ise…
Ve… Bir son dakika haber ile bitirelim yazımızı.
Diyanet şaşırtmadı: 6 ayda 25 milyonluk "Yolluk" harcaması!
Zaten Devlet gibi bütçesi vardı. Ek bütçe de almışlardı.
Ama yetmiyor demek ki…


