MUSTAFA CENGİZ


5 PARTİ “KURTULUŞ İTTİFAKI” İÇİN BİR ARAYA GELDİ…

Evet bu oluşum yani “Kurtuluş İttifakı” daha da büyümeli. İçine diğer partilerde ilave olmalı. Zira mesele gerçekten memleket meselesi. Mesele Türkiye’nin ve Türk insanın geleceği. Durum ortada. Sağduyu şart. Vatan-Millet-Bayrak sevgisi bu işin edebiyatını yapmakla olmuyor. Bu nedenle herkes üzerine düşeni yapmalı. Geleceğimize, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın yaşayacağı topraklara ve onların geleceğine sahip çıkmalı. Son dönemde yaşanan “Gizli İstila”nın önüne geçilmeli. Sığınmacıların yani “Vatanını toprağını bırakıp kaçanların” Türkiye Cumhuriyetinin kaynakları ile halkımızın vergileri ile finanse edilmesi ve buna karşın başta emekliler, asgari ücretliler olmak üzere bu milletin asli unsurlarının her geçen gün daha da fakirleştirilmesine, açlığa mahkum edilmesinin önüne geçilmeli. Misafirlik dönemi bitti. Bu olay artık “Bıçağın kemiğe dayandığı” bir hal almaya başladı. O halde herkes üzerine düşeni yapmalı hem bu oluşama destek ermeli, hem bu bağlamda milli bir seferberlik ilan edilmeli, hem de madem ki sorun ekonomik bu mesele kökten neşterlenmeli…


Evet… 

Türkiye kritik bir süreçten geçiyor.

Malum Orta Doğu kan gölü.

BOP Projesinin geldiği noktayı sanırım herkes iyi kötü biliyordur.

Türkiye’de son dönemlerde sığınmacılarla başlayan sorun epey hortlamış durumda.

Bu sürece dair siyasi parti liderlerinin kaygılarını zaman zaman bu sütunlara taşımaya gayret ediyorum.

Birileri pek umursamasalar ve geleceği görmemek adına ısrar ve inatla hem gözlerini hem de kulaklarını tıkasalar da bu sorun önümüzdeki günlerde Türkiye’nin başını epey ağrıtacak türden bir bela. 

ÖNCELİKLE NASIL BİR TANIMLAMA?

Bakın kendisini nasıl tarif ediyor bu önemli ittifak?

Kurtuluş İttifakı@kurtulusbirligi "Türklüğe, Atatürk'e ve Cumhuriyet değerlerine bağlı bütün kişi ve kuruluşları, egemenlik, adalet ve demokrasi mücadelemizde yer almaya davet ediyoruz."

5 parti Kurtuluş İttifakı'nı kurarken amaçları nedir?

Yayınlanan ilk ortak bildiride kısaca şu görüşe yer verildi.

Türkiye'deki sığınmacıların geri gönderilmesi, Cumhuriyet ve laiklik karşıtı odaklarla bölücülükle mücadele vurgusu yer aldı.

KİMLER VAR, OLUŞUMDA?

Herkes ama herkes ciddi manada endişeli.

Son olarak 5 Partinin bir araya gelerek hayata geçirdikleri önemli bir oluşum var.

Bakın kimler var bu oluşumun içinde?

Adalet Partisi, ATA Partisi, Doğru Parti, Milliyetçi Türkiye Partisi ve Yurt Partisi.

İttifakın adı “Kurtuluş İttifakı”

Slogan "Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır…"

İttifakın sözcülüğünü ise Milliyetçi Türkiye Partisi Genel Başkanı Ahmet Yılmaz yapıyor. 

SIĞINMACILAR GERİ GÖNDERİLMELİ…

İşte ilk açıklama.

Son derece önemli.

İttifakın ilk ortak bildirisinde Türkiye’de ki sığınmacıların geri gönderilmesi için yapılması gereken acil tedbirlere dair önemli vurgular yapılırken, ittifakın sözcüsü Milliyetçi Türkiye Partisi Genel Başkanı Ahmet Yılmaz, ilk etapta yapılması gerekenlere dair satır başlarını oluşum adına dillendirdi.

YÜCE TÜRK MİLLETİ’NE…

İttifak üyesi partileri genel başkanlarının imzalarıyla yayınlanan bildirisi şöyle: 

“Yüce Türk Milleti’ne…

Milletimizin ve devletimizin, içine düştüğü/düşürüldüğü sorunlardan kurtulabilmesi için, mutlu ve huzurlu bir Türkiye için aşağıda isim ve imzaları bulunan bizler kurumsal kimliklerimiz devam etmek üzere, ana meselelerde ‘Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’ ana ilkesiyle ‘Kurtuluş İttifakı’ adı altında birlikte hareket etmeye karar vermiş bulunuyoruz.

Türk ve Atatürk ile sorunu olmayan, Cumhuriyet değerlerine bağlı bütün kişi ve kurumları Adalet ve Demokrasi mücadelemizde yer almaya davet ediyoruz.

Kurtuluş İttifakı olarak;

A. Milletimizin, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunları ile gasp edilen egemenlik haklarının milletimize iade edilmesi suretiyle, parlamenter demokratik sisteme dönülerek adalet ve demokrasi temelinde, hukukun üstünlüğüne dayalı güven ortamının yeniden tesis edilmesi,

B. Sınır güvenliği sağlanarak kaçak ve sığınmacı girişinin engellenmesi, ülkemizde bulunan kaçak ve sığınmacıların ülkelerine hızla geri gönderilmesi,

C. Cumhuriyet ve lâiklik karşıtı odaklarla, bütün bölücü fikir ve yapılarla mücadele önceliklerimiz olacaktır.

Adalet, hukuk, ekonomi, eğitim, sağlık, tarım, doğa/çevre, uluslararası ilişkiler, Millî Güvenlik gibi ana konulardaki politikalarımız zaman içinde ayrıca açıklanacaktır.

Mensubu bulunmaktan ve hizmetine talip olmaktan gurur duyduğumuz Yüce Türk Milleti’ne saygılarımızla arz ederiz.”

HERKES TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMALI…

Tablo ortada.

Sorunlar belli.

Başımıza gelebileceklere dair herkesin belli endişeleri ve birleştiği ortak noktalar var zaten.

Bu nedenle; Aslında bu tüm Türkiye için, tüm partilerin katılımı ile gerçekleştirilmesi gereken önemli bir hamle ve tüm partiler “Kurtuluş İttifakı” için bir araya gelmeliler. 

Eğer gerçekten sorun Vatan-Millet-Bayrak ve Beka meselesi ise…

O halde herkes taşın altına elini koymalı…

Türkiye’nin gerçekleri belli.

Türkiye’nin geçmişi ve bugünkü durumu da belli.

Sırf bileri memnun diye bu kadar geleceğe dair karanlık bir tabloyu görmemek, bunu ısrar ve inatla reddetmek yarın hepimizin çoluğunun, çocuğunun bir Afganistan-Libya-Suriye-Irak-İran gibi tablolarla karşılaşmasına neden olacaktır.

Şimdi harekete geçme zamanı.

Daha da geç olmadan hem de.

YELPAZE GENİŞLEMELİ…

Evet bu oluşum yani “Kurtuluş İttifakı” daha da büyümeli.

İçine diğer partilerde ilave olmalı.

Zira mesele gerçekten memleket meselesi.

Mesele Türkiye’nin ve Türk insanın geleceği.

Durum ortada.

Sağduyu şart.

Vatan-Millet-Bayrak sevgisi bu işin edebiyatını yapmakla olmuyor.

Bu nedenle herkes üzerine düşeni yapmalı.

Geleceğimize, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın yaşayacağı topraklara ve onların geleceğine sahip çıkmalı.

Son dönemde yaşanan “Gizli İstila”nın önüne geçilmeli.

Sığınmacıların yani “Vatanını toprağını bırakıp kaçanların” Türkiye Cumhuriyetinin kaynakları ile halkımızın vergileri ile finanse edilmesi ve buna karşın başta emekliler, asgari ücretliler olmak üzere bu milletin asli unsurlarının her geçen gün daha da fakirleştirilmesine, açlığa mahkum edilmesinin önüne geçilmeli.

Misafirlik dönemi bitti.

Bu olay artık “Bıçağın kemiğe dayandığı” bir hal almaya başladı.

O halde herkes üzerine düşeni yapmalı hem bu oluşama destek vermeli, hem bu bağlamda milli bir seferberlik ilan edilmeli, hem de madem ki sorun ekonomik bu mesele kökten neşterlenmeli…