Geride bıraktığımız hafta Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin ile Millet İttifakı milletvekilleri Çetin Arık ve Dursun Ataş arasında bir tartışma patlak verdi…
Ertekin toplu iş sözleşme töreninde , “Bizim programlarımıza biliyorsunuz, genel de Cumhur İttifakı’nın paydaşları katılıyorlar. Çünkü attığımız her adımdan, aldığımız her nefesten haberleri var. Eğer bu holding bu vekillere sahip olmasaydı yolu bu kadar açık olmazdı. Ne zaman önümüze bir taş, bir çakıl çıksa MHP ve AK Parti milletvekillerimizin o çakılın ortadan kaldırılması için bizden daha gayretli olduğunu söylüyorum” dedi.
Ertekin’in bu sözleri haberlerde ve sosyal medya da yer bulunca Millet İttifakı milletvekilleri Çetin Arık ile Dursun Ataş’ta karşı hamleye geçti…
Tartışmaların nereden ne zaman ve nasıl patlak verdiğini tam anlayabilmek için önce Cuma günkü toplu iş sözleşme töreninden bahsetmek lazım…
4 Şubat 2022 Cuma günü Erciyes Anadolu Holding ile Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar ile Erciyes Anadolu Holding arasında toplu iş sözleşmesi imza töreni vardı…
Erciyes Anadolu Holding Konferans Salonunda düzenlenen törene dışarıdan davetli olarak AK Parti’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Taner Yıldız ve Hülya Nergis ile Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç katıldı…
İşveren temsilcisi olarak Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, işçi temsilcileri olarak da Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan, Öz-İplik İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay ve yardımcıları katıldı.
Tören de yaklaşık 10 bin işçiyi kapsayan bir toplu iş sözleşmesi imzalandı…
Törene konuşan Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, önce imzalanan toplu iş sözleşmesiyle işçilere sağlanan ücret artışı ve sosyal haklardan bahsetti. Ertekin, şirketin bu yıl 21 milyar lira ciro yaptığını, 505 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini ve 2 milyar 600 milyon lira net kar açıkladıklarını söyledi.
Ertekin, "En dipte yüzde 60 zam veriyoruz. Ücret ve kıdem zammı olarak yüzde 56, sosyal yardımlar olarak yüzde 84, bayram harçlıklarına yüzde 100'ün üzerinde zam yapıyoruz. Ramazan iaşe tutarına yüzde 100'ün üzerinde zam yapıyoruz. 8 kalem olan erzakı 12 kaleme çıkarıyoruz. Gece vardiyasına yüzde 5 zam yapıyoruz. Markalarımızdan yapacakları alışverişlerde yüzde 20 net indirim yapıyoruz" dedi.
Buraya kadar her şey gayet güzel geçti…
Cidden şu ekonomik kriz ortamında Erciyes Anadolu Holding ile Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar ile Erciyes Anadolu Holding arasında imzalanan toplu iş sözleşmesiyle çalışanların gerek ücretlerinde ve gerekse sosyal haklarında büyük artış sağlandı…
Hele hele hükümetin asgari ücreti 4 bin 253 lirayla sınırlandırdığı bir ortamda, Anadolu Holding ücret ve kıdem zammına yüzde 56 oranında artış yaptı…
Şu ortamda benzer toplu iş sözleşmesi imzalayan bir başka işyeri olduğunu sanmıyorum…
Tabii kabul etmek gerekir ki bunda Erciyes Anadolu Holding’in TMSF’ye bağlı bir holding olması en büyük avantaj! Yoksa şu sıkıntılı ortamda hiçbir işveren bu oranlar da zam veremez! Vermez de!
Tabii böylesine ciddi bir artışa gidilmesi hükümetin olası bir erken seçim kararı alması halinde Erciyes Anadolu Holding çalışanlarının tercihlerini iktidardan yana kullanmaları içinde bir destek hamlesi olarak kabul etmek lazım…
Yani kesenin ağzı birazda bundan dolayı bu kadar açıldı…
Bu bir siyaset mi? Elbette ki bir siyaset! Mevcut iktidar varsa, mevcut Erciyes Anadolu Holding yönetimi de yerinde kalacak demektir! Yani mevcut iktidar değiştiği zaman Millet İttifakı iktidar olduğu zaman Alpaslan Baki Ertekin ve ekibine, “Kaldığınız yerden devam edin!” mi denecek? Değil elbette! Biraz da fotoğrafı böyle görmek lazım! Fotoğrafı bunun dışında görmek ve düşünmek zaten saflık olur! Tartışmalar da bu pencereden baktığımız zaman daha net anlamak ve yorumlamak gerekir…
Neyse bu işin toplu iş sözleşme boyutu…
Ertekin’in esas muhalefet milletvekillerinin tepkisini çeken konuşmayı bu toplu iş sözleşmeyle çalışanlara sağlanan ücret ve sosyal artışlarla ilgili verdiği bilgiden sonra yaptığı konuşma tepki çekti…
Salonda oturan Mehmet Özhaseki, Taner Yıldız ve Hülya Nergis ile Memduh Büyükkılıç’a dönerek Ertekin dedi ki;
“Bizim programlarımıza biliyorsunuz, genel de Cumhur İttifakı’nın paydaşları katılıyorlar. Çünkü attığımız her adımdan, aldığımız her nefesten haberleri var. Eğer bu holding bu vekiller sahip olmasaydı yolu bu kadar açık olmazdı. Ne zaman önümüze bir taş, bir çakıl çıksa MHP ve AK Parti milletvekillerimizin o çakılın ortadan kaldırılması için bizden daha gayretli olduğunu söylüyorum”
Yani bizim programlarımıza sadece “Cumhur İttifakı’nın paydaşları katılıyor” diyor ve sonra da “Bize sadece onlar yardımcı oluyor” deme noktasına getiriyor…
Bu sözleri kimlere söylüyor?
AK Parti Milletvekilleri Özhaseki, Taner Yıldız, Hülya Nergis ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Aslan ve bu konfederasyona bağlı sendika genel başkanı ve şube başkanları ile işyeri temsilcilerine…
AK iktidarı varsa, hepsinin varlığını koruyacağı bir davetli topluluğu…
AK Parti iktidarı devem ederse Özhaseki, Taner Yıldız’ın ve Hülya Nergis’in milletvekilliği devam edecek… AK Parti iktidarı devam ederse Büyükkılıç’ın belediye başkanlığı devam edecek… AK Parti iktidarı devam ederse Alpaslan Baki Ertekin’in CEO’luğu devam edecek… AK Parti iktidarı devam ederse Erciyes Anadolu Holding’de Hak-İş Konfederasyonuna bağlı sendikaları Erciyes Anadolu Holding’de yetkili sendika olarak kalacak…
AK Parti iktidarı biterse hiçbirinin hükmü orada kalmayacak!
Doğru mu?
Doğru!
Bu bir gerçek mi? Gerçek!
Yani hepsinin ortak dayanağı AK Parti iktidarının devamı…
Yani “siyasi hısımlılıkları” oluşmuş!
Peki siyasi “hasımları” kim? Doğal olarak AK Parti iktidarının alternatifi olan Millet İttifakı…
Yanlış mı?
Yanlış değil!
O halde topyekün iktidarda kalabilmek için Millet İttifakı’na yer açmamak ve hatta yüklenmek lazım!
Zaten törende konuşan Özhaseki öyle yapmadı mı?
Millet İttifakı’na verdi veriştirdi! Nihayetinde bir toplu iş sözleşme töreninde bir iktidar partisinin milletvekili niye durduk yere Millet İttifakı ve ana muhalefet partisine yüklensin?
Sonuç da Erciyes Anadolu Holding TMSF’ye bağlı bir holding değil mi? Yani kamunun malı değil mi? Kamuya ait bir işyerinde böylesine alenen siyaset yapılmalı mı?
Aslında yapılmamalı! Ama onları geçtik, onlar ne ki? Siyaset her yerde… Cami de, kışlada, okulda…
Ne diyor Sayın Özhaseki?
"En çok üzüntümüz şu, bunlara TBMM'de maaş alıp oturup açık ve gizli destek verenler, en çok üzüntü duyduğumuz bu. Hain haindir, belli zaten. Mikroba merhamet edilmez, mikroba merhamet ederseniz hastaya zulüm etmiş olursunuz, mikrop gebertilir, o kadar. Bu mikrobun temizlenmesi lazım. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın da iradesi net, Cumhur İttifakı'nda ortaklık yapmaktan onur duyduğumuz Devlet Bey'in de iradesi net, bir sıkıntı yok. Ama meclise geliniyor, kravat takmış beyefendiler ya açıktan ya da gizliden bunlara destek vermeye devam ediyor. Üzüntü duyuyorum, ana muhalefet partisinin genel başkanı 'yerel yönetimler özerklik şartını tanıyacağız' diyor. Bunu tanımak demek bu ülkenin bölücülüğe giden birinci adımını atmak demek."
Konuşmasında FETÖ ile mücadeleye de değinen Özhaseki, terör örgütünün İslam'ın şartlarını bile yok sayarak dinin içini boşalttığını, son olarak 15 Temmuz'da birçok vatandaşı şehit ettiklerini, milletin bunların gerçek yüzünü bu tarihte gördüğünü ifade etti.
Sayın Özhaseki, kimbilir o salonda ve fabrika içinde kaç seçim öncesi kaç kez işçilere hitaben konuşmuştur?
Bugünden değil geçmişten bahsediyorum…
Eski sahipleri Hacı Boydak, Mustafa Boydak, Memduh Boydak ve Şükrü Boydak zamanında…
Kaç kez o işçiler partisinin meydan mitingine servis otobüsleriyle götürülmüştür…
Kimbilir bugün suçladığı o kişilerden her seçim öncesi maddi ve manevi ne kadar destek görmüştür?
Boydaklar 6 yıldır hapisler de Özhaseki hala eski adıyla Boydak holding yeni adıyla Erciyes Anadolu Holding’de işçilere nutuk sıkıyor…
Kimleri eskittin be Özhaseki? Kimler geldi kimler geçti o holdingin salonlarından? Bir sen baki kaldın! Mal da yalan mülkte yalan var biraz da sen oyalan…
Şimdi gelelim Çetin Arık ile Dursun Ataş’ı çileden çıkaran sözlere…
DURSUN ATAŞ,
NASIL BİR CEVAP VERDİ?
İYİ Parti Milletvekili Dursun Ataş’ta, “Çalışanların hakkı olan sözleşme üzerinden; iktidarın bezirganlığını yapmak, halkın içine çıkamayan siyasilere rant devşirmek çok acı…
Unutmayın!
Siyaset yapmak için değil kurumu, devlet adına layıkıyla yönetmek için atandınız!
Yazık!
Kurumu iktidarın arka bahçesi haline getirdiniz!” diye eleştirdi.
ÇETİN ARIK, ERTEKİN’İ
NE DİYE ELEŞTİRDİ?
CHP Milletvekili Çetin Arık’ta, “Rantı bulunca yalakalıkta sınır tanımamış. Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!” en fazla bir yıl daha yersiniz… Değişecek bu düzen, bitecek bu talan…” diye cevap verdi.
ALPASLAN BAKİR ERTEKİN’DEN
SERT CEVAP…
Bu eleştirilerden sonra Erciyes Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, Twitter hesabından, suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım vardır. Ama bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye” Mevlana’nın o meşhur sözüyle cevap verdi.
Çetin Arık, Ertekin’i İttihat Terakki Yönetimini yazdığı şiirle eleştiren Tevfik Fikret’in “Han-ı Yağma” şiiriyle eleştirince Ertekin’den de cevap Hz. Mevlana’nın o meşhur şiiriyle geldi…
Doğrusu Ertekin ağır bir ifade kullandı. Çetin Arık’a resmen ‘Adam değilsin’ demeye getiriyor. Bu ifade halkın oyuyla seçilmiş biri için çok ağır bir ifade. Doğrusu kabul edilmesi de mümkün değil, tamamen eleştiri sınırlarını aşan bir hakaret unsuru içeriyor. Sayın Ertekin 98 bin seçmenin oyu ile seçilen biri için o ifadeyi kullanmamalıydı.
Tüm bunlarla yetinmeyen Ertekin bir de yazılı açıklama yaptı…
Ertekin yazılı açıklamasında, hem Çetin Arık ile hem de Dursun Ataş arasında geçen olayları da kâğıda döktü…
Ertekin, göreve başladığı günden beri, bir kez olsun “hayırlı olsun ziyaretine” bile gelinmediğinden başlayarak, aralarında geçen ilginç telefon trafiğine kadar anlattı…
DURSUN ATAŞ,
BAYİLER TOPLANTISINI
NASIL ELEŞTİRDİ?
Alpaslan Baki Ertekin yazılı açıklamasında, Dursun Ataş’a da Antalya’da bayiler düzeyinde yapılan toplantı görüntüleri nedeniyle yaptığı paylaşımı hatırlatarak, “16 Aralık 2021 de İstikbal Mobilya’nın Antalya’da bayi toplantısını yaptık. Yurtiçinden 600 bayii, yurtdışından da 100 bayiimiz katıldı. Misafirlerimize önce Kayseri ev sahipliğini, Türk misafirperverliğini göstermek üzere canla başla gayret gösteriyorduk. Aman bir aksilik olmasın, moralleri bozulmasın, mutlu mesut geri dönüp, o moralle daha iyi çalışsınlar daha çok malımızı satsınlar, fabrikalar çalışmaya devam etsin derdindeydik. Tam bu motivasyonla çalışır iken bayii toplantımızla ilgili Sayın Dursun Ataş’ın attığı twit her şeyi berbat etti. Kayseri şehrinin vekili, Kayseri’nin en önemli ticari markasının bayi toplantısına katılan bu iş insanları için; Kayseri şehrinin seçilmiş vekili, Kayseri’nin en önemli ticari markasının bayi toplantısına katılan bu iş insanları için: “Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!” diye twit attı. Yaptığı hatanın farkına vararak sonra attığı twiti sildi ama o süre içinde onlarca bayiimize sayın vekilin kırdığı pot yüzünden izah etmek zorunda kaldık” diye eleştirdi…
Sayın Ataş cidden böyle bir paylaşım yapmışsa Sayın Ertekin bu nokta da haklı! Demek ki eleştiri yaparken çok dikkatli olmak lazım…
Konunun özünü iyi kavramak lazım!
İyi araştırmadan yapılan eleştiri geri tepebilir… Demek ki Sayın Ataş’ın ki de öyle olmuş!
Ama tüm bunlar uzun süreli ve kalıcı kırgınlık vesilesi olmamalı…
Sayın Ataş’ta Erciyes Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin’in bir şekilde gönlünü alabilirdi…
Keza Çetin Arık’ta, “Telefon numaranızı aldım” ya da “Alamadım” türü bir takıntıya takılıp kalmamalıydı…
Bu iki özeleştiri hem Çetin Arık hem de Dursun Ataş’a yönelik…
Ammaa… Şu veya bu şekilde bu tür olumsuzluklar yaşandı diye ne Çetin Arık’ın ne Dursun Ataş’ın bir kamu kurumu konumunda olan Erciyes Anadolu Holding ve onun CEO’su Alpaslan Baki Ertekin ile ilişkilerini askıya almaya hakları yok!
Tersi, Sayın Ertekin’in de geçmişte bu tür olumsuzluklar yaşandı diye Sayın Çetin Arık ve Sayın Dursun Ataş’ı dışlamaya, yok farzetmeye ve bu tür etkinliklere davet etmeme hakkı yok!
Ama niyet farklıysa kusur bulunur…
Her iki tarafta birbirilerine karşı pekâlâ kusur bulabilir…
Lafı daha fazla uzatmayayım;
Saflar bellidir! Birbirimizi daha fazla yormaya, hırpalamaya gerek yok! Yazının girişinde vurguladım, mevcut yapı (Yönetimiyle, sendikalarıyla, siyasetçileriyle) AK Parti iktidarıyla var olan bir yapıdır…
Dolayısıyla kader birliği yapıyorlar… Ya Ak Parti iktidarıyla var olacak ya da AK Parti iktidarının sonuyla birlikte yok olacaklar!
Ha burada her biri birer medeni insan olarak ne yapabilir?
İlişkilerini biraz daha medeni ölçüler çerçevesinde götürebilirler! Birbirlerine bir “telefon açabilecek kadar” saygılı davranabilirler…
Ötesi? Ötesi olmazzz!
Dedim ya, birbirilerinin alternatifi konumunda olanların hedefleri, amaçları ve birliktelikleri aynı olamazzz!


