“Yeni Nesil ”Abdullah Gül Üniversitesi hizmete gireli on dört yıl olmuş. Bir insan ömrü için önemli bir zaman ama bir üniversite için henüz “emekleme dönemi”Gözüken o ki, gözde üniversitemiz, rüştünü erken ispat edecek gibi. Başarı grafiği böyle olacağını gösteriyor.
***
Geçtiğimiz cuma, mezuniyet töreni yapıldı. Mezun sayısı bin 292’ye ulaşmış. Daha nice başarı dolu yıllara. Elbette, AGÜ ile gurur duyuyoruz, diğerleri gibi…Törene davetli idim. Davete icabet etmek örfümüz gereği ama sağlık nedenleri ile icabet edemedim. Allah nasip ederse seneye katılırız.
***
Konuşmaların özetini yerel gazetelerden takip ettim… Bir şey dikkatimi çekti. Törene Vali Yardımcısı Şemsettin Erkaya, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve bazı davetliler katılmış. Diğer oda başkanlarından kimse yokmuş.
***
Nedense, gelmesi bekleneneler, Sayın Gül’ün katıldığı toplantıya pek katılmak istemiyorlar. Kim bilir belki de işlerinin çokluğundan. Peki, Abdullah Bey, Cumhurbaşkanlığına devam ediyor olsaydı, böyle mi olurdu? Çok safım değil mi? Elbette olmazdı. Adeta “Suphanallah boncuğu!” gibi sıraya dizilirler; fotoğraf karesine girerlerdi. Yılların politikacısı Sayın Gül bunun farkında ve böyle olacağını da biliyordur, mutlaka.
***
Sanırım Vali Bey, Büyükşehir Belediye Başkanı, milletvekilleri, Kocasinan başkanı ve muhtemelen Mehmet Özhaseki Başkanımız da davetliydi. Ya bunlara davetiye ulaşamadı ya da AGÜ törenini sıradan gördükleri için, icabet etmediler, kim bilir?
***
Kusura kalmasınlar mazereti ne olursa olsun Vali Bey’in olması gerekirdi, törende. AGÜ, bu kentin üniversitesi. Bu bir… Falan feşmekan yerin açılışına, temel atmasına vs. katılan Kayseri Valisi’nin, hele hele bu ülkeye Cumhurbaşkanlığı yapmış Abdullah Bey’in katıldığı bir toplantıya katılmamaları nedendir acaba? Mutlaka bir nedeni vardır; merak ettim doğrusu. Açıklamalarını bekleriz.
***
Kusura kalmasınlar, havaalanında sadece karşılamaya gelmeleri, yeterli mi? Bilemiyorum… Kaldı ki bir üniversitemizin mezuniyet tören söz konusu. Sayın Gül olmasa bile, bir kentin valisini o törende görmek isteriz. Bakalım, Sayın Valimiz, diğer üniversitelerin törenlerine katılacak mı?
***
Aynı gün içinKayseri Haber Gazetesi’nden aldığım haber şöyle: “Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Hunat Camii’nde kılınan cuma namazı sonrası, Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası tarafından gerçekleştirilen etkinlikte [Valimiz] Çiçek ve Büyükkılıç ile İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Şeyhi Odakır, … vatandaş ve esnafa aşure ikram etti.”
***
Yine aynı gün, aynı gazeteden aldığım habere göre; “Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Kayseri Şubesi yönetimi, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a, spora ve sporcuya hizmetlerinden dolayı teşekkür plaketi veriyordu.”
***
Yine mazereti ne olursa olsun törene, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç neden katılmadı da Genel Sekreterini gönderdi acaba?Yukarıdaki etkinliklere pekala genel sekreterini gönderebilir, kendisi törene katılabilirdi. Doğrusu da buydu, bence.
***
Sayın Gül ile aynı fotoğraf karesinde gözükmek istemediler de ondan mı? Siyaset, sen nelere kadirmişsin.
***
Kadim arkadaşı, hem de muvazzaf subayken, ta İngiltere’de,“Büyük Doğucu”Sayın Gül ile aynı fotoğraf karesine giren Hulusi Akar’ı da törende görmek isterdim doğrusu. Kim bilir belki de Meclis çalışmaları engel oldu katılmalarına. Peki, Meclis çalışmaları ile ilgisi olmayan başta Özhaseki ve Elitaş olmak üzere, eski AK Parti milletvekilleri de katılabilirdi; katılmadılar. Neden acaba?
***
Bildiğim kadarıyla Palancıoğlu başkanımız yurtdışında, Macaristan’da…Çolakbayrakdar Başkanımız da yoktu törende. Garip değil mi?
***
Tabii, bunları yazarken, “ikbal dönemlerinde”, bir gün dahi Sayın Gül’ün kapısını çalıp bir fincan kahvesini, bir bardak çayını içen insan değilim. Sadece, iki yıl önce, yine mezuniyet töreni akabinde, sağlık sorunum yokken, bağlarında bir kahvaltıya katıldım o kadar.
***
Diyeceksiniz ki, “dert sana mı düştü?” Haklısınız… Köşe yazmasam bu doğru ama bir gazeteci olmamama rağmen şunu biliyorum; “Gazeteci tarih yazmazmış. Tarihe tanıklı edermiş!” Ben de acizane bunu yapmaya çalışıyorum. Evet. Bildiğim bir şey var… Ahde vefa duygusunu öldürmemek lazım.
***
Bence, Sayın Gül’ün konuşmasının can alıcı kısmı şurasıydı; “Üniversite aslında kamunun vicdanıdır. Bütün toplumun rahatsızlıkları, bütün toplumun öne çıkardığı konular üniversitelerde başlar. Sadece kendi ülkesinde değil, bütün dünyayla ilgili. Bugünlerde dünyanın en önemli konusu ekranlarda bazen gözyaşı, bazen büyük bir üzüntüyle izlediğimiz Filistin’deki katliamlar. Bugün dünyanın en büyük üniversiteleri ayağa kalkıyor.
***
Yönetimleri, idarecileri ve devlet adamları Filistin’deki katliama gözlerini kapatıp, çeşitli diplomatik oyunlarla bu işi kamuoyundan saklamaya çalışırken, üniversite gençliği temiz, saf ve iyi niyetli olarak dünyanın vicdanı oluyor. Öğrenciler haftalarca üniversitelerini işgal ediyor, Gazze’deki, Filistin’deki katliamı dile getiriyorlar.
***
Bu bakımdan üniversiteler sadece eğitim veren kurumlar değil, üniversiteler serbest fikrin olduğu, insan hakları meseleleri ile ilgilenilen topluluklardır. O bakımdan üniversiteleri diğer kurumlardan ayrı tutmamız lazım” demiş.
***
Tabii, Abdullah Bey’e sormak gerekir; üniversitelerimiz bu görevin neresinde?Yine tabii, Abdullah Bey’in, başta üniversitelerimiz olmak üzere, muhtelif konularda, ülke sıralamalarındaki yerimize de değinmesini beklerdik. Öyle ya bireysel hak ve özgürlük skalasında, dünya sıralamasına yerimiz nerelerde? Öğrencilerle paylaşsaydı iyi olurdu, derim.
***
Mesela ülke de yaşanan ekonomik krize ve yabancısı olmadığı “3Y”ye yani “yasaklar, yoksulluk ve yolsuzluklara” da neden değinmez dersiniz?“İstanbul Sözleşmesine”, emeklilerin durumuna değinebilirdi! Kim bilir belki de, “zamanı” ve “yeri” değil demiştir.
***
Konuşma yaptığı üniversite kürsüsünden, üniversitelerimizin ne kadar özgür olduğuna da;“medreseleştirilmek” istenen ilk ve orta eğitime de… Demem o ki, yeni hazırlanan müfredatla ilgili söyleyeceği birkaç sözü olmalıydı bence.
***
Evet. ülke gerçeklerini de unutmamak gerekir, bunlar da Filistin kadar önemli. Gazetelerden aldığım bilgi bu kadar. Konuşmanın tamamını görmek isterdim doğrusu.