“3Y” konusunda kaçıncı yazım. Yani; “Yasaklar, Yoksulluk ve Yolsuzluk” ile ilgili… Tayyip Bey, “hafızayı beşer nisyan ile maluldür!” yani insan hafızası unutma illetlidir, kavline sığınarak, “bana bir beş yıl daha verin Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar”ın kökün nasıl kazıyorum, göreceksiniz, diyor…Demek ki, Sayın Erdoğan, bunların varlığını kabul ediyor, iktidarının 20.yılında… Yoksa ne diye gündeme getirsin ki?
***
Haberi ben uydurmuyorum… Bizzat dinledim televizyonlarda… Genel basına da yansıdı. Yerel basında yer buldu mu, şimdi vereceğim çok önemli haber… Haberi, Batuhan Serim hazırlamış. 11 Ekim 2022 günü Sözcü’de yayınlandı… Bir kısmını veriyorum:
***
2002 seçimleri öncesi ‘Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla (3Y) mücadele” vaadiyle iktidara gelen AKP, 20 yıl sonra yine aynı vaade sarıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TÜGVA'nın Olağan Genel Kurulu ve Gençlik Buluşması'nda “Yolsuzlukların olmadığı, rüşvetin olmadığı, yoksulluğun olmayacağı bir Türkiye'yi biz hallederiz. Şu an itibarıyla onun hazırlığı içindeyiz” dedi. Erdoğan'ın sözleri muhalefetin eleştirilerine hedef olurken, daha önce de 3Y'ye dair yaptığı açıklamalar gündeme getirildi.
***
Bu not benden. Tabii, bizler unutsak bile, “Google Amca” unutmuyor. Temenni ederiz, çıkmak üzere olan “Dezenformasyon yasası” ile “Google Amca”nın başına da bir iş gelmez. Bir de bakmışsınız, buna da gem vurulmuş.
İşte Erdoğan'ın yıl yıl 3Y açıklamaları:
11 Kasım 2006: Hangi insaf, vicdan sahibi bugün Türkiye'nin dünden çok daha iyi olmadığını söyleyebilir. Biz yola çıkarken, 3Y ile yani yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk ile mücadele edeceğimizi söyledik.
21 Aralık 2013: Biz yola çıkarken 3Y ile mücadele dedik; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar. Yolsuzluğa 11 yıl boyunca asla müsamaha göstermedik, göstermeyiz.
1 Mart 2014: Eski Türkiye olursa koalisyon, yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar geri gelecek.
6 Haziran 2015: Buralara durup dururken gelmedik. Yola çıkarken ‘3Y ile mücadele' dedik. ‘Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar' ve bunu başararak bugünlere geldik.
12 Mayıs 2018: AK Parti yürüyüşüne başladığımız günlerde 3Y ile mücadele etmek, en önemli hedeflerimiz arasında olmaya devam edecektir.
***
Tabii buna siyaset dünyasından da tepkiler gecikmedi, geçmiş hatırlatıldı.
***
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: Bu iddiayla iktidar oldunuz. 20 yıllık bir yolsuzluk ve rüşvet düzenini bitirmek kolay değil tabii, işiniz zor, vaktiniz de daralıyor ama yine de kolaylıklar dilerim(!)
***
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal:Bir garip hal içerisindeyiz; bir tarafta kendini soyanlara alkış tutan soyulanlar, diğer tarafta her yerlerinden yolsuzluk akan ahlak satıcıları…
***
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu:Erdoğan 20 yıldır yönettiği Türkiye'de yolsuzluk ve rüşvetin olduğunu kabul etti. Cumhurbaşkanı yolsuzluğun olmayacağı bir Türkiye'yi halledecekmiş (Ne demekse), bunun hazırlığı içimdeymiş. Hayır, şaka yapmıyorum.
***
DP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt:Erdoğan konuşmuş. Moğol istilasından sonra en büyük yağma düzenini kuranlar mı bunu yapacak? Hadi canım sende. Yönetemiyorsunuz, gideceksiniz.
***
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik, döndük bir de arkamıza baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz. Ne bitmez yolsuzluk, ne kötü yoksullukmuş? Ocağın sönsün yolsuzluk, gözün kör olsun yoksulluk.
***
Dostlarım, zaman zaman “Divan Şiiri”nden örnek versen iyi olur, diyor. Ben de bu isteğe uydum. Ziya Paşa (1825-1880) merhumun, dönemi ve dönemi idarecileri için yazdığı “TERKİB-İ BEND VIII”in metnini, sizinle paylaşmak istedim. (Kaynak: http://www.siirparki.com/ziyapasa5.html):
Her şahsı harîm-i Hakk’a mahrem mi sanırsın?
Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın?
***
Çok mukbili gördüm ki güler, içi kan ağlar,
Handân görünen herkesi hurrem mi sanırsın?
***
Kibre ne sebeb? Yoksa vezîrim diye gerçek,
Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın?
***
Ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünyâ,
Dünyâ sana mahsûs u müsellem mi sanırsın?
***
Hâlî ne zaman kaldı cihânehl-i tama’dan,
Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın?
***
En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?
***
Bir gün gelecek sen de perîşân olacaksın,
Ey gonca bu cem’iyyeti her-dem mi sanırsın?
***
Nâ-merd olayım çarha eğer minnet edersem,
Cevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın?
***
Allah’a tevekkül edenin yâveriHak’dır,
Nâ-şâd gönül bir gün olur şâd olacaktır.


