MUSTAFA CENGİZ


8 MART’IN ARDINDAN…

CORONA GÜNLERİNDE ABARTILI HAYAT


Dünya Kadınlar Günü kutlandı.

Sorunlar yine diz boyu.

Özellikle Kadın cinayetleri ve Kadına Şiddet’in gölgesinde bir 8 Mart daha geride kaldı.

Ne dramlar yaşanıyor kapalı kapılar ardından öf, adet, anane diye yıllarca susularak ve sonunda ölümle final yapan maalesef…

Toplumun yüzde 50’sini oluşturan kadınlar için söylem değil artık gerçek manada eylem zamanı aslında.

Çoktan geldi de geçiyor bile…

Her zaman olduğu gibi 8 Martta birbirinin benzeri, fotokopi, klasik kadınlara yönelik mesajlar dikkate değerdi.

BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN…

Ancak gelin görün ki her zaman söylediğimiz gibi kişileri sadece gününe münhasır zamanda anmak yerine her gün gerçek değerini vermeyi öğrenmeliyiz.

Mesela 3 Aralık Dünya Engelliler gününde sadece o güne özel baş tacı yapılan Engellilerimize yılın kalan 635 gün 6 saatinde başka bir gözle bakmanın mantığı var mı acaba?

ŞEHRİMİZDE KADIN CİNAYETLERİ…

Aslında 8 Mart öncesi ve ne yazık ki sonrasında da durmayan sürekli kanayan bir yara Kadın Cinayetleri.

Türk Kadınlar Birliği Başkanı Ayşe Uzunlu, Kadın hakları ile ilgili önemli bir misyonu yüklenmiş şehrimizde bu konu ile ilgili yaptığı çalışmalarla dikkat çeken bir isim.

Uzunlu aynı zamanda Kayseri Kadın Platformu’nda da görev yapıyor.

Uzunlu, Kayseri'de kadın cinayetlerine bir yenisinin daha eklendiğini söyleyerek duruma tepki gösterdi.

ŞİDDET SON BULSUN

Uzunlu "Kayseri Kadın Platformu olarak Pınar Gültekin cinayetinin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda ‘Kadına şiddet son bulsun, ölmek istemiyoruz’ diye haykırışımızdan bu güne sadece 7 ay geçti.

Kadın cinayetleri durmuyor, durdurulamıyor. Yasalarımız oldukça yeterli olduğuna göre uygulamalara dikkat edilmesi gerekiyor. Yasalarımıza göre devlet kadına yönelik şiddeti önleyici tedbirler almak zorundadır.

TOPLUMSAL CİNSİYET EĞİTİMİ

Uzunlu’nun toplumun bilinçlenmesi bağlamında ciddi bir önerisi var.

Acil olarak anaokullarından başlayarak “Toplumsal Cinsiyet Eğitimi” dersleri verilmeli, herkesin anlayacağı eğitimlerle kadın-erkek eşitliği toplumda her kesime anlatılmalı, kadınları koruyucu önlemler arttırılmalıdır.

Aksi takdirde olayların sadece kadın cinayetleri olarak kalmayacağı, cinayetlerin sıradan haberler haline gelmesinin giderek toplumda başka cinayetlerin de olmasına sebep olacağı açıktır.

Her aklına gelenin kanunlara uymaksızın kendi adaletini aramaya kalkması kabul edilemez. Yasalar uygulansın! Boşandığı adam tarafından öldürülen 3 çocuk annesi N.K.’ya rahmet diliyoruz."

**

KADINA ŞİDDET ARTIYOR

8 Mart Dünya Kadınlar Günü geride kaldı.

Ama sorunlar yine diz boyu.

Değişen aslında pekte bir şey yok.

Kadına şiddet tırmanıyor.

Pandemi döneminde şiddete uğrayan kadınların ilgili birimlere başvurması konusunda daha fazla zorlukla karşılaştıkları ve hizmetlere erişemedikleri tespit edildi.

Karantinaların başladığı Mart ayında sadece 21 kadın cinayete kurban gitti.

Geçen yılın aynı dönemine göre şiddet oranı ne yazık ki %38 arttı.

Sebep mi?

Artışın en büyük nedenlerinin başında ise erkeklerin eve kapanması ve işsiz kalması gösterilmekte.

İÇ ACITAN RAPOR

Peki bunu kim söylüyor?

Kayseri Barosu, "Pandemide kadınlara yönelik dijital şiddet de artmakta" açıklaması yaptı.

Nasıl bir şiddet bu?

Vurmalı, kırmalı mı?

Mobbing türü mü?

Sonu ölümle biten mi?

Yoksa çağın yarattığı bir başka şekilde mi?

Burası da son derece ilginç…

BU DA DİJİTAL ŞİDDET…

Evet…Evet… Yanlış okumadınız…

Kayseri Barosu tarafından yapılan açıklamada, " Her gün yüzlerce kadının psikolojik, fiziksel şiddet gördüğü hatta öldürüldüğü bir dünyada yaşamaktayız.

Yapılan son çalışmalara göre kadınların dijital şiddete maruz kalma oranı erkeklere göre 27 kat fazladır.

Kadın hakları gününde dahi kadınların uğradığı şiddet ve can kayıpları haberlerini izliyoruz.

Ortak amacımızın, nüfusun yarısını oluşturan kadınları diğer yarısı ile eşit konuma getirmek için çözümler geliştirmek ve kadınların gücünü hayatın her alanına eşit katmak olduğunu düşünüyoruz.

Bu sayede kız çocuklarımızın eğitimine verilen önem ve bu uğurda yapılan yatırım, yarının güçlü toplumunu ve üretken ekonomisini mümkün kılacağını biliyoruz" ifadesinde bulunuldu.

COVİD-19 BAHANESİ…

Covid-19 Pandemisi’nin ölümcül sonuçları artmaya devam ettiğinin altının çizildiği açıklamada, "Tüm dünyada kadınlar bu süreçte şiddete daha çok maruz kalmakta ve kadına yönelik psikolojik, cinsel, fiziksel, ekonomik, dijital şiddet artmaktadır.

Korona virüs  döneminde internet ve sosyal medya kullanımındaki artış, kadınlara yönelik dijital şiddeti de artırmıştır.

Salgın sürecinde uygulanan karantina dönemlerinde “Evde Kalmak” bir sağlık tedbirinin zorunlu hali iken, kadınlar kendilerine şiddet uygulayan erkeklerle bir arada yaşamaya zorlanmış, bu sebeplerle de şiddete maruz kalmışlardır.

Karantina döneminde ve izolasyon koşullarında yaşayan kadınların ve çocukların bu süreçte nasıl etkilendiğine yönelik yapılan araştırmalar psikolojik, ekonomik, cinsel, fiziksel ve dijital şiddetin arttığını göstermektedir.

ÇÖZÜM MÜ?

Kayseri Barosu “Bu da bizlere İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un da etkili bir biçimde uygulanmasının gerekliliğini bir kez daha göstermektedir.” diyerek çözüm yolunu da gösteriyor basın açıklamasının final bölümünde.

**

CORONA GÜNLERİNDE ABARTILI HAYAT

Evet…

Biliyoruz…

Kimsenin sabrı kalmadı…

Herkes, hayat bir an önce normale dönsün mantığında.

Bunaldık.

Hatta psikolojisi bozulanların sayısı hiçte azımsanamayacak derecede fazla.

Ama hayat her şeyden önemli değil mi?

GÜNAYDIN’IN UYARISI…

Vali Şehmus Günaydın’ın son uyarılarından birisinde;

Kıymetli esnaflarımız restoran, lokanta, kafe, pastane gibi yerlerdeki kazanımlarımız kaybolmak üzere.

Bu nedenle;

Kapasitenin %50’sinden fazla müşteri alınmaması,

Kapasite sınırlamasına uygun masa düzeni oluşturulması,

Sigara ve nargile içirilmemesi, önem arz etmektedir.

İfadesi yer aldı.

Herkes üstüne düşeni almalı bu uyarılardan…

TOPYEKÜN UYMALIYIZ

İl sağlık müdürü Dr.Ali Ramazan Benli’nin açıklamaları son derece dikkat çekici.

Benli, “Kırmızıya geçmemek bizlerin kurallara topyekün uymasıyla mümkün olacaktır.

Aylar sonra ilk serbest cumarteside iyi sınav veremedik.

Hareketlilik virüsün yayılmasındaki en önemli etkendir.

Kalabalık ortamlardan uzak durmak virüsten uzak durmaktır.” diyor.

BİR GÖZLEM…

Ahmet Kayıkçıoğlu.

Milli eğitim müdürlüğü basın yayın biriminde görevli.

Hafta sonu paylaştığı tweet resmen sessiz bir çığlık gibi.

Kayıkçıoğlu” Vallahi, Kayseri Nar Kırmızısı olur.

Lüks lokantalar ağzına kadar dolu, Kına nişan kırıla, AVM’ler full, bağda pikniler, maske takan yok.

Sanki hayat normale dönmüş gibi.

Yetkililer ne yapsın?!...” diye soruyor.

AFİŞTEKİ UYARI…

İl sağlık müdürlüğünün paylaştığı afişte;

Konoravirüsün rengi Kırmızıyla;

Sağlığın rengi mavi arasındaki mücadelede #BenimRengimMavi’de

Senin için mücadele eden Sağlık çalışanlarının emeklerini boşa çıkarma!

#KayseriyeMaviYakışır

#HedefMaviKayseri

BENLİ’DEN BİR ÖNERİ DAHA…

İl sağlık müdürü Dr.Ali Ramazan Benli’den bir öneri.

Taziyelerimizi telefonla, günlerimizi "Zoom"dan yapabiliriz.

Pandemi bilincini edinerek kendimizi ve çevremizi korumalıyız.

Bir yılı geride bıraktık zorlu sınavda.

Bu sadece bizim değil tüm insanlığın sınavı elbette.

Bir taraftan önlemleri artırarak kurallara uymalı, empati yapmalı ve öncelikle ilimizde, sonra ülkemizde ve Dünya’da bu olumsuzluktan bir an önce kurtulmak bağlamında duacı olmalıyız…

**