İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş’ın geçen hafta içinde TBMM’de yaptığı konuşmalarda gündeme damgasını vuran üç önemli konu başlığın ile ilgili serimize devam ediyoruz.
SARAYA GELİNCE TASARRUF YOK
Türkiye'de açlık ve yoksulluğun gün geçtikçe büyüyüp derinleştiğini, ekonomik krizin sadece maddi açıdan değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik olarak da yıkıcı etkilerinin bulunduğunu söyleyen Ataş, ‘Mehmet Bey’in haberi yok sanırım ama yönettiği ekonomide asgari ücret açlık sınırının altında kalmış, hâlâ asgari ücreti arttırmamanın, ‘Memur ve emekli maaşına nasıl daha az zam yapabilirimin’ peşinde.
Üstüne de vatandaşın aldığı nefesten vergi almaya çalışıyor.
Ekonomi paketleri, tasarruf tedbirleri, yol haritaları; hepsi hikâye.
Tek yaptıkları, milleti aç bırakarak ekonomiyi düzeltmeye çalışmak. Saraya gelince tasarruf tedbiri yok; emeklinin, memurun, asgari ücretlinin maaşında tasarruf var.
5’li çeteye gelince vergi affı, vatandaşa gelince amansız vergi var’ diye konuştu.
AÇLIĞA MAHKÛM ETMEK VİCDANSIZLIK
Vatandaşların geçim sıkıntısı çekmesiyle birlikte toplumsal huzursuzluğun ve suç olaylarının artmasına neden olduğunu belirten Ataş, şunları söyledi:
Ayrıca, gelir adaletsizliği ve fırsat eşitsizliği gibi sorunlar da derinleşerek sosyal dokumuzda telafisi zor çatlaklar oluşturmaktadır.
Bu süreçte Hükümetin vatandaşların gerçek sorunlarına yönelik anlamlı yasal öneriler sunmaması ise vicdansızlıktır.
Kira sözleşmeleri bu ay yenilenecek; kira zammı oranı yüzde 65 iken asgari ücrete zam yapılmaması vicdansızlıktır.
ENAG’ın verilerine göre yüzde 113 enflasyon varken TÜİK’in masa başında hazırladığı gerçekten kopuk enflasyon verilerine dayanarak memura yüzde 19 sadaka verilmesi vicdansızlıktır.
Yoksulluk sınırı 61.820 lirayken en düşük memur maaşının 36.000 lira olması vicdansızlıktır.
Elektriğe bu ayın enflasyonuna yansımayacak şekilde yüzde 38 zam yapıp, BAĞKUR emeklilerine yüzde 24, memur emeklilerine ise yüzde 19 zam yapmak vicdansızlıktır.
Kendileri sarayda yaşarken vatandaşı açlığa mahkûm etmek vicdansızlıktır.
‘5’li çeteye 220 milyar dolar ihale verip 128 kez de vergi affı yaparken, Suriyelilere vergi muafiyeti ve devlet yardımı sağlarken vatandaşın aldığı nefesten vergi almak vicdansızlıktır’ ifadelerini de kullanan İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, ‘Çok kazanandan az vergi, az kazanandan çok vergi, yandaştan ise hiç vergi alınan bu adaletsiz düzeni inşa etmek vicdansızlıktır. Bu vicdansızlığı milletimizin vicdanına havale ediyorum’ şeklinde konuştu.
SİZ HİÇ ÇARŞIYA ÇIKTINIZ MI?
AKP iktidarının uygulamalarıyla birlikte vatandaşın temel ihtiyaçlarına ulaşamadığını ve açlık sınırının altında bir yaşam sürmek zorunda kaldığını dile getiren Ataş, Asgari Ücretin düşük olmadığını öne süren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e de seslenerek, 'Sayın Bakan, siz son zamanlarda hiç çarşıya pazara çıktınız mı, asgari ücretli bir kişiyle konuşup onu dinlediniz mi?' diye sordu.
Milletvekili Dursun Ataş, ayrıca çiftçilerin yaşadığı sorunlara da dikkat çekerek, iktidara tepki gösterdi. Milletvekili Ataş, ‘AKP iktidarı sadece bu yıl Türk çiftçisinin 321 milyar lirasını yani yaklaşık 10 milyar dolarını çalmıştır’ dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde, TÜRK-İŞ’in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını değerlendiren Ataş, sağlıklı ve yeterli beslenme için gerekli olan açlık sınırının 18.978 lira, bir ailenin gıda, giyim, konut gibi zorunlu harcamalarını içeren yoksulluk sınırının ise 61.820 lira olduğunu belirten Ataş, Asgari Ücretin düşük olmadığını iddia eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e tepki gösterdi.
AÇLIK VE YOKSULLUK RAKAMLARI
Milletvekili Ataş, ‘Açlık ve yoksulluk sınırına karşın Asgari ücretin 17.002 lira olduğu ülkemizde Hazine ve Maliye Bakanı katıldığı bir programda Türkiye'de Asgari Ücretin düşük olmadığını, asgari ücrete, emekli aylığına zam istemenin popülizm olduğunu söylemektedir. Sayın Bakan, siz son zamanlarda hiç çarşıya pazara çıktınız mı, asgari ücretli bir kişiyle konuşup onu dinlediniz mi? Sizin yanlış ve hatalı politikalarınız yüzünden vatandaşımız temel ihtiyaçlarına ulaşamamakta, açlık sınırının altında bir yaşam sürmek zorunda kalmaktadır. Artık, yandaş odaklı değil vatandaş odaklı politikalar belirleyin’ diye konuştu.
100 MİLYON İNSANI DOYURMAK ZORUNDAYIZ
Meclis’teki konuşmasında çiftçinin yaşadığı sıkıntılara da değinen İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Türkiye’nin 85 milyon nüfusuyla Rusya'dan sonra Avrupa'da en fazla nüfusa sahip ülke konumunda olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin yaklaşık 10 milyondan fazla göçmen, sığınmacı ve kaçak barındırdığını ifade eden Ataş, ‘Yani bugün Türkiye'de yaklaşık 100 milyon insanı doyurmak zorundayız’ dedi.
ÇİFTÇİNİN 10 MİLYAR DOLARI ÇALINDI
Konuşmasında tarım ve hayvancılığın Türkiye için hayati bir konu, ülke ekonomisinin de temel taşlarından biri olduğunu kaydeden Ataş, şunları söyledi:
Tarımsal üretimden hızla uzaklaşan çiftçiyi tarımsal üretime yeniden dâhil edemezsek milletimiz zaten çok zor ulaşabildiği gıdaya ulaşamaz hâle gelecektir.
Nitekim, TÜRK-İŞ’in Haziran ayı raporuna göre bugün gıda enflasyonu yıllık yüzde 83 olarak gerçekleşmiştir. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 19 bin liraya ulaşmıştır.
Türkiye'de 10 aileden 4’ünün asgari ücret sınırında geliri olduğu düşünüldüğünde vatandaşın gıdaya nasıl zor ulaştığı gözler önündedir.
Son yirmi iki yıllık dönemde yaklaşık 700 bin çiftçi tarımı bırakmış, üretici sayısı 2 milyon seviyelerine düşmüştür. 2002 yılında çiftçilerin kamu kurumlarına, bankalara ve özel sektöre toplam borcu 2,5 milyar lirayken bugün 320 kat artarak 800 milyara çıkmıştır.
Diğer taraftan, Tarım Kanunu’nun 21'inci maddesi gereği bu yıl tarıma verilmesi gereken destek miktarı 412 milyar lira olması gerekirken AKP iktidarının öngördüğü miktar 91 milyar liradır. AKP iktidarı sadece bu yıl Türk çiftçisinin 321 milyar lirasını yani yaklaşık 10 milyar dolarını çalmış, 3,5 katından fazlasını yani 35 milyar dolarını ithalata, yabancı ülkelerin çiftçisine vermiştir. Sonuç olarak çiftçi borç batağına saplanmış, bin bir emekle yetiştirdiği ürünlerden para kazanamaz hâle gelmiştir.
ÇİFTÇİNİN YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ
Ataş, gübrede zaman kaybedilmeden tohum, mazot gibi temel tarım girdilerinde vergi indirimleri ve sübvansiyonlar sağlanması gerektiğine değinerek, “ Çiftçilerin kullandığı mazotta ve elektrikte vergi yükü azaltılmalıdır.
Ürün fiyatı, maliyetinin altında kalmaktadır.
Ürün taban fiyatları acilen artırılmalıdır.
Su ve sulama yatırımları artırılarak tarımda verimliliğin artırılması sağlanmaktadır.
Tarım sektörünün sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi, köyden kente göçün önüne geçilmesi için kırsal kalkınma programlarına ağırlık verilmelidir.
Çiftçilerimizin doğal afetler ve diğer riskler karşısında korunabilmesi için tarım sigortalarının kapsamı genişletilmeli, sigorta primleri de devlet tarafından desteklenmelidir.’ şeklinde konuştu.


