KADİR DAYIOĞLU


ANLAYAMADIM ABİ!..

Bakalım, dövizdeki sert düşüş, mutfağa, fiyatlara nasıl yansıyacak; fileler nasıl dolacak… Göreceğiz… İnanın abi anlayamadım ben bu işi!


İnanın olan bitenleri, söylenenleri anlayamıyorum abi!.. Yaşlılıktan mı, cehaletimden mi bilemiyorum vallahi!.. Hani soruyorlardı ya “128 milyar dolar nerede?” Herkes bir şey söyledi… Son noktayı Tayyip Bey koydu. Bakınız nasıl?

“İlim Yayma Vakfınca düzenlenen 2021 İlim Yayma Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada eritilen rezerv hakkında; ‘Başbakanlığım döneminde bu döviz rezervini 135 milyar dolara kadar çıkardık. Daha sonra bir düşüş yaşandı, yoktum. Cumhurbaşkanıydım’" dedi.

Şöyle mi anlamalıyız: Ben Başbakan iken 135 milyar dolar para birikti Merkez Bankasında. Ama Cumhurbaşkanı olunca, Davutoğlu ve Arkasından Yıldırım Başbakan olunca, Berat Albayrak ekonominin dümenine geçince ne oldu bilemiyorum, bir de baktık rezervler erimiş. Döviz rezervi erirken ben yoktum. Ne diyelim?

***

Kayseri Büyüklerinden Mustafa Elitaş buldu, yaşanan sıkıntıların nedenini… Muhalefet… Bakınız ne diyor büyüğümüz attığı (tivitte): "Aylardır çizdikleri karamsarlık tablosu, korku senaryoları, felaket tellallığı ile vatandaşımızın ekonomiye güvenini yok edip, elindeki avucundakini dövize endeksli hale getirenler bu veballe nasıl yüzleşecekler, bu milletle nasıl HELALLEŞECEKLER..."

(Tiviti) okuyunca şunu dedim: Ezcümle, diyor ki büyüğümüz; "muhalefet olmasa, ülkeyi ne güzel idare edeceğiz!" Devam ettim: İttihat Terakki döneminin ünlü Maarif Nazırı Emrullah Efendi de benzeri şey söylemişti: "Mektepler olmasa maarifi ne güzel idare edeceğiz!" Emrullah Efendi, ironi yapmıştı, Elitaş da öyle…

Bir ay kadar önceye kadar “dış ve iç güçler” deniyordu, döviz yükselişine, inanılmaz zamlara. Demek ki, “dış güçler” denklemden çıkmış. Buna sevindik. İç güçler ise, onunla başa çıkmak kolay.

***

İsterseniz konuyu biraz daha açalım. Bazı hatırlatmalar yapayım: Kötü gidişe engel için; "kitabını yazdık" dediler, kitabı gören olmadı, "Çin modeli" tutmadı, ucu açık döviz politikası tutmadı, "nas"  dediler itibar görmedi, döviz garantili "üstü örtük faiz" politikasının tutacağı meçhul, o zaman "kor demiri" "muhalefetin kucağına atalım".

Ya hû, bir hafta önce anlatılmıyor muydu “yüksek kurun” faziletleri… “İhracat artacak, ithalat azalacak, cari açık kapanacak, döviz bollaşınca hem fiyatı düşecek, bu da raflara yansıyacak”, deniyordu. Ne oldu da, birden bire fikir değişti ve döviz fiyatlarını düşürme ihtiyacı hissedildi?

Anlaşılan, "seksen yılın", tüm kötülüklerini "iki ayyaşa" ve takipçilerine yıktıkları gibi "20 yılın" tüm kötülüklerini de muhalefete yıkacaklar, öyle gözüküyor.

***

Umarım öve öve bitirilemeyen “borsa” gibi değişen “model” ile; bir ay kadar önce, 28 liraya aldığım ve bugün 48 liraya çıkan 4 kiloluk yoğurdun fiyatı da eski fiyata düşürür.

Kilo fiyatı 280 liraya çıkan pastırma ve 140 liraya çıkan sucuğun fiyatını da bir ay önceki fiyatlarına çeker… Doğal gazın da, elektriğinde, akaryakıtın da…

Peki, son aylarda yaşanan anormal kira fiyat artışları da ne olacak… Onun da düşmesi lazım. 2,5-3,0 lira olan ekmek fiyatlarını da, tonu 3 milyonu aşan kömürünkini de…

Diyeceksiniz ki, çok safsın… “Bu modelin özelliği ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek!”. Öyle ya, birden bire 340 liraya çıkan pastırma fiyatının tekrar 280 liraya düşmesi güzel bir örnek… Oysa, rasyonel bir mantık, bir ay önceki, 135-140 liraya neden düşmediğini de sorar.

Mesela 18 liraya fırlayan doların fiyatını 11 liraya düşürmenin reçetesi sizdeydi de, bu yılbaşı, 7 lira olan dolar fiyatının son tahlilde 12 liraya çıkmasını önleseydiniz ya? Yazık değil mi, operasyon öncesi Merkez Bankasının piyasaya sürdüğü 6-6,5 milyar dolara. Unutmayın; buna ilaveten “21-22 Aralıkta”, Merkez Bankası net döviz rezervinde 6 milyar dolar azalma olduğunu uzmanlar söylüyor.

Soru şu: Döviz büfeleri, bankalar kapalıyken, bir gece yarısı, birden bire 18 lira ve üstüne çıkan dolar nasıl oldu da biranda 11 liraya düştü? Haliyle bankacılık sistemi üzerinden kimler alıp-sattı?

***

Verilecek cevap çok basit: Bunu yapabilmek, iç ve dış vesayet ve şer odaklarını yenmek kolay olmadı. Yeni yeni kendimize gelmeye başladık. Verin bir 19 yıl daha görün neler olacağını. Öyle ya; önce dış güçlerin, sonra bu son önlemle iç güçlerin beli kırıldı. Sesleri, solukları çıkamaz ve mosmor oldular. Şimdi, tümden moraracaklar.

***

İnanın bu işe aklım ermedi… “Dövize endeksli kur garantisi” yani “döviz üzerinden” “faiz garantisi” veriliyor. Olası zarar, hazineden yani senden, benden, ondan karşılanacak… Bunun üzerine sen, ben, o… buna sevinip davul zurna eşliğinde halay çekiyor, çiftetelli oynuyor.

***

Bakalım, dövizdeki sert düşüş, mutfağa, fiyatlara nasıl yansıyacak; fileler nasıl dolacak… Göreceğiz… İnanın abi anlayamadım ben bu işi!