KADİR DAYIOĞLU


30 YIL ÖNCESİNİN KAYSERİ’Sİ… (1)

Bakalım, “30 yıl öncesinin Kayseri’si” nasılmış?


Bakalım, “30 yıl öncesinin Kayseri’si” nasılmış? Öyle ya nasıl olduğu, dönemlere, yönetenlere, “sempati ve antipatilere” göre değişiyor. AK Parti ve ona kol kanat gerenlere bakarsanız “30 yıl önce” Kayseri’de ve dahi ülkemizde kayda değer bir şey yoktu. Varsa, yoksa bunlara borçluyuz. Biliyorsunuz, “gözünüze dizinize dursun!” sözü ile de eleştirildi muhalifler…

***

Başkan Mehmet Özhaseki, geçen gün bir açılışta uzun bir konuşma yapmış. Şöyle bir, basına yansıyan metni okudum, Özhaseki klasiklerinden bir klasik.  Aslında, dikkate almaya değmez. Amma lakin eleştirenleri;

“…Taş üzerine taş koyandan Allah razı olsun ama niyeti bozuk, militanlarla düşüp kalkan, bu vatanın bölünmesini, parçalanmasını isteyen insanları da Allah'a havale ediyoruz”, sözleri ile itham etmese gülüp geçeceğim. Zira Kayseri’nin, yetmiş yılını bilen birisiyim. Ülkenin bir bölümünü de… Masanın dört bir anında görev yaptım. Karınca kararınca da olsa, bir katkımız da oldu.

***

Değerli Başkanımız; “30 yıl önceki Kayseri'yi ve çevresindeki illeri bir düşünün. Kayseri, içlerinde parlayan yıldız gibi. En çok yatırımı burası almıştır”, diyor ve dönemlerinde yapılanları sıralıyor. Tabii, bu övünç döneminde, 1994 sonrasında yani “30 yılda” kullanılan yerel ve genel kaynağında belirtilmesi gerekir. Yoksa Başkanın açıklamaları, “keen lem yekün” hükmündedir. Kusura kalmasınlar, kıyas için bazı verilerin belirtilmesi ya da bilinmesi gerekir.

***

Mesela mı? Mesela spor kompleksleri, terminal, havaalanı, Şehir Hastanesi vs. için ne kadar kamulaştırma bedeli ödediler, dönemlerinde. Çok merak ediyorum. Unutmasınlar, yok saydıkları, kendilerinden önceki dönemlerden kalan rantları kullandılar. Bu imkan selefleri, hiçbir Reise nasip olmadı. Geçmişten gelen birikimleri bir bir harcadılar.

***

Yaptıkları tesislerin arazilerine, neredeyse hiç bedel ödemeden sahip oldular. İsterseniz bir bir, aklımıza geleni sayalım: Sümer arazisi, Hava İkmal arazisi, Şeker arazisi, Orman fidanlığı arazisi, Güneşli tarım arazisi, TEK ve YSE arazisi, Dikimevi arazisi vs.

Peki, bunları ne yaptılar? Mesela, “eski stat” arazisini paraya çevirdiler, harcamalarında kullandılar. 70 dönüme yakın yer, 100 milyon 500 bin liraya gitti. Bilenler söylüyor, “yüzük kaşı” gibi arazi, ucuza gitti…

***

Mesela, İmar Kanunu’nun “18. Maddesini” çok acımasızca, varsılların lehine, “garip-gurebe”, “fakir-fukaranın” aleyhine kullandılar. Birer “şehremini” olduklarını unuttular. Bu, canı yananların, “ebe-ecdattan” kalan mülkümüz, tüm uyarılarımıza rağmen “ıspanak fiyatına” gitti. Verdiğim mücadeleyi, sayın Başkan herhalde anımsamıştır.

Sadece, bizim mülkümüz mü? Neredeyse, “18. Madde” uygulananların hepsi, bu akıbete uğradı. Sayın Başkan arzu ederse, temin edebildiğim (Hacısaki Mah.) yedi-sekizinin satış tutanaklarını kendilerine takdim edeyim. Görsünler; muhammen bedel ne konmuş, kaçıncı ihalede kaça satılmış, ihaleye “ilgili belediye” ile birlikte kaç kişi girmiş? Unutmayın; bu parsellere “ilgili belediye” de ortak.

***

Hani, çok sevdikleri üstadın dediği gibi; “Şah olsa kuzulara, kurt yapmaz bu taksimi!” denecek türden uygulama oldu, “18. Madde”. Başkanlar, bunun vebalinin altından nasıl kalkacaklar? Bilemiyorum.

***

Değerli Başkanım; “Taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun!”, demiş. Bu batıl ekonomik inanca inananlar zümresinden hiç olmadım. Benim için doğru olan, “doğru taş koyandır!”. Acaba her taşı doğru mu koydunuz?

***

Mesela ufak bir iş… Hiç kimse sorgulamıyor, unutuldu gitti de. Mustafa Çelik’in bir gecede kaldırdığı, Kartal Kavşağı’na konan, “ne idüğü” belirsiz, Nasrettin Hoca türbesine benzer andıran çeşmeye ne harcamıştınız?

***

Buyrun büyük bir iş… Raylı sistem… Bunun, “yapılabilir/fizibil” olup olmadığını hep sorguladık. “Fizibilite raporunu” görebilir miyiz, dedik… Çıt çıkmadı. Mesela, “2020 yılı için” öngörülen “tek yönde, saatte” taşınacak yolcu sayısına erişebildiniz mi?

Unutmayın; “BEL-SİN-Doğu Garajı arası”, 17,5 km’lik “ilk etap” için, “yolcu kapasitesi”, “saatte tek yönde”, 13 bin yolcu denmişti. Bırakınız “ilk etabı”, buna İLDEM ve Talas da ilave edilmesine rağmen hedefin çok çok altında kalındı. Son rakamları bilmiyorum ama 2020 sonunda, tamamı için gerçekleşen yolcu sayısı 3 bin civarında kaldı.

***

Bir anımsatma daha yapayım, zaman zaman değiştirilen “15,12,10 bin yolcu” kriteri, projelendirildiği yıl ve “pik saatler” için geçerli. Bu, “ulaşımın cinsini” seçmede, temel ölçütlerden birisi, bu. Gerek “devletin planlamalarında” ve gerekse bilimsel çalışmalarda, “Hafif Raylı Sistem” için bu şart aranır. Bu hedef yoksa, izin verilmez, mesela, “metrobüs” önerilir.

***

Oysa, Başkanım, sizin danışman firmanız, “15 yıl” sonrası (2020) için vermişlerdi 12 bin yolcu kapasitesini. O nedenle, DPT’nin, Niyazi Bey dönemi de dahil, “izin vermeyişinin” temel gerekçesi bu kritere erişilemeyeceği idi. Biliyorsunuz, Kayseri tramvayı için “DPT” py-pass edilip, “YPK”dan karar çıkmıştı, Abdullah Bey’in katkısıyla. Fazla miktarda zarar etmesi de kaçınılmazdır.

***

Değerli Başkanım, “doğru taş koyma” derken, kastım bu. İktidar gücünü de arkanıza alarak, çoğu “yapılabilir” olmayan yatırımı hayata geçirdiniz. Benim için ideal olan “tramvay”, iktisadi açıdan” asla “yapılabilir” değildir.  (Devam edecek)