FARUK ERGAN


 60 YAŞ ÜZERİ….!


        65 Yaşımda bir bahçıvan gibi çalışıyorum. Toprakla didişiyorum, ağaçların bakımını yapıyorum, fide dikip sebze yetiştiriyorum ve en önemlisi bahçenin müdavimleri olan, her yıl bir önceki yıldan daha fazlalaşan kedilere sabah akşam yiyecek veriyorum. Fideleri sulamak için açtığım sistemin her bir damlasından yüzlere kuş su içiyor, fideler gelişiyor, boy atıyor,  sebzeye dönüşüyor ve dalından kopartıp dostlara ikram ediyorum, tüm bunları yaparken benim maksadım nedir? İçim huzur doluyor ve daha fazla insanlaştığımı düşünüyorum, insanlara karşı kibir ve nefret taşımıyorum, naif bir kişiliğe bürünüyorum.

Çocuklarıma ve aileme miras bırakmak gibi bir niyetim yok, bu işten para kazanmayı veya servet edinmeyi hiç düşünmedim. Sadece Ülkemi ve insanları sevdiğim için üretime katkıda bulunmak, huzurlu yaşayarak kendime ve aileme yük olmamak, bakmakla yükümlü olduğum sağlığımı koruyabilmektir. Etrafıma o kadar pozitif davranıyorum ki, insanlar arasında din ve mezhep ayrımcılığı yapmıyorum, ibadet edenle etmeyeni ayırmıyorum, mağdur ve parası olmadığından dolayı veya kasıtlı bir şekilde borcunu ödemeyenlere bile tebessüm ediyorum. 83 Milyon insanımızı kucaklıyorum diyerek bana muhalefet edenleri yok saymak gibi bir anlayışa sahip değilim.

Eğer başkalarından saygı bekliyorsanız ki insani bir beklenti, insan temelinin yaşamı olan öze saygıyı geliştirmelisiniz. Kim ki insanın kendisi saygıdan yoksunsa, saygı fakiri ise, başkalarından saygı göremez. İnsan başkalarına saygı duymalı ve tüm kalbi ile sevgisini onlarla paylaşmalıdır. Bu yaşam biçimi insan olarak yaşamak isteyenlerin öncelikli görevi olmalıdır.

Siyasetçi rakibine, müftü imama imam cemaate, Belediye Başkanı personeline, müdür memuruna, patron işçisine, şoför yolcusuna, insan insana, saygı duymuyor. Kin, nefret, argo, hakaret, kibir, sevgisizlik vs. hepsi mevcut olunca, hoşgörü ve karşıdaki insana nezaket olmuyor. Herkes bir diğerine kontrolsüz konuşuyor, seçtiğiniz kelimenize saygı gösterirseniz başkalarının saygısını kazanırsınız ve stresten uzak yaşarsınız. İnsan olmanın gereklerini yaşamak, ahlaki değerlerle donatılmış olmak ve topluma örnek, asil bir kişi yetiştirmek her faniye nasip olmazmış.

Sevdiğin insanları kaybettiğin zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsunuz ama başka sorumluluğunuzun olduğunu biliyorsanız inadına yaşamak ve tüm topluma faydalı olmaya çalışmak zorundasınız. “60 yaş üzeri olsanız bile, yaratılışınızın gayesine uygun yaşamak ve üretmek ibadet sayılır.”