KADİR DAYIOĞLU


ABDULLAH GÜL

Umarım ve temenni ederim. Bildirileri AGÜ kitap haline getirir. Zira, Kayseri ve ülkemiz için çok önemli bilgiler.


Abdullah Bey’in, Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) tarafından, “Cumhuriyetimizin 100. Yılı”kutlamaları kapsamında yapılan bir etkinlikte yaptığı konuşmanın bir bölümünü dün vermiştim. Bugün oldukça sıkıntılı iki konuda ki görüşlerini vereceğim. “Kürt meselesi” ve “Yeni Anayasa”.

***

Tabii, katılıp katılmamakta özgürsünüz. Cumhuriyetin temel ve kurucu değerlerine dokunmamak şartıyla, çağcıl demokratik, çoğulcu, saydam, ergler ayrılığını ve bireysel hak ve özgürlükleri ön gören bir yeni bir Anayasa benim de kabulüm. Nitekim, Abdullah Bey de buna değinmiş.

***

Kürt meselesine gelince, bu beni aşar, bu bir devlet meselesidir, günlük siyasetin üzerindedir. İnancımı söyleyeyim; bu ülkenin bir “Kürt sorunu” yok. Bu ülkenin, çağcıl bir demokrasiye erişebilme sorunu var… Bunun nirengileri de “AB Kriterleri”dir. AB’ye girelim, girmeyelim, hedefimiz ve yeni Anayasamızın hedefi bu kriterler olmalı.

***

Gelelim Abdullah Bey’in açıklamalarına: “Kürt meselesinin, büyük bir özgüven içinde daha kapsamlı demokratik ve temel hak ve özgürlükler çerçevesinde çözümünü gerçekleştirebilseydik, meselenin bölgesel boyutlara varmasını engelleyebilirdik” dedi.

***

Sayın Gül, Abdullah Gül Üniversitesi’nde düzenlenen;“Cumhuriyetin 100’üncü kuruluş yılı etkinliklerinde” Kürt meselesi, yeni Anayasa tartışmaları ve Filistin-İsrail ile ilgili açıklamalarda bulundu.

***

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923’lü yıllarda Kürt sorunu hakkında İzmit konuşmasını anımsatarak;“Büyük bir özgüven içinde daha kapsamlı demokratik ve temel hak ve özgürlükler çerçevesinde çözümünü gerçekleştirebilseydik, bütün vatandaşlarımızın ülkeye aidiyet ve sadakatini pekiştirir ve meselenin bölgesel boyutlara varmasını, böylece uluslararası güçlerin oyunu haline gelmesini engelleyebilirdik.

***

Ne yazık ki önce Sovyetler ve Rusya’nın, ardından da Amerikan güçlerinin kendi bölgesel çıkarları ve öncelikleri doğrultusunda lojistik destek verdikleri bölücü terör, ülkemizin iç barış ve ekonomik kalkınmasında bir engel oluşturdu” dedi.

***

Gül, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği yeni anayasaya teklifinin;“bu fırsat açık, önyargısız bir yaklaşımla değerlendirilmelidir” diye konuştu.Tabii, Abdullah Bey, AK Parti’nin hazırladığı metni gördü mü? Acaba bir metin var mı? Varsa, ne diye kamuoyu ile paylaşılmaz?

***

“Mevcut Anayasa, farklı zamanlarda yapılan birçok değişikliklerden sonra kendi içerisinde tutarsızlıklar ve noksanlıklar içeriyor. Bu durumda, yeni bir Anayasaya ihtiyaç duyulduğu aşikâr. Yeni Anayasa, evrensel ilkeleri düstur edinerek, temel hak ve hürriyetleri herkes için her yönüyle eşit vatandaşlık temelinde güçlendirmeli ve teminat altına almalıdır.

***

Millet olarak mutabık olduğumuz, birlik ve bütünlük ile demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetin temel ilkelerinden taviz verilmemelidir. Şüphesiz ki modern demokrasilerin şeffaflık ve hesap verilebilirlik kavramlarını, güçler ayrılığı ilkesi ile fren ve denge sistemlerini içinde barındırmalıdır. 

Böylece, Türk demokrasisini kurumsallaştıracak yeni bir Anayasaya ulaşılabilir, devirlerden, şahıslardan, iktidarlardan bağımsız, kalıcı, sürdürülebilir ve tutarlı bir adalet ve demokrasi ortamı oluşturabiliriz.”

***

Tam bu noktada, haddim olmayarak Sayın Gül’e bir anımsatma yapacağım, Atatürk’ün 1923 İzmit konuşması ile ilgili. Sanırım danışmanları bu konuşma metnini arz etmişlerdir. 

***

Tabii, kendisi neyi kastetti bilmiyorum, zira açık değil, ben konuşma metnin basına yansıyan kısmını Alev Coşkun’un Cumhuriyet’teki yazısından aldım (29 Ocak 2023). Kadı ki, yine aynı gazetede Özdemir İnce de dört yazı yazmış bu konuşma ile ilgili, 2022 yılında. Acaba Sayın Gül’ün kastı da Coşkun ve İnce’nin anladığı gibi mi? Açıklığa muhtaç. 

***

İzmit Basın Toplantısı’nda Mustafa Kemal’e;“Türkiye’de kurulacak yeni rejim, Musul konusu, Kürt konusu, devletin dini olacak mı, laiklik” gibi can alıcı sorular soruldu. Atatürk bu yakıcı sorulara ilk kez çok açık ve kapsamlı yanıtlar verdi.

***

Kürt azınlığa özerklik verilmesi konusu daha sonraları tartışma konusu yapılmış, Atatürk’ün İzmit Basın Toplantısı’nda Kürtlere özerklik verilmesini kabul ettiği belirtilmiştir.Oysa işin esası şöyledir: Vakit gazetesi başyazarı Ahmet Emin (Yalman), “Kürt meselesine temas buyurmuştunuz. Kürtlük meselesi nedir? Bir iç sorun olarak temas buyurursanız çok iyi olur” diye bir soru sordu. 

***

Atatürk’ün yanıtı şöyledir: “Kürt meselesi; bizim yani Türklerin menfaatına olarak da katiyen söz konusu olamaz. Çünkü bildiğiniz gibi bizim milli sınırımız dahilinde mevcut Kürt unsurlar o surette yerleşmiştir ki pek sınırlı yerlerde yoğunluğa sahiptir. Fakat yoğunluklarını kaybede kaybede ve Türk unsurlarının içine gire gire öyle bir sınır ortaya çıkmıştır ki Kürtlük namına bir sınır çizmek istersek Türklüğü ve Türkiye’yi yok etmek lazımdır.”

***

Umarım ve temenni ederim. Bildirileri AGÜ kitap haline getirir. Zira, Kayseri ve ülkemiz için çok önemli bilgiler.